Onu dinlememişti. Bazı şeyleri yoluna koymuş olmaları her dediğini yapacağı anlamına gelmedi öyle değil mi? Direksiyonunu kendine has bir edayla çevirirken bakışları yanında ilerleyen araca kaydı. Her baktığında o ela gözler üzerinde oluyordu. Erdem’in ifadesi öyle gülmüyordu ama bazı şeylerin yerini değiştirdiğini hissediyordu. Aracını park edip aşağıya indiğinde buradan ayrılırken ki haliyle şu an ki halinin arasında dağlar kadar fark vardı. “Fazla asisin.” Yanı başında homurdanan adama omzunun üzerinden baktı. “Kim, ben mi?” Şekilli kaşları anında havalanırken Erdem’in bakışlarıyla yerinden kıpırdandı. Üzerine doğru gelmesi onu öpecek anlamına gelmiyordu yani değil mi! Seslice yutkunduğunda adamın dudaklarının kenarı kıvrıldı alayla. “Sen. Sesindeki oyunculuğu alkışlamak istedi

