Uyanış Yoğun bakım odasında makinelerin sesi ritmik bir tınıyla yankılanıyordu. Kalp monitörü düzenli bir şekilde atıyor, o atışların her biri Elif’in duasının yankısı gibiydi. Aslan gözlerini açtığında, loş ışık gözlerini yaktı. Bir süre nerede olduğunu anlayamadı. Sonra tavandaki floresan lambaları seçti, metalik kokuyu fark etti. “Burası…” diye fısıldadı. Elini karnına götürdü, bandajları hissetti. Sonra gözleri Elif’i aradı ama o anda sadece sessizlik vardı. Kapı aralandı. Doktor içeri girdi, yüzünde şaşkın ama sakin bir ifade. “Demirhan Bey… nihayet uyandınız.” Aslan’ın sesi kısıktı. “Elif nerede?” “Eşiniz ve bebeğiniz güvendeler. Oğlunuz erken doğdu ama çok güçlü.” Aslan’ın dudakları kıpırdadı. “Oğlum…” Sesi, bir adamın hem umut hem korku arasında sıkışmış hali gibiy

