Elif o gece uyumadı. Yatağa uzanmıştı ama gözlerini kapattığında gördüğü tek şey Baran’ın gömleğindeki kan lekesiydi. “Bana ait değil” demişti. Bu cümle, taşıdığı anlamdan çok taşıdığı ihtimallerle ağırdı. Baran’ın dünyası ilk kez bu kadar yakına gelmiş, güvenli mesafe tamamen ortadan kalkmıştı. Sabaha karşı, konağın içi hâlâ karanlıkken kalktı. Sessizce giyindi. Aynaya baktığında yüzü solgundu ama bakışları netti. Korku vardı, evet. Ama onun üstünde daha baskın bir duygu dolaşıyordu: karar verme ihtiyacı. Aşağı indiğinde Baran’ı salonda buldu. Koltukta oturuyordu, ceketini çıkarmamıştı. Gecenin orada geçtiği belliydi. Elif’i görünce başını kaldırdı. — Uyandın, dedi. — Hiç uyumadım, diye karşılık verdi Elif. Bu dürüstlük Baran’ı şaşırtmadı. Sanki bekliyormuş gibiydi. — Konuşmamız ge

