16.Zerrin

925 Kelimeler

**Alışverişe çıkmıştık**—iki görümcem ve Halil İbrahim. Mağaza vitrinleri ışıl ışıldı, cadde kalabalıktı, ama zihnimde asıl kalabalık olan, içimde taşıdığım sessiz düşüncelerdi. **Sahi, Şiwan Ağa nerede?** Düğünümün üzerinden bir hafta geçmişti ve onu eve hiç geldiğini görmemiştim. Görmek de istemiyordum zaten. Küçüklüğümden beri adı hep **zalim ağa** diye anılmıştı. Şimdi aynı evdeydik, ama varlığı yokluğu bir gibi. Ya hiç gelmiyordu ya da eve sessizce girip kayboluyordu. **Nuran Ana ise tam tersi**—yumuşak sesi, sıcak bakışlarıyla sanki bambaşka bir dünyaya aitti. Şiwan Ağa gibi bir adamla nasıl bir hayat sürdüğünü düşünmeden edemiyordum. Bazen gözlerinin içine bakınca belli belirsiz bir hüzün görüyordum ama dudaklarının kıvrımında hep bir sabır saklıydı. "İnsan kaderini seçemiyor," der

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE