ALTINCI GÜN

2689 Kelimeler
DALYA Hop bir ki hop bir ki! Sağa sola öne arkaya hadi çalıştır kaslarını Dalya. Ayy vallahi kaç gündür ye iç yat ye iç yat göbeğim çıkacak neredeyse hayır stresten milletin iştahı kesilir benim ki açıldı anasını satayım kilo aldığımı hissediyorum resmen. Evet herkes uyurken ben bir tarafına iğneler batmış gibi otelin koridorunda atlayıp zıplayıp spor yapıyordum. Tabi nöbet tutan bizimkiler bana tuhaf tuhaf bakıyorlardı aslında bu gece nöbet sırası bizde değildi ama gündüz uyuduğum için akşam da uyuyamamıştım. Karşımda oturan üçlüde göz gezdirdim Ayaz, Sam ve Efsan bana acayip gözlerle bakıyorlardı. Normalde Alaca da bu nöbet listesinin içindeydi tabi sırtından bıçaklanmadan önce şimdi ise mışıl mışıl uyuyordu odada. “Dalya atlayıp zıplamasan mı böyle penguen gibi vallaha birileri uyanacak diye korkuyorum resmen pata küte ses yapıyorsun.”diye sızlandı Ayaz. “Ya sana ne ya sen uyumuyon değil mi? Uyuyanlar da şikayet etmediğine göre susarsan sevinirim kanka.”gülüp göz devirdiğinde sırtını koltuğa yaslamıştı bende kaldığım yerde tepinmeye devam etmiştim. Spor mu yapıyordum yoksa oradan oraya atlayıp kendimi rezil mi ediyordum belli değildi en azından hareket edip yağ yakıyordum iyi tarafından düşünmek gerek. “Bir şarkı patlasanıza Allah aşkına bir dans edeyim de daha fazla kalori yakayım vallahi kilo aldım ben hep stresten aşırı yiyorum sonra duba gibi olacağım ay şimdi annem görse benim bu halimi kafayı yerdi kilo almışsın ayı gibi olmuşsun diye.” “Ayy abartma lütfen gayette güzelsin inceciksin kızım.”diye mırıldandı Efsan. “Ya gerçekten öyle miyim?”diye mırıldandığımda hepsi kafasını salladı. “Bir içim su.”diye söylendi Sam yanaklarım pembeleşirken sırıttım Efsan kıskanmış olacak ki sevgilisinin koluna sağlam bir tane geçirdi. Onlara kıkırdarken Sam sevgilisine şaşkınca bakıyordu tabi yurt dışında bu gibi iltifatlar da normaldi. “Ya ne biçim iltifat vallahi tokatlarım seni güzel olmuşsun güzelsin sen harikasın de bir içim su ne ya? Vallahi döverim seni Sam ben yokken başka kızlara böyle böyle iltifatlar etmiyorsun inşallah o kafanı kopartırım senin.”diye parmağını tehditkarca salladı Efsan. “Ayy Efsan sende ne kıskançmışsın.”diye sızlandım Efsan bana kollarını açtığında yanlarına gelip kucağına oturmuştum çünkü yer yoktu iki kişilik koltuğa zaten üç kişi oturmuşlardı bende Efsanın kucağına tepeleme binmiştim. “Ne yapayım kıskançlık geni damarlarıma işlemiş acayip kıskanç bir insan olmuşum ben kafayı yiyorum kıskançlıktan bazen kendimi de kudurup ısırasım geliyor o derece fenayım hastalık gibi yemin ederim.”diye sızlandığında hafif bir kahkaha attım. Gerçekten kıskançlık bazen hastalık gibi oluyordu kendimden biliyordum arkadaşlarımı fena kıskanırdım hele eski ben ilk lise yıllarında arkadaşlarımı kimseyle paylaşamaz çıldırırdım. Annemle babamın da ilgisizliğinin payı bunda büyüktü bana ilgi gösteren insanları da kimseyle paylaşmak istemediğim için delirirdim. “Neyse ben biraz dışarı çıkacağım dışarıda gece fantezisi yapıp biraz dolaşacağım.”diye mırıldandım ve Efsanın kucağından kalkıp merdivenlere ilerledim Efsan arkamdan bağırdığında oda peşimden koşturarak gelmişti. Kol kola birlikte otelden çıktığımızda akşam karanlığında etrafta turluyorduk temiz hava hepimize iyi gelmişti. Dışarıda mıç mıç oturan sevgilileri gördüğümüzde midemiz bulanmıştı onlara değmeden ortamdan sıyrıldığımızda hızlıca etrafı bir kez daha turlamıştık bildiğiniz otelin bahçesini tavaf ediyorduk. Tekrar o sevgililerin olduğu yere geldiğimizde garip bir şeyler sezmiştik daha doğrusu çok garip bir olaya şahit olmuştuk. Adam yerdeki koca taşı alıp sevgilisinin kafasına vurmuştu. Kız daha olan biteni anlayamadan yere yığıldığında kafasından oluk oluk kan akıyordu. Olayın anlık şokundan sıyrıldığımızda Efsanın kolundan çıkıp koşarak adamın sırtına atlamıştım o sendelerken bende onun sırtını omuzlarını falan yumrukluyordum ki Efsan çığlık çığlığa bağırmaya başladı. “Hey iyi misin? Sana diyorum uyansana!”korkmuştuk Efsan çığlık atarak bağırdığında bende iri yarı adamın tepesinde çırpınıyordum. “Efsan yardım et!”diye bağırdığımda adam bir anda beni sırtından atmıştı onun sırtından uçup yere yapışırken kafamı ağacın kovuğuna sert bir şekilde çarpmıştım. Kafamı çarpmamla eş zamanlı olarak bilincimi kaybedip bayılmam bir olmuştu. EFSAN Karşımda duran ayıya bakarken yutkundum ayı dediysem iri yarı adamdan bahsediyordum. “Dalya.”diye hafifçe mırıldandığımda sesim bile korkudan titremişti. Dalya bayılmış bu kız galiba ölmüştü ve geriye bir ben kalmıştım şimdi de ben mi ölecektim? Allahım bismillah sen bana yardım et sesim nereye kaçtı benim sesim bağırmam lazım değil mi şimdi? Akıllı bir insan bağırıp yardım çağırır çünkü öyle değil mi? “İMDAT!”diye avazım çıktığı kadar bağırmaya başladığımda bir anda o adam elindeki koca taşla üzerime doğru gelmeye başladı bende arkamı dönüp koşuşturmaya başladım. O kovalıyor ben kaçıyordum o kovalıyor ben kaçıyordum nefes nefese otelin etrafında üçüncü turumuzu atıyorduk ama bu içine cin kaçmış katil benzeri ayı bir türlü yorulmuyordu. Ben gebermek üzereydim ve birazdan iki seksen kendimi yere atıp beni öldürmesini falan bekleyecektim. Otelin arka tarafındaki açık camı gördüğümde koşarak cama doğru sıçradım ve içeri süzülüp kendimi odadan içeriye attım. Ayağa kalkıp o canavar içeriye girmeden önce camı kapattığımda birkaç adım korkuyla geriledim. Kızlar dışarıda kalmışlardı onlara yardım etmem gerekiyordu hemen bizimkilere haber vermeliydim. Hangi odada olduğumu anlamak için etrafa bakındığımda kilere daldığımı fark ettim. Camdan gür bir ses geldiğinde ufak bir çığlıkla yerimde sıçradım. O adam elindeki taşla camı kırmaya çalışıyordu vakit kaybediyordum o camla uğraşa dursun ben hemen üst kata çıkmalıydım. Hızlıca kiler odasından çıktığımda koşar adım merdivenlere ilerledim üçer beşer çıkmaya başladığım merdivenlerde bir anda takılıp düştüğümde bağırmaya başladım. “AYAZ SAM KATİL BURADA!”diye çığlık atarken tam düştüğüm basamaktan kalkacaktım ki biri bileğimden tutup beni çekmeye çalıştı. “EFSAN İYİ MİSİN?”koşturma sesleri geldiğinde hızlıca arkamı döndüm bacağımı tutan o katili gördüğümde elindeki taşı bana vurmak için havaya kaldırmıştı bence boştaki bacağımı kaldırıp ondan önce suratına geçirdiğimde dengesini kaybedip merdivenlerden aşağıya düşmüş ve kafasını merdivenin en son basamağına çarpmıştı. Kafasından kanlar fışkırırken olduğum yerde titriyordum. Katil de olsa bu geçiciydi her an her saniye geçebilecek bir şeydi ve ben o adamı öldürmüştüm! Allahım ne olur ölmüş olmasın ne olur bayılmış olsun yalvarırım bayılmış olsun. Ellerimle ağzımı kapatırken oturduğum yerde titriyordum elim ayağım titriyordu Ayazla Sam yanıma geldiklerinde gördükleri manzara karşısında onlarda dehşete kapılmışlardı ki titreyen elimi kaldırıp adamı işaret ettim. “O ad-adam ka-katildi! Ba-bahçede sevgilisinin kafasını ta-taşla ezdi. Sonra so-sonra Dalyayı fırlattı kafasını ağaca çarptı bayıldı Da-dalya bende ondan kaçıyordum tekme attım düştü öl-öldü mü yoksa?”diye hıçkırarak ağlamaya başladığımda Sam beni kolları arasına alıp sarıp sarmalamıştı. “Sakin ol sevgilim sakin ol tamam mı geçecek hepsi sakin ol sen sadece kendini kurtarmaya çalıştın kazaydı hepsi.”beni sakinleştirmeye çalışıyordu kendimi biraz daha dizginlediğimde Sam’e sımsıkı sarılmıştım. Gene de tir tir titriyordum kafamı Sam’in omzuna yaslarken Ayaz merdivenleri yavaşça inip o adamın yanına eğilmişti elini adamın boynuna uzattığında nabzına bakarken bakışlarını bize çevirdi. “Şey galiba ölmüş.”diye mırıldandığında daha çok korkmuştum dehşet içinde yerimde sıçrarken ellerimle ağzımı kapatıp daha sert ağlamaya başlamıştım. Ta ki gördüğümüz görüntüye kadar az önce Ayazın nabzına bakıp öldü dediği çocuk gözlerini açmış hatta Ayaza yumruk atmıştı Ayaz sarsılıp dizlerinin üzerine düştüğünde korkuyla çığlık attım. “AYAZ!”sonra telaşla Sam’e döndüm. “SAM BİR ŞEY YAP!”onu iteklediğimde Sam hızla olduğu yerden kalkıp o adamı itmişti Ayazın kolunun altına girdiğinde hızlıca merdivenlerden çıkmışlardı. Bu adamı dövmeye kalksak da dövemezdik çünkü Ayazdan da Sam’dan da daha iri yarı bir adamdı. “Ya Dalya ne olacak?”diye korkuyla konuştuğumda ikisi de koluma yapışıp beni üst kata çekiştirmeye başlamışlardı. “Şuan bizim peşimizde olduğuna göre Dalya güvende demektir biz şuan ölmemeye bakalım ha sevgilim nasıl olur?”diye alel acele konuşan Sam’e hak vermiştim şuan beşimizde manyak bir katil vardı ve bizi yakaladığı anda biçecek gibiydi. Adam peşimizden koştururken üst kata çığlık atarak çıkmıştık üst katta nöbet tutan iki kişi vardı onlarda Elisa ve Ranny’di. Bu kızlarla geçen tanışmıştık o yüzden isimleri aklımda kalmış olmalıydı kızlar bize şaşkınlıkla bakarken çığlık çığlığa panikle bağırdım. “KATİL GELİYOR!”diye bağırdığımızda kaşları çatılmıştı. “Ne?”dedi Elisa. “Nerede?”diye devam ettirdi Ranny’de. “Girin bir odaya saklanın geliyor diyorum!”diye bağırdığımda bizi en sonunda ciddiye alıp ilk odaya girmişlerdi bizde hızla başka bir odaya girdiğimizde şansımıza oda bomboştu. Ayaz ile Sam kapıyı tutarlarken bende ellerimle ağzımı kapatıp derin nefesler alırken yere oturdum ve fısıldayarak konuştum. “Ya hani ölmüştü!”diye sızlandığımda Ayaz omuz silkti. “Ne bileyim lan ben hortladı demek ki? Ya da katil olarak canlandı nereden bileyim ulan hepimiz öleceğiz iyi mi?”diye korkuyla konuştu Ayaz. “Ölmek için daha çok gencim seninle evlenmeden ölemem tanrım lütfen bize yardım et Efsan ile evlenmeden olmaz.”diye sızlandı Sam. “Oha ya öleceğiz burada Sam senin derdini sikeyim!”dedi Ayaz. Kapıya sert bir şeyle vurulduğunda ağzımdan korku dolu bir çığlık kaçmıştı. Kapıya ikinci kez vuruldu ve üçüncü kez vurulduğunda kapının ortasını kırıp geçen bir balta sapı olmuştu. Ayaz ve Sam acayip derecede komik bir şekilde çığlık atarak arkama geçtiklerinde şuan onlara gülemeyecek kadar bile acayip korkuyordum. Hepimizin eli ayağı titrerken kapıyı nereden bulduğunu bile bilmediğimiz balta ile kırmıştı içeriye elinde baltayla girdiğinde korkudan bayılmak üzereydim Sam’in atan kalbi kulağımda çınlıyordu artık ne kadar korktuysa kalbi yerinden fırlayıp karşımızdaki adamın kafasına çarpacak gibiydi. Bizim de ondan aşağı kalır yanımız yoktu korkudan delirmek üzereydik çünkü. Gözlerimi kapatırken onların ellerini tuttum ve derin bir nefes alıp ağlarken mırıldanmaya başladım. “Eş-eşhedü enlaa il-ilahe ilallah ve eş-eşşhedü enla muhammeden abdühü ve rasülüüü! Allahım ya-yanına geliyoruz se-sen tüm günahlarımızı affet.” DALYA “Hay ben senin ananı avradını yedi sülaleni pezevenk herif!”diye sızlanarak gözlerimi sıktım. Kafamı çok sert çarpmıştım başım feci ağrıyordu elimi kafamın arkasına atarken uğuldayan kulaklarıma çığlık sesleri yayılıyordu sanki içeride adam doğruyorlardı. Sonra aklıma olanlar geldiğinde gözlerim kocaman açılmıştı yavaşça yerden kalktığımda ilk başta birkaç adım sendelemiştim biraz kendime gelmeyi bekledim. Derin bir nefes alırken yerde kanlar içinde yatan kıza çevirdim bakışlarımı ve midemi tutamadım. Kafamı çarptığım ağacın dibine eğilip midemde ne var ne yok kusmaya başladım içimi döktüğümde az önce gördüğüm görüntü karşısında hala dehşeti yaşıyordum. Resmen kızın beynini taşla ezmişti kızın beyni yere açılıp dağılmıştı. Bu görüntüyü daha fazla kaldıramazken hızla kalkıp otele doğru koşturmaya başladım en son yanımda Efsan da vardı o pis katil Efsana da saldırmış olabilirdi onu kurtarmam gerekiyordu. Elim boş gidemezdim Efsanı kurtarmaya hızlıca Piyale Hanımın odasına girdim ve etrafı kurcalamaya başladım çekmecelerden birinde maket bıçağı bulduğumda elime alıp merdivenlere ilerlediğimde burayı da kaplayan kan izleri olduğunu fark ettim. Biri yaralanmıştı belli ki merdivenlerden düşerek yaralanmıştı üstelik içim içimi yerden kan izlerine basıp düşmemek için artı bir çaba sarf ederek çıktım yukarıya. Yukarıya doğra koşar adım çıktım çığlıkların geldiği kata çıktığımda etrafa bakınmaya başladım ve bir odanın kapısının önünde kırık tahta parçalarını fark ettim kapı kırılmıştı! Hızlıca o tarafa ilerledim bir yandan da panikle maket bıçağını açmaya uğraşıyordum açtığımda tam kapının karşısına geçmiştim bana arkası dönük katili gördüğümde hızlı bir hareketle arkasından maket bıçağını sapladım. Adam derin bir çığlık atarken bende transa geçmiş gibi defalarca bıçağı saklamıştım. Defalarca kez sapladım sapladım sapladım sayamayacağım kadar kez sapladım. Üstüm başım her yerime kan sıçramıştı her yerim baştan aşağıya kan olmuştu adam yere yığılırken elindeki balta da yere düşmüştü. Ben birkaç adım gerilerken korkuyla titriyordum bir yandan da karşımdaki üçlüye bakıyordum. Onlar ise bana kurtuldukları için minnet dolu bakışlar atıyorlardı. Elimdeki maket bıçağı yere düşerken titremekten ayakta duramamış ve dizlerimin üzerine düşmüştüm. Bir anda yere yığıldığımda panik atak krizi geçirdiğimi anladım olduğum yerde titreyip duruyordum Ayaz, Efsan ve Sam hızlıca yanıma geldiklerinde beni sakinleştirmeye çalışıyorlardı ama ben bir cadının etkisinde kalmış bir cani olsa da bir insanı deşmiştim öldürmüştüm resmen art arda iç organlarını parçalayana kadar bıçaklamıştım. Beni düz çevirip tuttuklarında yüzümde bile kan izleri vardı beni tutmaya çalışıyorlardı ama ben oldukça fazla titriyordum ve kendime engel olamıyordum klinik de yatıp iyileştiğimden beri ilk defa böyle bir krize giriyordum. Geçirdiğim kriz bana saatler gibi gelse de yaklaşık on dakika falan sürmüştü on dakikanın sonunda kendime geldiğimde sırtımı duvara yaslamışlardı. Bu katta kalan kızlardan adının Elisa olduğunu öğrendiğim kız beni sakinleştirmek için mutfağa inip su alıp gelmişti suyu dikkatlice bana içirdiklerinde Alaca bile o yaralı haliyle yanıma gelip kanlı ellerime tutunmuştu ben ise eserime bakıp ağlıyordum. Aşağıda biri ölmüştü burada ben birini öldürmüştüm belki de kendine geldiğinde eskisi gibi iyi olacaktı sadece cadının etkisi yüzünden bu haldeydi. Ve ben ayıldığında masum olan birini katletmiştim asıl katil ben olmuştum benim ellerimde masum kendinde olmayan bir insanın kanı vardı ben yapmıştım benim yüzümden arkadaşlarımı kurtarmak için onu öldürmüştüm ne yapmıştım ben! Allahım ben bunun vicdan azabıyla nasıl yaşayacağım bu adam benim kabuslarıma girer ben bir daha asla uyuyamam nefes alamam canımdan can gider her şekilde gözümün önüne o gelir benim ellerime kan bulaştı. “Aşağıdaki ölen kızı ben tanıyorum.”dedi adının Ranny olduğunu bildiğim kız. “Ki-kim?”diye korka korka sorduğumda gözleri dolu doluyken konuştu. “Benim kuzenim o Emma Rollen ve bu çocukta onun erkek arkadaşıydı Çars Arora ikisinin de ölmesi çok acı oldu.”kendini tutamayıp kız ağlamaya başladığında ben daha çok ağlamaya başlamıştım ki Alaca üzerimdeki kanları umursamadan bana sarıldı. “Tamam ağlama artık Dalya yalvarırım biliyorum yaşadığın ağır bir travma ama yapma tekrar kriz geçireceksin diye ödüm kopuyor lütfen derin nefes al biraz hadi.”onun dediklerini yapıp derin derin nefesler almaya başlamıştım ki Bağdaş öfkeyle haykırdı. “YETER LAN SİKECEĞİM LANETİNİ DE CADISINI DA BURADA ÖLMEYECEĞİZ DUYDUN MU LAN BENİ!”Bağdaşı ilk kez bu kadar öfkeli görüyordum. Ayaz onu tuttuğunda bağırıp çağırıp saydırmaya devam ediyordu Alaca ve Efsan kalkmama yardım ettiklerinde aşağı odaya indirmişlerdi beni Sindy çoktan banyodaki suyu hazırlamıştı üzerimdeki kıyafetleri çıkarttıklarında üzerime hamamda kadınların üzerine sardıkları şeyden sarmışlardı. Maşraba ile üzerime su döküp üç kız beni güzelce yıkamaya başlamışlardı ama bir türlü yaptığım şey ve o görüntü aklımdan çıkmıyordu gözlerimi kapatıyordu gözümün önüne geliyordu köpüklenmiş ellerime baktığımda bile hala kan lekeleri görüyordum. “Ka-kan geçmiyor.”diye mırıldandığımda Sindy ve Alaca birbirleriyle bakışmışlardı Efsan dayanamayıp halime ağlamaya başladığında yanıma eğilip ellerimi güzelce köpükledi. “Bak geçiyor işte köpüklüyorum çıkıyor kan izleri merak etme hepsi geçecek tamam mı?”diye ağlayarak konuştu Efsan gözlerimi ona çevirdiğimde kafamı hafifçe salladım. “Ge-geçecek öyle değil mi?”diye mırıldandığımda hepsi beni onaylamışlardı beni güzelce yıkadıklarında banyodan havluya sarıp çıkarmışlardı. Alaca kendi kıyafetlerinden ayarlamıştı malum o cadı yüzünden kıyafetlerim parça pinçik olmuştu en son. Bana kendi iç çamaşırlarını ve kıyafetlerini giydirdiklerinde yatağa yatırmışlardı Alaca her zaman kullandığım uyku ilaçlarını bana uzattığında ısrarla içirmişlerdi çünkü başka türlü uyuyamayacağımı onlar da biliyorlardı. Bilincim uyku ilaçlarının verdiği etki ile kapanırken kısa sürede uyuya kalmıştım. “Beni öldürdün!”diye bir ses çalınmıştı kulaklarıma gözlerimi araladığımda yattığım yataktan kalkıp diklenmiştim. Gözlerim üzerime dönerken her yerimin kan revan içinde kaldığını fark ettim her tarafımda kan vardı bütün üstümde ellerimde yüzümde vücudumda kıyafetlerimde yatağım da! Her yer kandı derin nefesler alırken yataktan kalktım ama bu kez de bastığım her yer kan olmaya başlıyordu ağlayarak sağa sola gidiyordum ama ayağımın bastığı her döşeme kan içinde kalıyordu çığlık atarak ağlamaya başladığımda dizlerimin üzerine düşmüştüm. “Özür dilerim!”diye çığlık atarak ağlamaya başlamıştım ki karşımda o Çars denen adamı gördüm. “Beni öldürdün ben kendimde bile değildim bana katil diyorsun ama asıl katil sensin!”diye tek parmağıyla kalbimin üzerine bastırdığında kendimi döşemenin üzerine bırakmıştım. Hıçkırarak ağlama krizlerine girerken gözlerimi sımsıkı kapatmıştım yumruklarımı sıkarken sadece ağlıyordum ki birinin beni dürttüğünü hissettim. “Dalya uyan!”diye sızlandığını duydum biraz daha sarsıldığımda gözlerimi aralamıştım etrafıma bakınırken hemen bakışlarımı üzerime çevirdim. Alaca beni uyandırmaya gelmişti sanırım kabus görmüştüm. Üstümde başımda göz gezdirirken her yerimin kan içinde kaldığını fark ettim çığlık atmaya başladığımda Alaca kollarımdan tutmuştu. “Dalya Dalya sakin ol! Neden bağırıyorsun hiçbir şey anlamıyorum!”diye söylendiğinde ona döndüm. “Üstümde kan var hala kan var!”diye bağırdığımda şaşkınca üzerime baktı. “Yoo üstün tertemiz sadece biraz terlemişsin kabus gördüğün içindir oda kızım sakin ol bir şey yok.”diye mırıldandığında bakışlarımı tekrar üzerime çevirmiş ve rahat bir nefes almıştım. Gerçekten de üzerim tertemizdi tek bir leke bile yoktu üstümde. Ellerimle yüzümü sıvarlarken terden anlıma yapışan saçlarımı arkaya attım ve tebessüm ettim. “Biraz bahçede çimenlere oturalım mı? Gerçekten temiz havaya ihtiyacım var.”diye mırıldandım. Beni onayladığında koluma girmişti birlikte ayağa kalktığımızda beraber odadan çıkmıştık. Koridorda ilerlerken kızların kan izlerini sildiğini fark ettim merdivenin başında elinde kanlı bezle beni gören Sindy hafifçe gülümsedi. “Günaydın uyuyan güzelciğim.”diye cıvıldadı Sindy. Yüzümde buruk bir tebessüm alırken ellerimi sıkıyordum birlikte yavaşça merdivenleri indiğimizde bahçeye çıkmıştık. Görüş açımıza mezarlar girdiğinde kaşlarım çatılmıştı iki eski mezarın yanına iki yeni mezar eklenmişti. İçim kötü bir havayla dolup taşarken kendimi yere bıraktım ve dizlerimin üzerine çöküp oturmaya başlamıştım vicdan azabıyla yanıp tutuşurken sadece mezara bakıyordum.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE