İKİNCİ GÜN PART 4

1506 Kelimeler
CAKE (Ölmeden Önce) Kollarım arasındaki Sindye baktım o kadar güzel görünüyordu ki onu her zaman her şeye rağmen seveceğimi ve sevmeye devam edebileceğimi biliyordum. Sabah kahvaltı saatini kaçırmıştık ama ikimizin de umurunda değildi ikimizde uyumak istiyorduk Sindye biraz daha sokulmuştum onu kendime çektiğimde oda bana karşılık vermiş ve onu uyandırmamam için huzursuzca sızlandı. Saçları arasına bir öpücük kondurduğumda onu bulduğum için tanrıya şükrediyordum annemi ve babamı almıştı ancak onu bana bırakmıştı onu benim için göndermişti. Sindy görüp görebileceğiniz en tatlı ve en güzel kadınlardan biriydi. Onunla tanıştığım ilk an karar vermiştim uyuşturucuyu bırakmaya bırakmıştım da hiç bir zaman kullanmadım onun gözlerine bakıp ellerine tutunarak avutuyordum bu ihtiyacımı Sindy de bir uyuşturucu gibiydi.  Ahh benim biricik güzel Sindy. Sana o kadar aşık oldum ki bu dünya üzerindeki tek dayanağımsın sen benim tek umudumsun tek varoluş sebebimsin. Sen olmasan kendimi defalarca kez denediğim öldürme seansına devam ediyor olurdum muhtemelen bu beceriksizlikle asla başaramamış olurdum. Sindy benim kurtarıcı meleğim oldu her zaman onsuz bir yaşam bana haram resmen. Kafasını iyice boynuma yasladığında sırtını sıvazladım ve gülümsedim kokusunu içime çektim benim her şeyimdi. Bende gözlerimi kapattığımda onun kokusuyla uyumaya çalışıyordum başaracak mıydım orası muaamma tabi genelde gündüz vakti uyumayı pek becere bilen birisi değildim. Bir ses duyduğumda hızlıca yattığım yerde diklenmiştim Sindy nin uyanmaması için dikkatle kalkıp yataktan indim ve odanın kapısını açıp dışarıya çıktım ellerimle saçlarımı biraz düzelttiğimde hızlı adımlarla koridorda gezirnmeye başladı sesin nereden geldiğini anlamaya çalışıyordum sanki bir duvara vuruyordu. Güm güm diye ses çıkıyordu kulağımı duvara yasladığımda birinin fısıldadığını duydum. "Buradayım Cake hadi gelsene."diye mırıldandı tedirginlikle geri çekildiğimde ne olduğunu anlamaya çalışıyordum biri benimle oyun mu oynuyordu ya da Sindy sadakatimi mi sorguluyordu ? Sindy böyle bir şey yapıyor olamaz herhalde eğer yapıyorsa ona gerçekten kırılırdım bu oyunu ortaya dökmem gerekiyordu eğer sadakatimi sorguluyorsa onu utandırmalıydım hızlıca ses gelen odaya ilerledim ve kapısını açıp içeriye girdim. Bu oda ardiye benzeri bir yerdi bir sürü eşyalar dizilmiş üst üste konulmuştu içeriye girdiğimde kapı ardımdan bir anda kapanırken yerimde irkilmiştim derin bir nefes alırken hafifçe seslendim. "Kim var orada? Bak bu Sindy nin bir şakası ise gerçekten çok kırılırım şimdiden haberi olsun!"diye öfkeyle konuştuğumda bir ses gelmemişti etrafa bakınmaya başladım kimse yok gibiydi ama ben tekrar bir ses duydum. "Sindy de kim? Onunla bir alakası yok ki benim hatırlamadın mı Karen ben."hızla arkama döndüğümde eski kız arkadaşımı karşımda görmeyi beklemiyordum. Onun yüzünden zamanında uyuşturucuya bulaşmıştım ve Sindy sayesinde yine zamanında uyuşturucudan kurtulmuştum. Şimdi Karen tekrar karşımdaydı öylece duruyordu buraya nasıl girebilmişti hiç bir fikrim yoktu kaşlarım çatılırken karşısında sinirle durdum. "Ne işin var senin burada defol buradan hem Sindy yani kız arkadaşım seni burada görürse parçalar saçını başını yolar eline verir hiç de çekinmez haberin olsun."dediğimde hafifçe gülmüştü bana yaklaşıp ellerimi tuttuğunda burukça gülümsedi ve avuç içlerimi kendisine doğru çevirdi. Avuçlarıma iki paket bıraktığında kendimi değişik hissetmişti avuçlarım arasına uyuşturucuyu bırakmıştı resmen kanım kaynıyordu mideme kramplar giriyordu son zamanlarda aile özlemim o kadar baskındı ki kendimi bile zor zapt ediyordum yine kendimi Sindy sayesinde zapt ediyordum ama Sindy yoktu yanımda Sindy odada kalmıştı. Hızlı bir şekilde paketleri fırlatıp kapıya ilerledim kapının kolunu tuttuğumda indirmeye çalıştım ama açılmamıştı tekrar tekrar denediğimde kilitli kaldığımızı fark ettim bir kaç adım gerilerken kafamı Karene çevirdim. "Kapıyı sen mi kilitledin?"dediğimde oda şaşkınca bakıyordu. "Hayır ben kilitlemedim sıkışmış olmalı."ben kapıyı açmaya uğraşırken oda arkamda dolaşıyordu yere attığım paketleri aldı ve bana uzattı. "Çok istiyorsun öyle değil mi? Sana engel olan şey ne Sindy mi? O kız ne istediğini önemsiyor mu sence? Ben önemsiyorum çünkü şuan da deli gibi bunu istiyorsun hadi kullan bir kereden ne gibi bir zarar gelir hem sen eskiden alışkınsın bir şey olmaz ki? İç hadi göreceksin dünyan nasıl dönecek bütün sorunlarını unutacaksın."diye mırıldandığında paketin tamamını avucuma dökmüştü diğer paketi de boşalttığında elim titriyordu hapları avucumda sıkmaya başladım. Dayanamıyordum işte tek başımayken bu kadar zayıftım birisinin bana sahip çıkmasını isteyecek kadar hem aptal hem de korkaktım Sindyden korkuyordum eğer öğrenirse beni mahvederdi onu kaybetmeye dayanamazdım ama acılarımı da bastırmam gerekiyordu bu içimdeki öfke ile dayanamıyordum yumruklarımı sıkarken ne yapacağımı şaşırmıştım ki Karen elini omzuma koydu koyduğum omzumdaki kolumda titreme hemen kesilmişti. "Neden bekliyorsun? Hadisene düşünme bile." "Hepsi fazla olmaz mı?"dediğimde kafasını olumsuzca sallamıştı her şey bir anda olmuştu avucumdaki bütün hapları bir anda yutmuştum ne yaptığımı ancak yuttuktan sonra fark ettim gözlerimi açtığımda Karen yoktu odada falan da değildim koridorun ortasında duruyordum yerde ise boş uyuşturucu paketleri vardı sadece bir pakette iki üç tane kalmıştı. Eğilip  paketi aldığımda Karenin burada hiç olmadığını fark ettim iyi de bana bu uyuşturucuları kim vermişti kim getirmişti ben Sindye verdiğim sözü tutamamıştım asla yüzüne bakamazdım bu saatten sonra kafayı yerdim ben hayır hayır Sindy bunu öğrenmemeliydi bütün gün ondan hap aldığımı nasıl belli etmezdim özellikle hapın etkisi başladığı zaman kesinlikle anlarda anlayacaktı belki de bana konduramazdı yani neden olmasın? Evet evet o bana güvenir asla inanmaz hap kullandığımda inanmayacak da biliyorum.  Evet aynen öyle olacak sen sadece kendine hakim ol yeter kendini tut. Odaya girmek istemiyordum Sindy görürsem vicdan yapacaktım çünkü bende aşağıya inmeye karar verdim ellerim ve vücudum zangır zangır titriyordu merdivenlerden adımlamaya başladım merdivenlerden indiğimde mutfağa ilerledim bir bardak su doldurdum ve içtim ellerimi tezgahın iki yanına yasladığımda kafamı hafifçe eğip derin derin nefesler aldım ve kafamı kaldırdım. Hafifçe gülerken kafamı iki yana salladım ve omuz silktim. Hadi ama ayık olmak bu kadar zor olmamalı kendine bir kahve yap evet evet kahve. Dolapları aramaya başladım filtre kahve bulmuştum su kaynatıp filtreden geçirdim ve bardağa döktüm harika kokuyordu ve tam istediğim gibi sertti. Sırtımı tezgaha yaslayıp kahvemi içmeye başladım yüzümü buruşturdum çok sertti ama umursamadım içmeye devam ettim bitirdiğimde bardağı tezgaha bırakmıştım ama pek bir işe yarayacağını sanmıyordum başım şimdiden güzel olmaya başlamıştı. Mutfaktan çıktığımda merdivenlere ilerledim merdivenlerden yukarıya adımladım yukarıya çıktığımda odaya sessizce girmiştim. Sindy uyuyordu hala dün bütün gece film izlemiştik bu saate kalması çok doğaldı yanına gelip yatağın kenarına otururken elimi uzatıp saçını okşamaya başladım. Onu izliyordum yüzümde aptal bir sırıtma vardı biri saati sorsa söyleyemezdim o kadar kafam iyiydi saçlarında parmaklarımı gezdirdim ve uzanıp saçlarını öptüm kokusunu içime çekerken yanına uzanıp ona sarılmıştım yüzüne öpücükler kondurduğumda sızlanmaya başlamıştı kendini geri çekmek istedi bende ona izin verdim. Yanaklarına tekrar öpücükler kondurduğumda huysuzlanmıştı. "Ya Cake uyuyorum burada!"diye sızlandığında sırıtmaya devam ettim. "Hadi kalk eğlenelim."diye bir laf fırlamıştı ağzımdan neden durduk yere böyle bir şey söylemiştim ki şimdi? Söylememem gerekirdi ahh aptal kafam belli etme demedim mi sana? "Ne eğlencesi ya parti varda ben mi bilmiyorum rahat bırak da zıbarıyım işte."diye bağırdığında en sonunda bırakmıştım daha fazla elleşmedim kendi halinde uyumaya devam ediyordu bende onu izliyordum ama daha fazla rahatsız etmek istemediğim için yataktan kalkmıştım odanın içindeki banyoya girip elimi yüzümü yıkamaya başladım elimi yüzümü temizlediğimde aşağı odadan çıkıp aşağıya inmiştim feci şekilde midem bulanıyordu elimi ağzıma götürdüğümde hafifçe yutkundum. Resmen kusacak gibiydim ama sabretmem gerekiyordu birazdan geçerdi biraz beklemeliydim. Beklemeye başladım ama fazla da bekleyemedim midem harekete geçtiğinde tuvalete gidip kusmaya başlamıştım. Kendime geldiğimde elimi yüzümü yıkamıştım kendimi çok kötü hissediyordum odaya kadar çıkamazdım bayılacak gibiydim salona zor düşmüştüm kendimi koltuğun üzerine bırakırken bilincimin sökülüp gittiğini hissettim... SİNDY (Cenazeden Sonra) Hala inanamıyordum öldüğüne inanamıyordum bana sözü vardı asla kullanmayacaktı söz vermişti nasıl bu sözü çiğnerdi aklım almıyordu bir türlü. Ondan nefret bile edemiyordum bana verdiği sözü tutmadığı o illetle intihar ettiği ölüme koştuğu için ondan nefret bile edemeyecek kadar aşık olmuştum ona. Zaten insanın başına ne geliyorsa bu gözünü körelten aşkından geliyordu ona o kadar çok inanmış o kadar çok güvenmiştim ki beş dakika bile düşünmemiştim acaba tekrar kullanır mı başlar mı diye? Hayır başlamaz demiştim kendi kafamda zaten bitirmiştim ama o başlamıştı bir değil iki değil bütün paketi yutmuştu böyle bir hatayı nasıl yapardı aklım almıyordu. Annesiyle babasını şu sıralar ne kadar özlediğini biliyordum ama sürekli benimle avutuyordu kendini ona yetemiyor muydum? Belli ki yetememiştim canım sevgilim benim neden benimle konuşmadın ki sanki ya da ben seni dinlemek yerine neden uyudum böyle olacağını bilsem gece gündüz uyumaz başında nöbet tutar nereye gitse peşinden gelirdim.  Keşke böyle yapsaydım keşke ona güvenip uyumasaydım ben bir daha bir başkasına nasıl güvenir nasıl inanırdım. Annemle babamdan sonra ben ilk defa birisi ölmeyecekmiş gibi yaşıyordum oda Cake oluyordu ama oda öldü bu dünyadaki kimsenin ölümsüz olmadığını hayat bana bir kez daha göstermiş oldu. O bana yalan söyledi hem beni derin bir yasa boğdu hem de hayatımın içine etti. Bir uyuşturucu vakası daha yaşattı bana söz vermesine rağmen üstelik ben onunla evlene bilirdim sırf inandığım için ondan hamile kalabilirdim yine bana yalan söylediğini bilmeden bunların hepsini yapa bilirdim bir sürü hata yapa bilirdim. Etrafımda beni teselli etmeye çalışan herkes düşünme diyordu ama düşünmemek elde değil ki? Ben hayatımda ilk defa bir adama evlenelim dedim sevmişim güvenmişim eşim dostum sevmiş güvenmiş onunla kaybettiğim yitirdiğim kendi ailemi kurmak istedim. Ona sonsuz güvendim hiç bir şeyini sorgulamadım şimdi siz söyleyin bir insan bir insana bir daha nasıl güvenir nasıl inanır nasıl sever? Artık çevremdeki her şeye şüpheyle mi bakacağım ben belki de her şeyden şüphe etmem gereklidir olan budur benim yaşamam gereken şeyde budur belki de. Benim diyetim de budur hiç kimseye inanamamak hiç kimseye güvenememek bir daha asla sevememek ömür boyu kaybetme korkusuyla yaşamak da benim diyetimdi belli ki...
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE