ALACA
Her çığın düşmesinin bir sebebi vardır, bazen bir çığlık bazen bir çıtırtı ama ben bulamadım üzerime düşen çığın sebebini ya da nedenini. Galiba o düşen çığ annemin gidişinden sonra yuvarlanan büyük bir kar topuydu. Şimdi hoşlandığım çocuğun göğsünde uyuyordum ne hoş şeydi he kadar huzur vericiydi insan sevdiği hoşlandığı birinin yanında huzurla tedirginsizce kalabiliyordu bu her zaman güzeldi. İnsanın sevdiklerinden korkmaması çok iyi bir şeydi olması gerekende buydu zaten sevdikleri insana güven ortamını verebilmeliydi. Kafamı Ayazın göğsünden kaldırmak istemiyordum sonsuza dek onunla burada uyuya bilirdim tabi kardeşi olacak Bağdaş Giray uyanıp bizimle kafa bulmaya başlamasaydı bu ortam daha hoş olabilirdi.
"Vay vay vay neler görüyorum neler Ayaz kardeşim kızı yatağa atmışsın!"kıpkırmızı olduğumu hissettim utandığım için gözlerimi açamıyordum.
"Ya mal mal konuşmada siktir git şuradan uyuyoruz!"diye hönkürdü Ayaz bana daha çok sarılırken bende ona sokulmuştum. Gözlerimi araladığımda Bağdaş karnını tutmuş halimize gülüyordu göz devirdiğimde bende kıkırdamaya başladım.
"Bütün gece fanfini fon fon mu yaptınız siz? Ondan mı uykusuz kaldı bu ayı!"diye sızlandığında gözlerimi belerttim neresinden uyduruyordu bu kadar şeyi anlamıyordum ki.
"Saçmalama ya ne fan fini fon fonu saçmalama sadece uzanıp yıldızları izledik sonra karnımız acıktı meşhur makarnasından falan yaptı derken bir baktık ikimiz sevgili olmuşuz sonra bizim oda kalabalıktı bende orada kalmak istemedim Ayaz da gel birlikte uyuyalım dedi."diye gereksiz bir açıklama yaptığımda daha çok gülmüştü kıkır kıkır çenesini tutamıyordu yedi düvele rezil ederdi kesin bu bizi o tip o potansiyel vardı Bağdaş Girayın ta kendisinde.
"Yok yok ben görebiliyorsun siz dün gece kesinlikle fan fini fon fon yaptınız o tip var sizde evet o enerjiyi sinerjiyi yakaladım şuan harika bunu herkese anlatmam lazım hem de hemen sıcacık dedikodu dünün gerginliğini alır hem!"hızlıca odanın dışına fırladığında telaşla Ayazı uyandırmaya çalıştırdım ama hiç oralı bile olmamıştı yataktan fırladığımda bende odadan çıktım Bağdaşın peşinden koşturmaya başladım arkasından merdivenleri ikişer üçer inerek koşturuyordum.
AYAZ
"İmdat!"diye bir çığlık duydum evimizdeydim eski evimizde çocukluğumun geçtiği o kötü evde. "Anne, baba, Ayaz İMDAT!"ben en son yatakta uyumuyor muydum? Buraya nasıl geldim? Hayır hayır hayır mümkün değil burada kalmam mümkün değil bu anı tekrar yaşıyor olmam imkansız bitmiş gitmiş bir anı bu bunu tekrar yaşıyor olamam bu kötü bir kabus sadece.
"ABLA!"diye bağırdım evin içinden üst katlardan bir çığlık sesi duydum ablamın çığlığı yardım istiyordu bağırıyordu ama yerime çakılmış gibiydim hareket edemiyordum bağıramıyordum sadece öylece izliyordum gözlerimi kapattım yumruklarımı sıktım yerimden ayrılmak istiyordum bir adım atmak hadi başara bilirsin ablanın sadece ihtiyacı var bu kez korkak olma Ayaz!
"AYAZ KURTAR BENİ ABLACIM YARDIM ET LÜTFEN!"hareket edebildim en sonunda hareket edebildim koşmaya başladım koşar adım yukarıya fırladım üst kata çıktığımda kanlı parkeler çekmişti dikkatimi ablamı arıyordum her yerde. Kan izlerini takip ettiğimde üst kattaki salona girdim ablam yerde kanlar içinde yatıyordu onu öylece gördüğümde dehşete kapılmıştım üzerinde nişanlısı olacak o adam ve elindeki bıçağı vardı. O gün tekrar ediyordu benim en büyük kabusum tekrar ediyordu ben ablamı kurtarmakta yine geç kalmıştım katil olmaktan korktuğum için geç kalmıştım onun intikamını bile alamamıştım ama bu kez bu kez korkak olmayacaktım ablamı katleden bu adamı öylece izlemeyecektim onun eceli benim elimden olacaktı!
"OROSPU ÇOCUĞU!"suratına sert bir yumruk indirdim elindeki bıçak fırlayıp giderken üzerine yürüyordum suratına bir yumruk daha indirdim üzerine çıktığımda defalarca vurmaya başladım. Ellerim kana bulanana kadar yumruklamıştım yerde duran bıçağı kalkıp aldığımda o adama döndüm ellerim titriyordu zangır zangır titriyordu ellerim ellerimde kan vardı sadece o adamı öldürecektim ablamın katilini öldürecektim ama deli gibi korkuyordum sonra o çocuğu gördüm. On yaşındaki küçük Ayazı gördüm aynı bıçak onun elinde vardı o adamı bıçaklayıp yaralamıştı ellerine bulaşan kana bakıp ağlıyordu ileriye gidememişti küçük Ayaz elleri titriyordu katil olmaktan deli gibi korkuyordu ama o katil adam ablasını öldürürken hiç elleri titrememişti her şeyi adım adım görmüştü küçük Ayaz ablasının yardım çığlıklarını duymuştu.
Ablası yardım çığlıkları atarken dışarıdaki hiç bir komuşusu onlara yardım etmemiş aksine görmezden gelmişlerdi. Kulak tıkamışlardı kızın çığlıklarına bulaşmak istememişlerdi klasik bir aile kavgasıdır ne olacak canım deyip geçip gitmişlerdi kendi kardeşi bile yardım çağıramamıştı korkusundan komşular ne yapsın öyle değil mi? Hayatım boyunca hep bunun suçluluğunu duyacaktı küçük Ayaz. Ablasının gözleri önünde öldürülüşünü görmüştü şimdide bunun vicdan azabıyla yaşayacaktı çünkü o adamda ölmeyi hak ediyordu ama Ayaz yapamamıştı küçük Ayazın en büyük fobisi katil olmaktan korkmasaydı eline bulaşan kanın onu ele geçireceğini insanlıktan çıkartacağına ablasını öldüren o caniden bir farkının kalmayacağını düşünüyordu hep.
Her ölüm yıl dönümünde mezarlığa gider ablasına bir buket gül alır mezarına bırakır ablasından özür dilerdi. Ona yardım edemediği onu kurtaramadığı için özür diler affetmesi için yalvarırdı. Ablası onun her şeyiydi annesinden bir parçaydı en büyük sırdaşıydı bir abla gibi değil bir dost gibiydi onu kurtaramamıştı yıllardır aynı kabusu görüyordu rüyalarında küçük Ayazı ve ablasının çığlıklarını. Onları kurtaramadım ben ablama yardım edebilirdim nutkum tutulmuştu birilerini çağıra bilirdim polisi araya bilirdim ama yapamadım yapmadım donup kaldım öylece. Tutukluk yapmış bir silahın ucundaki namlu gibiydim ne silahtan çıkabiliyordum ne de silahın içinde barına biliyordum patlamak istiyordum ama korkuyordum.
Ablamı çok özlemiştim kaç yıl geçmişti sayamamıştım bile o kadar geçmişti ki ablamsız onu çok özlemiştim bu dünyada herkesin özlediği birileri vardır benimkisi ablamdı annemle babamınkisi kızlarıydı Bağdaş o gün annemlerle dışarıya çıkmıştı hasta olduğu için onu hastaneye götürmüşlerdi bende ablamla evde kalmıştım eve ablamın nişanlısı gelmişti büyük bir kavga etmişlerdi o kavga sırasında ben bahçede topumla oynuyordum. Çığlık sessleri yükselip dışarıya taştığında bende eve girmiştim kavgalarını kapı arasında korkuyla izlemiştim. Ne yapacağımı bilememiştim sadece on yaşındaydım on yaşında bir çocuk çok şey yapabilir biliyorum ama ben yapamamıştım öylece izlemiştim sonra da o adamı bıçaklamıştım ama çok geç olmuştu her şey için çok geç.
Annemler eve geldiğinde ambulans polis falan gelmşti açık kapıdan merak eden komşular gelip bakmışlardı manzarayı gördüklerinde polisi ve ambulansı aramışlardı ambulans geldiğinde ablam çoktan ex olmuştu onun boğazını kesmişti aşağılık adam onu kurtaramamıştım ben öylece bir kenarda şoka girmişken sağlık görevlileri ve polis abiler benimle uzunca konuşmaya çalışmışlardı ama tepki bile verememiştim çok korkmuştum sadece titreyip öylece oturmuştum. Annemler geldiklerinde o kadar korkmuşlardı ki annemin kızım diye attığı çığlıkları unutamıyordum hele Bağdaşın bana sarılmasını annem hep anlatırdı biz doğarken ben Bağdaşın elini tutuyormuşum birbirimize daha o zamandan destekmişiz Bağdaş da en az benim kadar ablasına düşkündü uzun bir süre ablamın hastanede olduğunu söylemiştik öldüğünü söyleyememiştik.