Patlama sesi bu kez uzaktan gelmedi. Yakındı. Fazla yakındı. Toprak sarsıldı. Kuşlar havalandı. Orman bir anlığına nefesini tuttu. Sonra her şey aynı hızla üzerimize kapandı. “Yat!” dedim. Yaman beni çekti. Sert. Refleksle. Kaya dibine savrulduk. Vücudum onun vücuduna çarptı. Bu bir düşüş değildi. Çarpışmaydı. Nefesim kesildi. Onun da. Üstümdeydi. Ağırlığı bastırıyordu. Ama korumak için. Bu ayrımı bilirim. “İyi misin?” dedi kulağıma. Sesi… olması gerekenden daha yakındı. “Evet,” dedim. “Sen?” Cevap vermedi. Çünkü gözleri boynumdaydı. Nabzım hızlandı. Tehlikten mi, temasın kendisinden mi ayırt edemedim. İşte bu anlar en kötüsüdür. Beden karar verir, akıl geride kalır. Bir mermi kayanın ucunu sıyırdı. Taş parçaları saçıldı. Yaman refleksle daha da yaklaştı. Artık aramızda

