Arabanın duran motorundan çıkan ses kesildiğinde karanlık sokaktaki aydınlatma görevini üstlenen bir kac mekanın girişine şüphe dolu gözlerle baktım. Camın arkasındaki bedenim dışarıya çıkmak istemiyordu. Onun yerinde arabada kalıp Ateş Karabulut'la konuşmak istiyordu. Ama Ateş Karabulut'un arabada kalmak gibi bir eylemi gerçekleştireceği olasılıklar arasında yoktu. "Buranın korkularımı yok edeceğinden emin misin?" diye sordum hâlâ araba camından dışarıya bakarken bir kaç tane mekâna ev sahipliği yapan bu ara ama geniş sokaktaki kalabalık Çanakkale'nin geceleri en hareketli yeri olduğunu vurguluyordu sanki. Ortalıkta bir sürü genç kız ve erkek vardı. En yaşlı insanlar -eğer burada çalışan kişileri saymaz isek- Ateş Karabulut'un yaşındaydı. "Buradan çıktığında daha mutlu olacaksın. " dedi

