Melek, camdan dışarıya baktığında adamın hâlâ beklediğini gördü. Öylece, tek cümlesini duyduğu yerde hareket etmeden bekliyordu. İkisinin de bakışları aynı cehenneme bakıyordu. Melek bundan sonra ikisini iflah edecek hiç bir yağmurun yağmayacağını biliyordu. "Orada öylece bekliyor, saatlerdir." Zeliha elinde büyük boy bir kahveyle kızın yanına geldi. Gökalp gitmişti ancak Büşra arkadaşı ile konuşabilmek için burda kalmıştı ve yalnız kalana kadar kızın yatağında oturmaya kararlıydı. Melek sakin bir hareketle perdeyi çekince genç kız da camın önünden ayrıldı. "Hava bozdu, yağmur yağarken de beklemez herhalde." Dedi Zeliha omzunu silkerek. Birkaç saniye iki arkadaşın sessiz ifadesine bakıp onları yalnız bırakmaya karar verdi. Kapanan kapının ardından Büşra oturduğu yerde dikleşip, kızın yü

