Sessiz Adımlar

678 Kelimeler
Kardelen: Baran’la buluşma günü gelip çattığında içimdeki heyecanı bastırmakta zorlanıyordum. Sabahın erken saatlerinde kalkmış, saatlerce ne giyeceğime karar verememiştim. “Ne yani, sonuçta normal bir konuşma yapacağız. Ne abartıyorsun Kardelen?” diye kendi kendime söylenirken, içimde kelebekler uçuştuğunu inkâr edemiyordum. Sonunda sade ama şık bir şeyler giyip hazırlandım. Annemin bana meraklı gözlerle bakmasına aldırış etmeden dışarı çıktım. Baran beni arabayla almaya gelmişti. Direksiyon başında beni bekliyordu. Arabaya biner binmez göz göze geldik ve ikimiz de bir an için duraksadık. “Merhaba.” dedim kısık bir sesle. “Merhaba. Hazır mısın?” diye sordu, gözlerini yoldan ayırmadan. “Sanırım…” dedim, çünkü aslında hiç hazır hissetmiyordum. Arabada birkaç dakika sessizlik oldu. Baran’ın yüzüne kaçamak bakışlar atıyordum. O her zamanki gibi soğuk ve ciddi görünüyordu ama gözlerinin içinde farklı bir şey vardı. Sanki içinde fırtınalar kopuyordu ama bunu kimseye belli etmek istemiyordu. Birkaç dakika sonra konuşmaya başladık. Önce havadan sudan konuştuk, sonra yavaş yavaş birbirimiz hakkında daha derin şeyler paylaşmaya başladık. Ben çocukluk hayallerimden, tıp okumaktan ve hedeflerimden bahsettim. O da bana ailesiyle olan ilişkisini, iş hayatını ve geçmişini anlattı. Gözlerinde bir anlığına beliren hüzün, içimde bir şeylerin kıpırdamasına neden oldu. ‘Bu adam gerçekten düşündüğüm kadar katı biri mi?’ diye sorgulamaya başladım. Saatler geçmiş, farkında bile olmadan koyu bir sohbete dalmıştık. Sohbetimizin sonunda artık Baran’ın sadece soğuk ve mesafeli biri olmadığını, derinlerde saklı bambaşka bir tarafı olduğunu fark ediyordum. Akşam olup eve dönme vakti geldiğinde Baran beni bırakmak için arabayı sürdü. Yol boyunca düşündüklerimi toparlamaya çalışıyordum. Tam o sırada kırmızı ışıkta durduk ve yaşlı bir kadın arabaya yanaştı. “Yakışıklı oğlum, güzel sevdiğine bir gül almaz mısın?” dedi, elindeki kırmızı gülleri göstererek. Ben şok. Resmen şok oldum! Bütün kan yüzüme hücum etti, yanaklarım kıpkırmızı olmuştu. Baran önce yaşlı kadına baktı, sonra bana döndü. Hafifçe gülümsedi. Cebinden para çıkarıp kadına uzattı ve kırmızı güllerden birini aldı. Gülü bana uzattığında ise dudaklarıma bir kelime bile gelmedi. “Al, sevdiğime vermem gerekiyormuş.” dedi, hafif alaycı bir gülümsemeyle. Elim titreyerek gülü aldım. Kalbim deli gibi çarpıyordu. ‘Şaka yapıyor, değil mi?’ diye düşündüm ama gül elimdeydi. Gerçekten olmuştu bu! Beni evin önüne bıraktığında hâlâ şoktaydım. Kapıyı açarken ona son bir kez baktım. Yüzünde çözemedigim bir ifade vardı. “Görüşürüz, Kardelen.” dedi ve sürdü gitti. Kapıdan içeri girer girmez telefonumu çıkardım ve Dilan’a mesaj attım. "Dilan!" Dilan: **KARDELENİM! NE OLDU?!** Kardelen: **Dilan, sakin ol, anlatıyorum.** Dilan: **Sakin olmam için bir sebep göremiyorum! ÇABUK ANLAT!** Kardelen: **Tamam tamam, buluştuk, konuştuk, Baran düşündüğümden farklı biri gibi geldi…** Dilan: **BAK BAK! BAŞLIYORUZ İŞTE! ÖNCE NEFRET, SONRA HOŞGÖRÜ, SONRA AŞK FALAN MI?!** Kardelen: **Abartma. Dinle! Eve dönerken bir gülcü kadın geldi. Kadın, ‘Sevdiğine gül almaz mısın?’ dedi.** Dilan: **DUR! DUR! DUR! O NE DEDİ?** Kardelen: **Kadına para verdi ve bir gül aldı…** Dilan: **VE SONRAAAA?!** Kardelen: **Bana verdi…** Dilan: **KARDELEN BENİ HASTANEYE KALDIRIN!** Kardelen: **Dilan abartma!** Dilan: **TABİİ TABİİ, SADECE BİR GÜL! SONRA O GÜLLER ÇOĞALACAK! BEN BİLİYORUM!** Baran: Eve döndüğümde aklımda hâlâ Kardelen vardı. Onunla yaptığımız konuşmalar, hayalleri, sesi… Kendi kendime gülüp başımı iki yana salladım. ‘Ne saçmalıyorsun Baran? Dikkatini topla.’ dedim içimden. Tam odama geçip işlerimi toparlayacaktım ki, Adar kapıyı açıp içeri daldı. Adar: **Abi, ciddi bir şey konuşmamız lazım!** Baran: **Ne oldu yine?** Adar: **Abi, ben de nişanlanmaya karar verdim.** Baran: **NE?! Kiminle?!** Adar: **Daha karar vermedim ama sen başardın ya, belki ben de denerim dedim.** Baran: **Adar, önce biriyle tanış, sonra nişanı düşün.** Adar: **Sen tanışmadan nişanlandın, ben niye tanışayım?!** Baran: **Kapat şu konuyu Adar, yorgunum.** Baran gözlerini devirdi. **"Kapat şu konuyu Adar, yorgunum."** Adar kapıya yönelirken gülerek ekledi. **"Ama abi, yengemin bir arkadaşı varsa onu bana ayarlayabilir."** Baran hızla döndü. **"NE SAÇMALIYORSUN?!"** Adar kapıyı arkasında kapatırken kahkaha attı. **"Kardelen yengemle sen konuşursun artık."** Baran derin bir nefes aldı. **"Sen var ya"**… Adar’ın sesi uzaktan duyuldu. **"ikizinim, unutma!"** Ben iç çekerek, sanki herşey tamammış gibi birde bu adar çıkmıştı başıma. Neymiş kardelenin arkadaşını ayarlayacakmışım. Daha ben kendi işimi halledemedim. Hey Allahım ya! Yatağa uzandım ve gözlerimi tavana diktim. ‘Bu kız hayatıma girdikçe işler iyice karmaşıklaşıyor.’ diye düşündüm. Ama içten içe… bunun pek de kötü bir şey olmadığını biliyordum.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE