Malikane

1162 Kelimeler
Sevda Tekin... Odamda gerginlikle bir o yana bir bu yana gidip geliyordum. Reha Bey'le olan toplantımızdan sonra, hızlıca işleri bitirip çıkmıştık. Eve yeni gelmiştim ki, Yavuz'un beni akşam yemeğine çıkarmak istediğini öğrendim. Babam hazırlanmamı, yarım saate Yavuz'un gelip beni alacağını söyledi. Yarım saat dolmak üzereydi. Ne yapacağımı bilmiyorum. Kim bilir neler geçiyordu sapık herifin aklından. Tek isteğim, geceyi evimde geçirmekti. Dün geceki gibi bir gece yaşamak istemiyorum. "Sevda, Yavuz geldi. İn aşağıya." diyen babamın sesini duydum. Terleyen ellerimi pantolonuma sildim. Etek veya elbise giymek istememiştim. Bu yüzden düz siyah bir pantolon giymiştim. Odada kalmanın bir işe yaramayacağını bildiğimden aşağıya indim. Yavuz salonda babamla oturmuş bir şeyler konuşuyordu. Semra abla ise öfke ile ikisine bakıyordu. Ah Semra abla, yapma kurban olayım. Zaten dayanamıyorum. Her şey senin için. Seni de kaybedemem. Seni inandırmak için ne yapmam gerektiğini bile bilmiyorum... "Geldim." diyerek salondan içeriye girdim. Sesimi duyduğu an, Yavuz'un bakışları hemen bana döndü. Kaşlarını çatarak kıyafetlerimi süzdü. Yüzünün halinden beğenmediği ortadaydı. Ayağa kalkarak: "Artık çıkalım. Konuştuğumuz gibi, Remzi Bey." dedi babama. Babam bana bakıp başını salladı. Ne konuştuklarını bilmiyorum. Ama içimden bir ses, benim için iyi şeylerin olmayacağını söylüyor. Yavuz yanıma gelerek Semra ablaya: "Semra Hanım, iyi akşamlar." deyip belimden tutarak kapıya doğru ilerletti. Evden çıktığımızda korumalar hemen arabanın kapısını açtı. Arabada sessizlik içinde ilerlerken, Yavuz bu sessizliği bozdu. "Aslında lüks bir restorana gidecektik. Ama kıyafetin buna uygun değil. O yüzden eve gidiyoruz. Bu gece benim evimde yemek yiyeceğiz. Gece de zaten benimle kalacaksın. Babanın haberi var." dedi. Yutkunma ihtiyacı hissettim ama yutkunamadım. Tüm vücudum gerildi. Gece Yavuz'un yanında kalmak istemiyordum. Şansımı deneyerek: "Dün gece yanındaydım. Bu gece evimde kalmak istiyorum." dedim sakin bir ses tonuyla. Yavuz gözlerime dikkatle baktı. Dudağının sağ köşesi kıvrıldı. Alaylı bir gülüştü bu. "Sevgilim, zaten evinde kalacaksın." dedi. Konuşurkenki ses tonu, bakışı, tüm tüylerimin diken diken olmasına sebep oldu. Hiçbir şey söylemedim. Sadece kafamı salladım. Yavuz'a itiraz edip bir şekilde belki eve dönmeyi başarabilirdim. Ama babam sözünden çıktığımı gördüğü an, bana olan kızgınlığı Semra abladan çıkaracaktı. Bunu çok iyi biliyorum. Bana vuramazdı artık. Vücudumda iz kalmasını göze alamaz. Ama Semra ablaya neler yapar kestiremiyorum. Babamın bana eziyet etmek için ayrı yöntemleri, Semra ablaya eziyet etmek için ayrı yöntemleri vardı. Beni en çok Semra abla ile tehtit etmeyi severdi. Şu an olduğu gibi. Semra abla babamın yaptıklarını anlatmazdı. Ama geceleri bazen acı ile inlemelerini duyuyordum. Bazen çığlıklarını. Semra ablaya sorduğum da, asla anlatmazdı neler yaşadığını. Yalnızca babamdan nefret ettiği söylerdi. Babamdan o kadar nefret ediyor ki, babamın ondan uzak durması için başka kadınlara göz yumuyor. Semra abla gibi sevecen bir kadın, kocası ondan uzak dursun diye başka bir kadına sesini çıkarmıyorsa, babamın yalnızken ona neler yaptığını düşünemiyorum. Bir kadın hangi durumda başka bir kadını kurtuluşu olarak görebilir ki? Semra abla, başka kadını kurtuluşu olarak görüyordu. Artık Semra ablayı anlamaya başladığımı hissediyorum. Yavuz'un bana yaklaşmaması, dokunmaması için ben de başka kadına göz yumabilirdim. Korkunç bir durumun içindeydim. Semra ablayı bu kadar iyi anladığım bir zaman olmamıştı. Babam 48, Semra abla 34 yaşında gençecik bir kadındı. Babam her ona dokunduğunda kendinden nefret etmiş olmalı. Bizi ne yazık ki bu hayata mahkûm eden kendi babalarımızdı. Belki de aynı yerden yaralıyız diye beni çok sevdi, korudu. Hâlâ da korumaya çalışıyor. Arabanın ani fren yapmasıyla etrafıma baktım. 3 katlı bir malikanenin önünde durduğumuzu gördüm. Malikane 3 katlı, yanında 2 katlı farklı bir bloku vardı. Galiba giriş çıkışları ayrıydı. Biz ana bina olarak görülen 3 katlı kısma doğru yürüdük. Yavuz'un eli belimdeydi. Beni yavaşça eve doğru ilerletiyordu. İçeriye girdiğimizde geniş holden geçerek salona geldik. Salonun eşyaları çok fazlaydı. Farklı köşelerde beyaz ve gold işlemeli oturma grubu vardı. Yemek masası ise oldukça büyüktü. 20 kişiden fazla insan sığardı. Yavuz'un kötü seçimleri veya yanlış seçimleri anlaşılan yalnızca kıyafetlerle kalmıyordu. Yemek masasının bir kısmına iki kişilik servis açılmıştı. Dumanı tüten çeşit çeşit yemekler vardı. Yavuz belimi bırakıp yemek masasına doğru ilerleyince ben de peşinden gittim. Masanın başına otururken eliyle oturmam için sağ yanındaki masayı işaret etti. Hiçbir şey söylemeden oturdum. Benim de masaya oturmamla yardımcılar servis yapmaya başladılar. Yavuz: "Başla sevgilim." dedi tebessüm ederek. Sahte bir tebessümle karşılık verdim. Gerginlikten terleyen ellerimi çaktırmadan pantolonuma sildim. Ufak ufak tabağımdakileri yemeye başladım. Yavuz hem yemeğini yiyor hem de beni izliyordu. Gerginlikten midem kas katı kesilmişti. Güçlükle yemek yiyordum. Yavuz birdenbire ayağa kalkarak yanıma geldi. "Gel hadi. Evimizi gezelim." deyip sandalyemi kenara çekti. İstemeyerek ayağa kalktım. Gerçekten tüm evi sabırla gezdirip anlattı. 1. katta yalnızca oturma odası, mutfak varken; 2. katta misafir yatak odaları vardı. Üçüncü katta ise kendi odası varmış. Daha doğrusu bizim odamız. 3. kata geldiğimizde gerginlikten ölecektim. Çünkü biliyordum, aşağıya inmeyecektik. Saat neredeyse 10 olmak üzereydi ve ben bu gece burada kalacaktım. 3. kata çıktığımızda beklediğimin aksine küçük bir koridor ve bir kapı vardı. Yavuz kapıya yaklaşarak parmak iziyle kapıyı açtı. Geçmem için kenara çekildi. İçeriye girdiğimde sanki bambaşka bir eve gelmiş gibi hissettim. Geniş bir yatak odasıydı. Diğer katların aksine modern dizayn edilmişti. Odaya göz gezdirdiğimde 3 farklı kapı olduğunu gördüm. Bir kapının kolunda şifre ve parmak izi destekli kilit vardı. Galiba orası Yavuz'un çalışma odasıydı. Diğerlerinin banyo ve giyinme odası olduğunu düşünüyordum. "Giyinme odasına senin için bir şey bıraktım. Lütfen benim için giyin." diyen Yavuz'un sesiyle kendime geldim. Yavuz'a baktığımda gülümseyerek bana bakıyordu. Hiçbir şey söylemeden önüme döndüm. Giyinme odasına girdiğimde yine fazla açık olan bir gecelik görmeyi bekliyordum. Yavuz bu sefer yanılttı beni. Karşımda düne göre normal denilebilecek pijama tarzı şortlu bir gecelik vardı. Bu biraz rahatlamamı sağlayacekken, daha da gerildim. Yavuz'un beni odaya gönderirken gülüşü, benimle alay ettiğin göstergesiydi. Yavuz'un ne tür bir manyak olduğunu henüz çözemiyorum. Resmen benimle oyun oynuyor. Son 1 aydır hayatımı altüst etti. Acaba bu gün beni ne bekliyor diye düşünmekten kafayı yiyecektim bir gün. Amacı ne anlamış değilim. Neden benimle evlenmeyi bu kadar istiyor? Çok mu güzelim? Hayır, normal 21 yaşında, 1.55 boya sahip bir kızım. Oldukça sıradan biriyim. Derin nefes alarak düşüncelerimi bir kenara bıraktım. Hemen üzerimi giyinip odaya geri döndüm. Odaya girdiğim de,Yavuz yatakta üstü çıplak bir şekilde uzanıyordu. Adım sesini duyduğunda gözlerini tavandan çekerek bana bakmaya başladı. Yatağa yaklaşarak diğer tarafa geçtim. Hiçbir şey söylemeden yatağa yattım. Yavuz da konuşmadı. Sessizce yanımda uzandı. Ne kadar sessizlik içinde geçirdik, bilmiyorum. Artık göz kapaklarımı açık tutamıyordum. En sonunda karanlığa teslim oldum. Uykudan irkilerek uyandım. Ne rüya gördüm, neden irkildim, inan bilmiyorum. Etrafa baktığımda hava hâlâ karanlıktı. Yanıma baktığımda ise Yavuz'un olmadığını gördüm. Derin bir nefes aldım. Ellerimle yüzümü kapatıp uyku sersemliğini atmak istedim. Başarılı da oldum. Uykum açılmıştı. Yataktan kalkıp cama doğru ilerledim. Rahatlıkla pencereden dışarıya baktım. Malikanenin etrafı korumalarla doluydu. 3.katta oduğum için kimse beni göremezdi. Camı açıp yan tarafta kalan iki katlı bloka baktım. Işıklarının hepsi yanıyordu. Pencerelere dikkatle baktığımda içeride gölgelerin hareket ettiğini gördüm. Demek o blokta birileri yaşıyordu. Belki de çalışanlar için ayrılmıştı. Daha fazla bakmak istemedim. Camı kapattığım anda, diğer blokta ki balkon kapısı açıldı. Yavuz, yanında iki adamla dışarıya balkona çıktı. Ben hızlıca geri çekildim. Perdeyi hemen çekerek arkasından seyretmeye başladım. Beni göremezlerdi. Ama yine de tedirgin oldum. Gizlice Yavuz ve yanındaki adamları izlemeye başladım. Bu adamlar kimdi? Gecenin bir yarısı ne konuşuyorlardı ?
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE