Kuzgun, Umay’ı yatağa yatırdığında bir an için duraksadı. Gözleri onun yüzünde gezindi, sanki ne yaptığını ve neden yaptığını sorguluyormuş gibi. Ama Umay’ın yüzündeki dinginlik, onun içinde hâlâ kaynayan kararsızlığı bir nebze yatıştırıyordu. Umay, gözlerini Kuzgun’a dikti, onun bu tereddüdünü sezmiş gibi. “Beni kendine yaklaştırmana izin verdin,” diye fısıldadı Umay, parmakları Kuzgun’un elini bulup hafifçe sıktığında. “Şimdi bırak, seni hissedeyim.” Bu sözler, Kuzgun’un zihninde yankılandı. Bir an için kaşlarını hafifçe çatmış gibi göründü. “Senin için doğru olan bu mu?” diye mırıldandı, sesi alçak ama keskin bir ton taşıyordu. Umay başını salladı, hafif bir gülümsemeyle. “Seninle olmak dışında doğruyu aramıyorum artık.” Kuzgun’un içindeki gerilim, Umay’ın bu teslimiyet dolu cümlesi

