Neredeyse iki gündür Halil İbrahim ile aynı evin içinde köşe kapmaca oynuyorduk. Onu öpüşümün ardından hem o hem ben öyle şok olmuştuk ki diğerleri gelene dek tek kelime konuşmadan arabada oturmaya devam etmiştik. Aramızdaki şey, her neyse tuhaf bir hâl almıştı. Eve döndüğümüzde herkes garipliğin farkındaydı. Halil İbrahim hakkımızdaki soruları geçiştirme konusunda ustalaşmıştı. O gece erkenden odaya çekilmiştim, ben uyuyana dek gelmemişti. Belki de hiç gelmemişti, çünkü uyandığımda da yalnızdım. Ertesi gün evin erkekleri düğün hazırlığı yaptıkları için eve uğramamışlardı, kadınlar olarak bizse evde son kontrolleri yapmıştık. Gerçi ben etkisiz elemandım: söyledikleri şeyleri yapıyor eğer söylenmiş bir işim yoksa kendi kendimi yiyerek zaman öldürüyordum. Akşam yemeğinden sonra yeniden o

