Salonda girdiğimde beni karşılayan üç tane capcanlı güler yüzdü. İfademi gördükleri anda kahkahayı basan kadınlara ellerimi belime atarak baktım, sahte bir kızgınlıkla kaşlarımı çattım. “İpek! Kocanı uğurla, öyle mi?” dediğimde sol elini göğsüne koyarak nefeslenmeye çalıştı. “Ne güzel gittin pıtı pıtı abimin peşinden,” derken hareket halinde güldüğü için kelimeleri kesik kesik telaffuz etmişti. “Yaptığın çok ayıp,” derken onların bulaşıcı gülüşleri yüzünden sırıtmaya başlamıştım farkında olmadan. “Ayıp başka yerde olur, yenge. Dua et, annem yanımızda. O yüzden dillendiremiyorum.” “Teşekkür ederim İpek,” dedi Canan Hanım ironiyle. “Hiç söylememiş oldun böyle.” “Rica ederim anneciğim,” dedikten sonra havadan bir öpücük attı annesine. Onları izlemenin canımı acıtacağını hiç düşünemezdim

