Uyku mahmuru halde hiç aralıksız çalan telefonuma çevirdim bakışlarımı. Annem, delirmişcesine aralıksız şekilde arıyordu. Halil İbrahim gözlerini açıp benimle doğrulmuştu yattığı yerden. Yüzünü sıvazlarken ne olduğunu anlamaya çalışıyordu. Aramayı cevaplandırıp telefonu kulağıma dayadım, annemin bitmek bilmez öfke patlamalarından birisi olduğunu düşünürken. Tek kelime etmeme bile izin vermedi. “Neredesin sen?” feryadıyla içime bir kor düşüverdi. Annem telefonun diğer ucunda hüngür hüngür ağlıyordu. “Baban için beyin ölümü gerçekleşti diyorlar! Öldü diyorlar! Hangi cehennemdesin sen Bade? Neredesin sen?” Annemin sesli feryadı o kadar yüksekti ki Halil İbrahim ile göz göze geldik. Algım tamamen kapanırken “Anne…” dedim şok içinde. “…Ne diyorsun sen?” “BABANIN BEYİN ÖLÜMÜ GERÇEKLEŞTİ DİYO

