Dev beyaz yılan

2059 Kelimeler
Irem gözlerini Gece'ye çevirerek " Hayır onda yılanlar gibi görüyordum. Mor tonlarında ve siz kırmızı ışık yayıyordunuz. Şimdiki gibi değildi." demişti. Irem omuzunda hissettiği aniden gelen kaşıntı ve acı ile omzunu kaşımıştı. Içinden " Tam sırasıydı." diyerek hala geçmeyen kaşıntıyı kaşıyama devam etmişti. Eray Ireme dönüp " Bir sorun mu var?" diye sormuştu. Irem ellerini omzundan çekip " Omzum kaşınıyor. Böcek ısırdı sanırım." demişti. Irem geçmeyince tekrar kaşımaya başlamıştı. Gece oturduğu yerden kalkıp Eray'ın yanında oturan Irem'in yanına gelip omzundan tişörtünü sıyırmıştı. " Lanet olsun neden önce omzundan başladı.Hem neden bu kadar parlak." Gece gördüğü şeyle sitem ederek Irem'in omzunda bakmaya devam etmişti. Irem'e bakarak "Acıyor mu?" diye sormuştu. Irem " Biraz ama dayanılmayacak kadar değil. Daha çok kaşınıyor." demişti. Ege Gece'nin arkasından kafasını uzatarak Irem'e bakmıştı. Irem'in omzundan aşağı doğru inen beyaz pullar görmüştü. " Dönüşmesi iyi bir şey değil mi?" demişti Eray'a bakarak. Eray cevabı bilmediği için Gece'ye doğru bakmıştı. Gece açıklama yapmak için Irem'in omzunu kapatıp onu oturduğu yerden kaldırmıştı. Sonra onlara bakarak " Tabiki iyi bir şey ama daha ilk denemeden farklılıklar göstermesi değil. Okulun bitmesine daha yedi saat var. Ilerleyen saatlarde ne olur bilmiyorum." Eray söyleyeceği şeyi anlamış gibi yerinden kalkıp " Gidelim." demişti. Okulun arka tarafına doğru hızlı bir şekilde yürümeye başlamışlardı. Gece Irem'in kolundan sıkıca ama canını yakmayacak şekilde tutup yürütmüştü. Okulun arkasına geldiklerinde yüksek ve sarmaşıklarla dolu bir duvar onları karşılamıştı. Irem etrafına bakarak kapı yada onun gibi bir şey aramıştı ama hiçbir şey görememişti. "Nerden geçeceğiz." diye sorup diğerlerine baktığında. Ege Irem'in yanına gidip " Bizimle birlikte okuldan kaçışının ilk seferi hadi hayırlı olsun." demiş ve koşarak sarmaşıkların arasına atlamıştı. Eray Ege'ye doğru bakıp " Bir gün böyle atlamaktan bir yerini kıracak." diye konuşmuştu. Gece Irem'i duvarı boydan boya saran sarmaşıkların yanına getirip Eray'ın sarmaşıkları açmasını beklemişti. Eray onların geçebileceği bir yer açınca ikisi bir ordan geçip ilerlemeye devam etmişlerdi. Irem arkasına bakıp Eray'ın geldiğine emin olduktan sonra önüne dönüp yürümeye devam etmişti. Sarmaşıkların arasından geçip yola çıktıklarında Ege'nin çoktan ön taraftaki arabayı alıp geldiğini görmüşlerdi. Beklemeden arabaya binip merkeze doğru gitmişlerdi. Eray ön tarafdan Irem'e doğru bakıp " Boynuna kadar gelmiş." demişti. Gece Eraya bakıp " Sen sadece boynundakini görüyorsun ama ben onun kolunu tutuyorum karnında da var." Irem korktuğu halde onlara belli etmemeye çalışmıştı ama sadece gözlerine bakarak bile ne kadar korktuğunu anlatmaya yetiyordu. Merkeze geldiklerinde hızlıca giriş yapıp Ustanın odasına gitmişlerdi. Usta her zaman ki gibi bacaklarını bağdaş yapıp taburesinde gözleri kapalı bir şekilde oturmuştu. Sesleri duyduğunda gözlerini açıp onlara bakmıştı. Gözleri ilk hızlı hızlı ve zar zor nefes almaya çalışan Ireme kaymıştı. Boynundan gelen beyaz ışığa baktığında ne olduğunu anlaması zor olmamıştı. Yerinden kalkıp "Basilisk odasına gidelim. Orda kontrol etmemiz daha iyi olur. Odamın savaş alanına dönmesini istemiyorum." demiş ve odadan çıkmıştı. Eray Ireme bakıp yürümekte zorlandığını anlayınca yavaşca kolunun altına almıştı. Gece Iremi Eray'a bırakıp peşlerinden gitmeye başlamıştı. Usta Basilisk odasına girdiğinde Gece içeri hızlıca gecerek ışıkları açmıştı. Işıklar açıkladıktan sonra Eray Iremi odanın ortasına doğru götürmüştü. Usta odadaki her seferinde kırılmaktan son anda kurtulan kanepeye oturup onlara bakmaya başlamıştı. Eray ne kadar Iremi tutsa bile ayakları birbirine dolanıp yere çökmek zorunda kalmıştı. Eray kolunda olduğu için düşüşünü yavaşlatmıştı. Irem'in yanına çöküp " Iyi misin. Acıyan bir yerin var mı?" diye sormuştu. Irem zar zor aldığı nefeslerin arasından " Ha hayır iyiyim." diye konuşmuştu. Usta Irem'in yanına gelip Eray'ı onun yanından uzaklaştırmıştı. Eray Ustaya karşı koymak için tekrar Irem'in yanına doğru ilerlemişti ama Usta onu tekrar durdurup Ege'ye onu tutmasını söylemişti. Usta tekrar yerine oturup Irem'i izlemeye devam etmişti. Gece, Eray ve Ege şaşkın bir şekilde Ustaya bakıp bir sey yapmasını beklemişlerdi ama Usta hiçbir şey yapmamıştı. Eray pes ederek " Bir şey yapmayacak mısınız?" diye sormuştu. Usta hayır anlamında kafasını sallayıp " Bekle." demekten başka bir şey yapmamıştı. Irem ellerini yere koyarak kalkmaya çalışmıştı ama önceki denemeleri gibi başarısız olup tekrar iki büklüm yere düşmüştü. Kendini her kastığında kemiklerinin eriyormuş gibi hissettirmesi korkusunu iki misli arttırmıştı. Her seferinde daha çok güç kaybettiğini düşündüğü için kendini yere bırakıp nefeslerini düzenlemeye çalışmıştı. Içinden sürekli " Nefes al nefes ver." diye kendine komut vermeye başlamıştı. Son kalan gücünü kullanarak kollarını bacaklarına sararak kafasını dizlerine doğru iyice çekip kabuğuna çekilen salyangoz gibi yuvarlak olmuştu. Eray daha fazla dayanamayıp Ege'nin ellerinden kurtulup kapıya doğru ilerlemişti. " Şifacıları çağırmaya gidiyorum. Irem zaten hassas resmen güç patlaması yaşamasını bekliyoruz." Kapının önüne geldiğinde Usta kendi su elementini kullanarak Eray'ı geriye doğru geçmeye başlamıştı. Eray karşı koymaya çalışsa da gücü yetmemişti. Usta ne kadar yaşlı olsa da çok fazla deneyim sahibi birisiydi. Usta Eray'ı tekrar Ege'nin yanına çekip orda tutmaya başlamıştı. Gece duvara sinmiş ne yapması gerektiğini düşünürken Ege sadece olduğu yerde donmuş gibi Ireme bakmıştı. En sonunda Ege de duramayıp Ustanın yanına gitmiş " Ona yardım etmemiz gerekmez mi?" demişti. Usta bir cevap vermeden Ireme bakmaya devam etmişti. Eray da Irem ve Gece gibi yere çöküp kafasını yere eğmişti. Irem uzun süredir devam ettirdiği nefes komutalarına devam etmişti. Biraz öncekine kıyasla daha kolay nefes almaya başlamıştı ama hala yerinden kalkmak veya hareket etmek için kendine güç bulamamıştı. Hafifçe açtığı gözlerinden sadece vücudundan yayılan beyaz ışık dışında bir şey görememişti. Beyaz ışık gözlerini açılmaya başladığında gözlerini kapatıp nefesini düzenlemeye devam etmişti. Kemiklerinin tamamen eridigini düşünmeye başlamıştı. Artık gözlerinden yaş gelmeye başladığında ellerini dizlerine iyice sarmıştı. Gözlerini kasmayı bırakıp zihnini boşluğa bırakmıştı. Irem kendini bıraktıktan sonra vücudundan yayılan beyaz ışık şiddetini arttırıp daha göz alıcı bir hale gelmişti. Irem'in vücut ısısı sürekli olarak artmaya ve bayılacak gibi hissetmeye başlamıştı. Eray kafasını yerden kaldırıp Ireme baktığında onu görememişti. Onun yerine yerde yuvarlak bir şekil almış beyaz devasa bir yılan duruyordu. Yılanlardan korktuğu için yerde geriye doğru sürüklemişti. Geri geri giderden duvarın dibindeki Gece'ye çarpmıştı. Gece kafasını kaldırıp Eray'a baktığında Eray eli ile beyaz yılanı göstermişti. Gece yerinden kalkıp Ustanın yanına doğru gitmişti. Usta hiçbir tepki vermeden karşısındaki dev yılana odaklanmıştı. Ege'nin de ondan farkı yoktu. " O o Irem mi?" demişti Gece sesinin titremesine engel olamayarak. Usta konuşmak yerine sadece kafa sallamış ve ayağa kalkmıştı. " Bir kaç saate kadar uyanır. Onu yanlız bırakmayın." demiş ve odadan çıkmak için yürümeye başlamıştı. Gece olduğu yerden hareketlenerek Eray'ın yanına gidip onu yerden kaldırmıştı. Ege'nin yanına Ustanın az önce oturduğu yere oturmasını sağlamıştı. Ege de onların yanına oturduktan sonra gözlerini ayırmadan dev beyaz bir yılana dönüşmüş olan Ireme bakmaya devam etmişlerdi. " Harika." Gece beyaz yılana büyülemiş gibi bakmaya devam etmişti. Ege kafasını Gece'ye doğru çevirip "Sende bir yılansın." demişti. Gece kafasını sallayıp " Evet ama beyaz yılanlar nadir bulunur daha önce bizim gibi güçleri olan beyaz bir yılan gördün mü?" diye açıklama yapmıştı. Ege kafasını sallayıp " Gerçekten de hiç görmedim sen siyaha yakın bir renktesin." demişti. Eray korkmasına rağmen odadan çıkmayıp olduğu yerde oturmaya devam etmişti. " Ben acıktım atıştırmalık bir şeyler getireceğim bir şey istiyor musunuz?" demişti Ege yerinden kalkıp. Gece biraz düşündükten sonra "Çekmecelerde kubuk kıraker olacaktı ondan getirir misin." demişti. Ege kolunu kaldırıp eli ile Gece'yi işaret ederek " Çubuk kıraker ve yanındaaaa. " Gece de Ege gibi yapıp "Daninooooooo." diye hafiften bağırıp yumruk tokuşturmuşlardı. Ege kapıdan çıkıp gittiğinde Gece geriye doğru yaslanıp kanepeye iyice kurulmuştu. " Ne zaman düzelir?" Eray kafasını çevirmeden Gece'ye soru sormuştu. Gece biraz düşünüp " Merak etme başta bende paniklemiştim. Irem bizden farklı eminim ki diğer güçlerde de farklılıkları olacak. Basilisk olmak zor değil ama Irem ilk kez deniyor ve onun için tehlikeli bu yüzden bu kadar tepki göstermiş olmalı." diye açıklamıştı. Eray kafasını sallayıp " Sanırım haklısın." demişti. Ardından kapı açılınca ikisi bir kapıya doğru bakmışlardı. " Aman tanrım bu da ne böyle?" demişti Cansu içeri girer girmez. Gece Cansu'nun yanına gelip " Selam." dedikten sonra onu içeri çekip kapıyı kapatmıştı. Cansu Irem'e doğru biraz yaklaşıp " Ege dediğinde bu kadar beklemiyordum. Sizin gibi sanıyordum ama bu daha büyük. Hem neden haraket etmiyor?" diye sormuştu. " Uyuyor dönüşürken fazla zorlandı. Ege sana söylemedi mi?" diye sorduğu an kapı yeniden açılmış ve içeri Cansu'nun ikizi olan Can ve Ege girmişti. " Ege'nin ona söylemesine fırsat vermeden buraya koştu bilmemesi normal." demişti Can. Gece kaşlarını çatıp " Sen beni nasıl duydun." diye sormuştu. Can Gece'nin önüne geçip " Sen Cansu'ya sordun içeri geldiğimde sevgili kardeşim senin soruna cevap aramaya çalışıyordu." demişti kollarını birbirine kilitleyip. Gece kaşlarını kaldırarak " Anladım." demişti. Ege elindekileri kanepenin önüne getirip oraya koyduktan sonra odanın için de bulduğu iki üç tabureyi alıp kanepenin önüne getirmişti. Gece ve Can Ege'nin getirdiklerini açtıktan sonra Can elini Eray'ın omuzuna atıp " Rahat ol o iyi." demişti. Eray hiç bozuntuya vermeden " Biliyorum sadece Usta onu bize emanet etti ve, ve o çok korumasız." demişti. Eray taburenin üzerindeki çubuklardan iki tane alıp çilekli danino dolu kaseye batırıp yemeye başlamıştı. Gece Eray'ın yemeye başladığını gördüğünde hemen o da yemeye başlamıştı. Hızlı yediği için boğazına takılınca bir iki kez öldürmüştü. Cansu Ege'nin getirdiği içeceklerden birini açıp ona uzatmıştı. Can Geceye bakıp "Sakin ol bogulacaksın." demişti. Gece durmayıp biraz daha yavaşladıktan sonra yemeye devam etmişti. Ege onun bu davranışına gülüp " Eray ilk lokmasını aldı bitirecek diye korkuyor." demişti. Gece ağzı dolu bir şekilde Ege'ye dönüp "Yok öle bişey." diye söylenmişti. Eray Gece'ye bakıp güldükten sonra gözlerini tekrar Ireme doğrultmuştu. Ege tabureden inip yere oturduktan sonra sırtını kanepeye yaslamıştı. Eline aldığı kutu koladan icip " Kaç saat oldu?" diye sormuştu. Cansu kolundaki saate bakıp "Çoktan bir saat olmuş bile. Tam olarak ne zaman uyanacak?" diye sormuştu. Aralarında bu gücü bilen tek kişi Gece olduğu için herkes ona baktığında omzunu kaldırıp "Bilmiyorum bir iki saate düzelir sanırım ben ilk basilisk olduğumda sadece yarım saat böyle uyumuştum. " demişti. Eray kafasını geriye doğru atıp kanepeye yaslamıştı. Gece ve Cansu gelen atıştırmalıklardan yemeye devam etmişlerdi. Gece alına gelen şeyle yerinden kalkıp Eray'a bakmıştı. Eray birinin ona baktığını hissettiğinde kafasını kaldırmıştı. " Hadi ona dokunalım." demişti Gece heycanlı bir şekilde. Eray kaşlarını çatıp Geceye baktıktan sonra hayır der gibi kafasını sallamıştı. Gece de Eray gibi kaşlarını çatıp " Ne demek hayır fotoğrafını bile çekmedik. Ya sorarsa nasıldım diye dur ben birkaç tane çekeceğim." demişti. Gece telefonunu çıkartıp bir çok açıdan birçok fotoğraf çekmişti. Irem'in beyaz yılan derisine dokunduktan sonra tekrar yerine geçmişti. Saatler birbirini kovaladıktan sonda Can ve Cansu terkar kendi odalarına gitmişlerdi. Ege odadaki çöpleri toplayıp çöp poşetini çöpe koymuştu. " Hadi uno oynayalım." Irem hissettiği garip duygular için de gözlerini açmıştı. Seslerin geldiği yere doğru baktığında Eray, Gece ve Ege'nin yerde oturduklarını görmüştü. Kafasını biraz daha çevirip onlara bakmaya devam etmişti. Ellerini kollarını dahası vücudunu hissedemiyordu. Sadece kafasını çevirdiğini fark etmişti. Eray ve diğerleri gözüne küçücük görünmeye başlamıştı. " Iki kart çek." " Dört kart çek." " Aaa sekiz kart çek." " On iki kart çek." " Ne ciddi olamazsın lanet olsun." " On iki kart seni bekliyor acele et." " Bir. Bu oyundan nefret ediyorum. Iki. Daha sizinle oyun felan oynamam. Üç, dört, beş, altı, yedi, sekiz, dokuz, on, on bir, on iki." " Heheh demek ki neymiş Gece ile uno oynamaman gerekiyormuş." Ege kağıtları yere attıktan sonra Ireme doğru bakmaya başlamıştı. Irem'in onlara doğru dönük olduğunu ve gözlerinin açık olduğunu görünce Eray'ın dizine hızlıca vurmaya başlamıştı. Eray oturduğu kanapeden kafasını kaldırıp "Rahat bırak zavallı dizimi." demişti. Ardından Ege'nin baktığı yere baktığında iki kocaman yeşil gözün onlara doğru bakıp ara ara çatal benzeri dilin dışarı doğru haraket ettiğini görmüştü. Gece de onlara bakıp gördükten sonra oturduğu yerden kalmış ve Ireme doğru yaklaşmıştı." Iyi misin beni duyabiliyor musun?" demişti. Irem duyduğu halde ona cevap veremediğinde korkmaya başlamıştı. Gece elini Irem'in üzerine koyup "Korkma yılana döntün bu yüzden cevap veremiyorsun. Şimdi seni tekrar insana dönüştürmemiz gerek." demişti. Ege Gece'nin yanına yaklaştığında Eray hala geride durmaya devam etmişti. Gece Iremden biraz uzaklaşıp " Beni dinle yılana dönüşürken yaptığın şeylerin tersini yapacaksın. Insan olduğunu düşün." demişti. Irem gözlerini kapatıp bir süre kendini zorlandığında aşağı doğru düştüğünü hissedip gözlerini açmıştı. Aşağı baktığında gerçekten de odanın tepesinden yere doğru düştüğünü görmüştü. Ege Iremi yakalamak için düşeceği yere güçlerini kullanarak su koymuştu. Irem çok geçmeden suyun içine düşünce Ege suyu yavaşca azaltmıştı. Eray onların yanına giderek üstü ıslanmış Ireme bakmaya başlamıştı. Gece Iremin yanına gelip onu yerden kaldırmıştı. Kanepenin üzerine oturmasını sağladıktan sonra Irem'in yüzüne gelen saçları çekmeye başlamıştı. Eray Irem'in yanına gelip yere diz çökmüştü. "Iyi misin acıyan ağrıyan bir yerin var mı?" Irem kafasını hayır anlamında salladıktan sonra " Sadece acıktım." demişti. Ege yanlarına gelip "Ben birşeyler getirebilirim bekleyin beni." demiş ve koşarak odadan çıkmıştı. Gece Eraya bakıp " Üzeri ıslak odama götürelim üşütüp hasta olmasını istemiyorum." demişti. Eray onu kucağına alıp Gece'nin odasına götürmek için ayağa kalkmıştı.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE