Buz Gezegeni

2021 Kelimeler
Irem dediği şey üzerine yanındaki koruyucu "Sebep nedir peki?" diye sormuştu. Irem yönünü tamamen yanındaki koruyucuya dönüp "Anneannemi aramak için." demişti. Koruyucu biraz düşündükten sonra "Tek başına mı gideceksin? Tam olarak 83 tane gezegen var." diyerek salondaki koruyucuları göstermişti. Irem de onlara bakarak "Evet yapabilirim onu bulabilirim." demişti hevesli bir şekilde. Koruyucu Irem'e bakıp "Diğerlerini ikna etmen gerek. Buna ben tek başıma karar veremem." demişti. Irem hemen kafa sallayıp "Tamam beni anlıyorlar değil mi?" diye sorduktan ve olumlu cevap aldıktan sonra "Ben ben sizden izin istiyorum gezegenlerinize girmeme izin verin lütfen çünkü anneannemi bulmam gerek. Onu ben bulabilirim lütfen izin verin." demişti hem kendinden emin hemde heyecanlı bir şekilde. Içlerinden kızıl saçlı kız gibi kırmızı olan biri elini kaldırıp "Bu zamana kadar ortaya çıkmadı emin değilim ama ölmüş olabilir." demişti Irem ona cevap olarak "Olsun dirisi yoksa ölüsünü bulayım lütfen izin verin." demişti. Içlerinden ten rengi mavi gözleri sadece koyu mavi olan da diğeri gibi el kaldırarak "Ben izin veriyorum. Ama gezegene zarar vermeyeceksin." demişti ilk izin veren kişi olarak. Onun arkasından diğer kişiler de sırayla cevap vermeye başlamıştı. "Aynen zarar gelmediği sürece bende izin veriyorum." "Bende" "Bende" Iki gezegen dışında bütün gezegenlerden izin alındığında ilk izin veren kişi atılıp "Hadi ama Cris izin ver kıza." demişti izin vermeyen Exo gezegeninin koruycusuna hitaben. Irem adının Cris olduğunu öğrendiği koruyucuya bakmıştı. Cris kafasını sallayıp "Hayır onu tanımıyorum girip gezegenimi mi kurcalasın." demişti. Irem ısrar edip "Hiçbir şeye zarar vermeyeceğim lütfen." demişti fakat Cris net bir şekilde "Hayır." dediğinde susmakla yetinmişti. Irem'in yanında duran koruyucu Irem'e bakıp "Evet İrem izinleri aldığına göre ben gezegen kodlarını sana ulaştırırım. Ve bide tek gitme yanına 6 kişi daha al. " demişti Irem onayladıktan sonra koruyucu gitmesi için izin vermişti. Irem odadan çıkıp Eray'ın olduğu yere geldiğinde Eray'ın bir sağa bir sola sürekli gidip geldiğini görmüştü. Bir iki kez seslenmesine rağmen duymayınca "Eeeeerrrrraaaaaayyyyy." diye biraz yüksek sesle çağırmıştı. Eray durup Irem'e baktıktan sonra yanına gelip "Sonunda çıktın. Ne oldu ne dediler." diye sormuştu. Irem " Merkeze dönelim açıklarım." dedikten sonra geldikleri gibi portala girip merkeze geçmişlerdi. Irem herşeyi Eray'a anlattıktan sonra Irem'i eve gitmişti. Irem eve geldikten sonra yanına bir valiz hazırlamıştı içine yetecek kadar şey koyduktan sonra bir de sırt çantası hazırlayıp içine her zaman kullandığı bir iki defteri ve bir kaç parça eşya koyduktan sonra dolaba koymuştu. Bir iki saat sonra Irem'in telefonuna Eraydan mesaj gelmişti. Eray; * Koruyucu Irem Su Yılmaz Diğer gezegenlerle gidiş kodlarınız alınmıştır! Sizin dışınızda sadece 6 kişi gelebilir. Diğer gezegenlerde sorun çıkarmamaya özen gösterin lütfen. Bizim gezegenimiz dışında 81 gezegene gideceksiniz. Üzgünüz ama 2 gezegen izin vermiyor. Izin veren gezegen kodları: Ice planet : 00.psy pyh1 Sky planet: 01.bs amy7 Love planet: 02.evrglw frvr6 Forest planet:03.eo eol9 Balloon planet: 04. Srtykds sty8 Candy planet: 05.bp blk4 Baby planet: 06.twc oce9. . . .... Her gezegende sadece bir hafta kalabilirsiniz. Her gezegenlerde size rehberlik edecek deneyimli 4 kişi bulunacaktır. Diğer gezegenlere gittiğiniz zaman zaman sapması olduğu için oradaki bir hafta dünyamızda beş dakikaya eş değerdir. Yarın 11.00'de yola çıkabilirsiniz. Ve kaç kişi gideceğinizi isimleri ile bize bildirin lütfen. Iyi yolculuklar. Mesaj geldikten sonra Irem Eray'ı arayıp gelen bilgiler hakkında konuşmuşlardı. Irem'in annesi ve babası geldiğinde vedalaşıp telefonu kapattıktan sonra Irem onların yanına gitmişti. Babası bir süre onlarla oturup uyumak için yanlarından ayrıldığı zaman Irem annesine biraz daha yaklaşıp. " Biraz konuşabilir miyiz?" demişti. Annesi merakla onayladıktan sonra Irem söze başlayıp " Anneannem kayıp mı oldu yoksa gerçekten öldü mü?" diye soru sorduğunda annesinin gözleri kocaman açılıp şüphe uyandırır bir şekilde " Anneannen öldü ya kızım." demişti. Irem bir elini annesini dizine koyup " Anne bana yalan söyleme. Athena'nın koruyucu olduğunu ve kaybolduğunu biliyorsun değil mi?" diye sormuştu. Annesi Irem'e üzgün bir şekilde bakıp " Sende koruyucusun değilmi? " diye soruya soru ile karşılık vermişti. Irem boynundaki kolyeyi sweatının altından çıkarıp annesine göstermişti. Annesinin gözünden bir damla yaş süzüldükten sonra Irem'e bakmadan "Koruyucu olduğun günden beri yaptığın her şeyi biliyorum. Eray'ı ve diğerlerini merkezin yerini Ustayı. Kazandığın savaşı ve istediğin ödülü." demişti. Irem duyduğu şey ile hızla ayağa kalkıp " Ne!" diye bağırmıştı. Sonra yatak odasına doğru bakıp babasından ses gelmeyince tekrar yerine oturmuş ve " Ne demek her şeyi biliyorum anne biliyorsan bana neden demedin ben size yalan söylüyorum diye kendimi ne kadar kötü hissettiğimden haberin var mı?" diye yakınmaya başlamıştı. Annesinin gözünden bir kaç yaş daha süzülmeye devam etmişti. " Irem bende sizden biriyim benim gücüm de Fenrir." demişti Irem anlamamış gibi kaşlarını çattığında "Fenrir gökyüzünde zincirli halde bekleyen devasa boyutta bir kurttur. Kahinler tarafından Odin'i yutarak öldüreceği kehanet edildiği için zincire vurulur. zincire vurulduğu sırada dövüş tanrısı, Tyr'in sağ kolunu koparttığı söylenir. Marvel çizimlerinde ve animelerinde yaratığa dair daha detaylı bilgiler bulunmaktadır. Efsaneye göre Ragnarok'ta Odin'i öldüreceği günü beklemektedir. Tabi bunlar sadece efsane." diye açıklama yapmıştı. Irem annesine şaşkın gözlerle baktıktan sonra " Hala inanamıyorum. O zaman benim diğer gezegenlere gideceğimden haberin var değil mi?" diye sormuştu. Annesi onayladıktan sonra " Evet lütfen kendinize dikkat edin." dedikten sonra Irem'e sarılıp saçlarından öptükten sonra yatak odasına doğru gitmişti. Irem oturduğu yerde az önce konuşulanları tekrar tekrar düşünüp kendi odasına doğru gitmişti. Ertesi gün merkeze gittiklerinde Irem diğerleriyle konuşmuştu ve Gece, Cansu, Can, Ege ve Eray ile birlikte bir kişi eksik olarak Ustaya isimlerini vermişlerdi. Eray hala yanlarına yani portal odasına gelmediğinde Can ona bakmak için gideceği sırada kapı açılmış ve Eray elinde bir valiz ile birlikte gelmişti. Can Eray'a bakıp " Nerdesin olum sen?" diye sormuştu. Eray masum masum onlara bakarak "Hazırlanmam uzun sürdü." demişti. Gece ordan Eray'ın dediğine gülüp "Kız mısın sen hazırlanması uzun sürmüş müş?" demişti dalga geçer bir tonda. Eray Gece'nin dediğine "Belki kızım Gece nerden biliyorsun." diye cevap verdiğinde Ege fırsattan istifade "Aç göster lan." demişti Eray ve diğerleri Ege ye baktığında Eray "Yok artık Ege daha neler. Hem biz beraber büyüdük gerizekalı sanki hiç görmedin." demişti. Kızlar birbirine bakıp hepsinin aklından " Ben nerden düştüm buraya." düşüncesi geçerken Usta yanlarına gelip onlara diğer gezegenlere gitmeleri için portalı nasıl hazırlayacaklarını "Evet ilk önce buna basacaksınız bu tuş diğer gezegenlerle bağ kurmanızı sağlayacak. Sonra şu yanındaki pembe tuşa basıp gezegen kodunun giriş yerini açacaksınız. Sonra gezegen adını ve kodunu şu ortadaki klavyeyi kullanıp yazın tekrar pembe tuşa basıp kodu aktif hale getirmeniz gerek." diyerek tek tek anlatmıştı. Ardından biraz nasihat verip onları bekleyen şeyler hakkında hazırlıksız yakalanmamaları için Irem'e diğer gezegenler hakkında bilgi veren kalın bir kitap vermişti. Ilk gezegene gidilen kodu yani "Ice planet : 00.psy pyh1" girdikten sonra portal bordo renk olup dönmeye başlamıştı. Vedalaştıktan sonra hepsi portalın içine girmişti. Irem girdikten sonra Ustanın ona verildiği kitabı açıp gidecekleri ilk gezegen olan buz gezegenini okumaya başlamıştı. "Irem dışından okusan da bizde duysak." Irem Can'ın seslenişiyle irkilip "Üzgünüm." dedikten sonra sesli bir şekilde okumaya başlamıştı. "Ice planet 30.400.000 kişilik nüfusa sahipler. Orda yaşayanlara icy denir. Gezegendeki sıcaklık oranı genellikle -20° derecenin altında olur. Gezgende bir çok şey buzdan meydana gelir. Cana yakınlardır ama onları üzmek yada sinirlendirmek gibi hatalara asla düşmeyin çünkü çığlıkları kendi gezegenlerinden olmayanları kötü yönde fazlasıyla etkiler. Geneli balık etlidir zayıflar çok nadir görünür. Ve daha bir sürü şey var." dedikten sonra kitabı kapatıp onlara bakmıştı. Ege enerjik bir şekilde "Sırf meraktan onları sinirlendirmek istedim." demişti Ege'nin dediğine Gece "Saçmalama Ege ben sağır olmak istemiyorum." demiş ve Can'ın arkasına doğru gitmişti. Ege Gece'ye bakıp "Tamam ya ne kızıyorsun." dedikten sonra önüne dönmüştü. Gördüğü şey ile Arkadaşlar geldik sanırım." demişti. Diğerleri de o yöne baktıklarında önlerinde bordodan biraz daha koyu bir yer görmüşlerdi. Oraya doğru ilerlediklerinde çıkışın orası olduğunu anlamaları uzun sürmemişti. Portaldan geçtikten sonra onları beyaz renkte, uzun üç dişli çatallarla bekleyen dört kişi olduğunu görmüşlerdi. Hepsi ilk başta durup onları incelemeye başlamışlardı. Karşılarındaki kişiler açık mavi tenli gözleri aşırı koyu lacivert renkte olması üstelik burunları yerine çizgi şeklinde iki delik olması onların çok fazla dikkatini çekmişti. Incelemeye devam ettiklerinde saçlarının tek renk turkuaz olduğunu ve tepeden küçük bir tutam bağlı olduğunu geri kalan yerlerin kel olduğunu görmüşlerdi. Giydikleri kıyafetler kahverengi ceketten ve yine kahverengi dizlerinde biten şort tarzı bir şeyden ibaretti. Ayakkabıları yoktu yani ayakları çıplaktı. Elleri ve ayaklarında tırnak yoktu. En öndeki bir adım öne çıkıp onlara bakmaya başlamıştı. Olduğu yerde durup arkasına döndükten sonra anlamadıkları bir şeyler dedikten sonra icy'ler giydikleri ceketten küçük kutular çıkarıp onlara vermişlerdi. Irem içine baktığında yine mavi renkte hap görmüştü. Diğerleri ile bakıştıktan sonra onların da şaşkın şaşkın birbirilerine baktıklarını görmüştü. Ege hap'ı eline alıp ağzına attığında herkes bir an endişelensede bir süre geçtikten sonra Ege kötü bir tepki vermeyince onlar da içmişti. Hapları içtikten sonra karşılarındaki icy "Bize güvenip hap'ı kullandığınız için teşekkür ederiz. Kullandığınız şey bizim ile iletişime geçmeniz içindi aynı zamanda bu gezegenin hava şartlarına dayanabilmeniz için gerekliydi." diye hap'ın ne işe yaradığını anlatmıştı. Irem kafa sallayıp diğerlerine baktığında Ege'nin derin bir nefes aldığını görmüştü. Bu yaptığına gülüp tekrar icy ye bakmıştı. Icy onlara kapıyı doğru gösterip "Bizimle gelin sizi gezegenin kurucusu ile tanıştıracagız." demişlerdi Irem onaylayıp "Tamam hadi gidelim." dedikten sonra kapı görünümlü yere doğru gitmişlerdi. Hepsi çok heyecanlıydı. Onları karşılayan dört kişi Iremgilin etrafına geçip ilerlemeye devam etmişlerdi. Bulundukları yerin çıkışına geldiklerinde etrafı incelemeye başlamışlardı. Fazlasıyla uzun buz renginde binalar ve havada farklı şekillerde aletlerin üzerinde ucan icyler görmüşlerdi. Balkon gibi geniş bir yere geldiklerinde önlerine siyah ve yakut yeşili renginde yuvarlak şekilde yerden biraz yüksekte olan kaykay görünümlü aletler görmüşlerdi. Yanlarında gelen icylerden biri yuvarlak renkli şeyin üzerine çıktığında yukarı doğru yükselmişti. Yönünü Iremgile doğru dönüp "Bunlar bizim ulaşım aracımız değişik şekilde olanları da bulunuyor. Bunlar tek kişilik en fazla 30 kişi taşıyanları da var." diye kısaca anlatmıştı. Can öne doğru bir adım atıp "Bunlara mı binecegiz?" diye soru sormuştu. Yanında bulunan bir icy "Evet kipo Can. Sizi koruyucuya bunlar ile götüreceğiz. Koruyucumuz hem size kendi gezegenimizi tanıtmak hemde yeni aktiviteler denemenizin iyi olacağını düşündü." demişti. Can anladım dermiş gibi baktıktan sonra "Kipo bir dakika adımı nerden biliyorsun?" diye panikle sormuştu. Icy Can'ın verdiği ani tepki ile küçük bir gülümseme sunup "Adınızı gezegenin kurucusundan öğrendik burda olduğunuz sürece sizi koruyup bilgi vereceğiz. Bir nevi sizin rehberiniz olacağız. Ve kipo ya gelirsek bu gezegende erkeklere kipo kızlara yupo denir. Sizin deyimizinle neydi. Hatırladım sizin deyminizle bay ve bayan oluyor." diye açıklama yaptıktan sonra kalan icyler de yuvarlak ulaşım araçlarına binmişlerdi. Gece onlara yupo ve kipo olarak seslenen icy ye bakıp "Sadece ismimizi kullanabilirsiniz." demişti. Içlerinden biri öne çıkıp "Hayır kullanamayız yeni tanıştığımız kişiye üç gün kipo yada yupo olarak hitap etmeliyiz. Bu bizim değerli saygı kurallarımızdan birisidir." demişti. Gece kafa sallayıp "Anladım peki bu araçları nasıl kullanacağız?" diye herkesin aklındaki soruyu sormuştu. Icy anlatmak için "Üzerine çıkın lütfen." dediğinde herkes ona uyup araçların üzerine çıkmışlardı. Sürekli sallanıp duran aracın üzerinde herkes dengesini sağladıktan sonra ayaklarına emniyet kemeri tarzında bir şey dolanmıştı. Icy küçük örnekler vererek "Ne tarafa gitmek isterseniz o tarafa ağırlık vermeniz gerek. Hızlı öğrenirsiniz çok kolaydır. Yükselmek istediğinizde sağ ayağınızla iki defa yavaşça araca vurmanız yeterli. Alçalmak için de sol ayağınızla aynı şeyi yapacaksınız. Ileri gitmek istediğinizde ileri doğru yönelin." diyerek anlatmıştı. Cansu icy konuştuktan sonra "Ama kemer var nasıl haraket ettireceğiz?" diye soru öne sürmüştü. Icy Cansuya bakıp "Güzel soruydu Yupo Cansu. Kemerler esnek ve sağlam üzerinde yürüseniz de düşemezsiniz merak etmeyin." dedikten sonra ilk haraket ettirmeyi deneyen kişi Irem olmuştu. Herkes uçan araçları kullanmaya alıştığında gidecekleri yere doğru yol almaya başlamışlardı. Bir süre sonra araçları kullanması hepsine kolay gelmeye başlamıştı. Mavinin her tonunun olduğu şehre hayranlıkla bakmaya başlamışlardı. Küçük evlerden ziyade birçok gökdelen görmüşlerdi. Çevredeki insalar yeni geldikleri için onlara ilgi ile bakmaya başlamışlardı. Yaklaşık yarım saat ilerledikten sonra saray görünümlü bir yere gelmişlerdi. Yere indiklerinde herkes sırayla içeri girmişlerdi. Eray hayranlığını belirtir şekilde "Gerçekten çok güzel." demişti. Yanlarındaki icylerden biri "Burası bizim sarayımız burada koruyucu ve ailesi kalıyor. Ayrıca yüksek rütbe askerler ve halkımızdan durumu kötü olan ve ailesiz olan kişiler de kalıyor. Sizde misafirimiz olarak burda kalacaksınız." dedikten sonra Irem icye soru olarak "Kurucuyu ne zaman göreceğiz peki?" diye soru yöneltmişti. Saray görünümlü yürüdükleri yerde belli bir uzaklıkta birçok oda kapısı görmüşlerd. Bir yandan yürümeye devam edip bir yandan da merakla incelemeye devam etmişlerdi. Yürümeye devam ettiklerinde bastıkları yerden kar'ın ezilme sesleri gelmeye başlamıştı. Büyük bir kapının önüne geldiklerinde önce kapıya vurmuşlardı içeriden ses gelince kapıyı açıp içeri girmişlerdi yanlarında gelen icylerin iki tanesini dışarıda kalıp ikisi yanlarında geniş odaya girmişlerdi.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE