TANRILAR SUNAĞI 18

686 Kelimeler
"Harikasın Waner böyle devam et" Bu durumdan kurtulma şansını Waner tarafından elde edeceğini bilmiyordu. Gerçekten cennet onu terk etmemiş olmalı. Kahir homurdanarak artık Waner ve Akai ile ilgilenmedi. Gözleri ihtiyarın üzerinde tuttu. "Iyi görünüyorsun" İhtiyar otuz iki dişini gösterecek kadar sırıttı. Neden ikisine karşı olan tavırlar bu kadar farklıydı? Akai haksız hissetmeden edemedi. Benzin istasyonunda ki kısa mola kalan benzini ve yiyecekleri yükleyebiliceği daha büyük araba bulmakla tamamlandı. Arabayı süren kişi Kahir'di. İhtiyar ön koltukta oturuyordu Waner, kız kardeşi Amber ve Akai arka koltuktaydı. Akai tüm beynini Kahir'in fırsat bulduğunda onu sıkıştıracağı sorulara yoruyordu. Nasıl bu denli bir bela çekmişti? Gerçekten de hiç bir temas istememişti. Uzun boylu figürü altın rengi gözlerini daha keskin görünmesine neden olan siyah kaşlar beyaz alnını kapatan gece karası saçlar... Poster çocuğu olamaya daha uygundu. Bedeni ne çok kaslı ne de cılızdı. Dinç vücudu yüzünün kemikli yapısı nedeniyle karizmatik bir duruşa sahipti. Akai kendi dünyasında yaşasa oyuncu olmak adına yeterince yakışıklı olduğunu düşündü. Üstelik oynayacağı roller beyninde belirlenmişti. Zorba genç Prens karanlık yönü olan bir CEO yada yakışıklı kötü adam... Düşüncelerinin kaydığı yönü durdurmak adına başını sallayıp alnına masaj yaptı. Arabada ki sessizlik öncesine göre farklıydı. İhtiyar durmadan keyifle konuşuyor bazen gözleri arabada ki aynadan Akai'nin üzerine düşüyor yüzünde ki düşünceleri belli olmasa da gözleri neden ikisinin birbirinden habersiz olduğunu soruyor gibiydi. Daha önce Akai ile konuştuğunda Akai'nin Kahir'i çok iyi tanıdığını hissetmişti bu hissinde yanılmış mıydı? *** "A şehrine gitmeden önce F şehrinden geçmemiz gerekecek " Waner haritaya bakarken sıkıntı bir hale büründü. Ölü yürüyenlerin en yoğun olduğu yerler şehirlerdi. Akai üzerine odaklanmış bakışlardan kaçmak adına haritayı alıp Kahir'in görüş alanını kapatacak şekilde açtı. " Şurada ki nehri takip edebiliriz. Suya çok yaklaşmazsak şehrin kıyısından F şehrinden geçebiliriz ancak..." Akai F şehrinde alması gereken bir şey daha doğrusu biri vardı. Nulla oda Kahir gibi bir karakterdi ancak onun yoldaşı değildi. Ölmek üzereyken Kahir'in düşmanları tarafından kurtarıldı. Iyi bir kahramanlık öyküsü gibi dursa da bu hikaye biraz acımasız işledi. Sekiz yaşında kız çocuğuna tecavüz eden bir grup adam içinde kapana kısılmıştı. On üç yaşına yani beş yıl sonra ise Kahir'in karşısına succubus güçlerini elde etmiş bir baştan çıkarcı İblis olarak çıkmıştı. Ahlaki açıdan oldukça berbat bir rakip edinmişti. Kahir'in bilmediği şey Akai Nulla'yı kurtardığında oyunda en güçlü destek karakter edinmesi oldu. Mistik gücü insanların ve hatta canavarların ruh halini etkileyecek kadar güçlü olmuştu. Öyle ki savaşta düşman birden korku ile geri döner kaçar duruma gelebiliyor yada tehlikeli yaratıklar yanında şarkı söylesen bile bağırarak uyanmıyordu. Akai hayatta kalmak adına bu kıza ihtiyacı vardı. "Ancak ne kadar erzak toplasak o kadar iyi. Büyük kamyonları doldurarak ilerlemek A şehrine vardığımızda hem etkimizi artırır hemde insanların daha uzun süre hayatta kalmasına olanak sağlarız." Mantıklı açıklamayı bıçak gibi kesen Kahir oldu. "Bundan önce hayatta kalmamız gerek" Bu gerçek açıkladığında Akai'nin planı için uzun uzun konuşarak elde ettiği olumlu bakış bir anda tersine döndü. Neden ya neden kahramanlar kahraman gibi olmuyor da bu kadar sinir bozucu oluyor. "Tabi oraya gerçekten gitmemiz için önemli bir neden yoksa..." Kahir'in sözlerinde ki şüphe sözde kız kardeşine yöneltilmişti. Akai haritayı önünden çekip soğuk gözlerle yüzleşti. "Asıl hayatta kalmak için gitmemiz gerek!" Daha sonra aklına gelen ikinci kısmı açıkladı. Bunu kendine saklayamayacağı için canı yanmış gibiydi. "Dedem dahil kimseye güvenmiyorum. Bu yüzden sizlere Herseyi söylemediğim için bana kızmayın. Birbirimize mecburuz o halde tek benim katkım olması mantıksız." İhtiyar başta Kahir'in neden bu kıza bu kadar yüklendiğini anlamıyorsa bile artık bir fikri vardı. Bu kız hazine sandığı gibiydi. Bilmediği bir şey yok gibi hissettiriyordu. " İstediğin şeyler için bizde hayatlarımızı koyuyoruz. Neden bize söylemiyorsun" Akai ihtiyari bu fırsatçı kişiliğe dönüştürdüğü için bir kez daha pişman oldu. Geleceği bilse o gün ona bunları söylemezdi. "Silah deposu. F sehrin yer altı örgütünü araştırıyorduk. Silah kaçakçılığından elde edilen bir depo var ve soyulması mümkün değil. Örgüt Z şehrindeydi. Onların buraya gelmesi bir hafta sürer. Ancak bizim yarım gün yolumuz var." Bilgiyi yumurtladığında arabada kısa bir sessizlik oldu. " %70" Sessizliği bozan Kahir'in sesi oldu. Akai büyük soyguna gözlerini irice açtı. "Mümkün değil (!) yüzde otuz bana yetmez!" Kahir alaycı bakışlar ile arabada ki aynadan baktı. Yüzde yetmişi Akai hariç kalanlarla paylaşmıyordu. "%70 sadece benim" Piç kurusu!!!
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE