Akai o günden sonra Kahirle daha fazla çatışmaya girmedi. Grup tüm köyde ki yiyecekleri toplayıp köylülerin erzakları şehre nakliye etmek için mevcut olan küçük kamyonetini ele geçirdiler. Akai bir sebepten kamyonetin arka kasasına atılmış ön koltuk üç kişiyi aldığı için Waner ihtiyar ve sürücü koltuğunda Kahir vardı.
Sandıktan çıkanlar mı?
Akai bunu düşündükçe çıldırıyordu Kahir sandıktan çıkan ödül olarak gelen Ölü gezenlerin ileri de ki evrede insan kokusu aldıkları için kaçınma şansına yararlı olan beş tüp koku önleyici sipreye el koydu. Bu sipreyi sıkıp yola çıktıklarında ölü gezenlere çok yaklaşmadığın sürece varlığını algılamadıkları için her siprey yeni bir yaşam şansı gibiydi.
Beş tüp içinde bir adet bile alamadı.
Kahretsin!
Yol engebeli ilerledi. Her tümsekte arka depoda erzaklarla birlikte Amber ve o sartıntıdan doğru düzgün bile oturamıyorlardı.
Yarım gün sonra Akai kusmak üzereyken araba durdu.
Amber sararmış yüzlü kendinden bir kaç yaş büyük olan kıza acıyarak baktı.
İkilinin belki de en büyük etkileşimi bu olmuştu.
Akai yüzünde öfke ile Kahir'e baktı. Ancak Kahir'in ilgisiz duruşu pamuğa yumruk atmak gibi hissettirdi.
Hiç de hoş bir deneyim değildi.
***
Üç adam sekiz yaşlarında ki bir kızın peşinden koşuyordu.
Yüzlerinde gevrek bir gülümseme vardı.
Bir çocuğa bakılmayacak şehvet çoktan gözlerine yansımış onları hapisten kaçan bir tür suçlu yanılgısına neden oluyordu.
Aslında üç adamdan biri dünyanın sonu gelmeden önce çocuğun alış veriş yaptığı bakkal sahibinin oğlu diğeri babasının içki arkadaşı ve sonuncusu ise çocuk gözleri yaşlarla dolduğu için önünü göremedi. Bir kaç adım sendeleyerek koşmaya devam etti. Ancak bu sendeleme durumu çoktan arkada ki uzun bacaklı yetişkin erkeklerin ona yaklaşmasına izin vermişti.
'Nulla uslu bir çocuk ol ve abinin yanına dön!'
Evet sonuncusu abisiydi.
Babasının ilk karısından olan abisiydi. Babası ilk eşi ölünce annesi ile evlenmiş Nulla dünyaya gelmişti. İlk başta çok yakın bir abi kardeş ilişkisi olmasa da bu durumda değillerdi.
Nulla kendini haksızlığa uğramış hissetti. Babamı öldürüp anneme tecavüz ederken ve diğerleri de buna katılırken abim değil miyin? demek istedi.
İhanete uğramış hissediyordu.
Sonunda kısa bacakları daha fazla dayanamadı. Küçük bedeni yere düştü.
Üç adam iştahla çocuğa baktı.
Ava çıkmış kurt gibilerdi.
Nullayı yakalayıp bağladıktan sonra aralarında ilk kim sahip olacağı konusunda tartışma başladı.
Sonunda iki kurşun sıkıldığında Nulla kurtulma umudu ile gelenlere baktı.
Üzerlerinde üniforma olan bir kaç adamın olduğu gurup hızla etraflarını sardı.
'önce kızı ve yiyeceklerinizi verin'
Konuşmayı yapan iri yarı göbekli bir adamdı. Şişmanlık yüzünden gözlerini rahat açamasa da sarsılan yer onun özel bir gücü olduğunu gösteriyordu. Nulla hayatta kaldığında bir kaç şeye şahit oldu. Dünyanın sonu geldiğinde ateşler içinde geçirdiği geceden sonra abisi demiri bükecek kadar güce erişmişti. Bir adamın avuçlarından ateş fırlattığını gördü ancak kendisi sıradan kalmaya devam etti.
Yaratan onu terk etmişti.
Nulla artık umut ışığını göremedi.
Sadece ona saldıranlar el değiştirecekti. Başına geleceklerin ne olduğunu anlamasa da abisinin ve diğerlerinin annesine neler yaptığını görmüştü.
Kabusla dolu geçirdiği o geceden sonra gizlice saklanıp kaçarak hayatta kalmaya çalışmış ancak her seferinde yakalanıp tekrar kaçmıştı.
Annesi öldüğünde sıra ona gelmiişti.
Nulla daha fazla başarısız olmaya göze alamazdı. Ancak şimdi üç kişi yerine karşısında dikilen gurup kaçma iihtimalini umudunu da yok etmişti. Onların bakışları abisinin bakışlarından bir farkı yoktu.
****
Akai ile birlikte şehre geldiklerinde ilk iş silah fabrikası yerine kalabilecek bir yer bulmak oldu. Şehrin ölü yürüyen sürüsü içinde dayanıklı olan bir şey seçmek adına uzun kule şeklinde binaların en üst katını tercih ettiler.
Beş kişi hızla eski bir iş merkezini seçerek yerleşmeye başlamadan önce bünanıyı temizlemeye başladı.