Akşam fener yardımı ile köde ki tüm aktif ölü yürüyenleri öldürdükten sonra köy meydanına yığdılar. Akai ona yapışmış bir şekilde her adımında takip eden kahraman yüzünden iyi bir zaman geçirmiyordu.
Sonun en sağlam ve temiz olan köy evinde toplandılar.
'Hemen üzerimde ki kandan kurtulmalıyım'
Waner iğrenerek kıyafetlerine baktı. Avları yeterince temiz geçmemişti. Onun üzücü durumunu gördüğünde Akai kahramanla ilk tanıştıktan sonra ki üzücü durumunu hatırladı. Kaffası kesilen evrim geçirmiş ölü gezenin tüm kanı kıyafetine dökülmüştü.
Onu temizlemek adına temizleme büyüsü almadığı için pişmanlık duyarak her mağazaya girdiklerinde ıslak mendil su ve dezenfenktan kullanmıştı.
'İyi fikir ancak yıkanmadan önce musluk suyunu kaynatman gerek'
Akai de yıkanmak istiyordu. Odadan ayrılmak adına yaptığı her hareket Kahirin de peşinden anne ördek arkasında yavrusu gibi göründü.
Akai çıldırmanın eşiğinde etrafındakilerin garip bakışları altında bağırdı.
'Beni taciz etmeyi mi düşünüyorsun duş almaya da mı seninle girmem gerek!'
Waner tuhaf bakışlarını Kahir'le Akai'ye diktiğinde Amber sorgulayıcı gözlerle kendi abisine baktı. Waner yandan bakışlar yüzünden kız kardeşine döndüğünde hak etmediği bir ima aldı.
'Aklından bile geçirme'
Ardından iki kız sonunda odadan çıkabilmişti.
İhtiyar durumu düzeltmek adına pişkin pişkin güldü.
'Kardeşine sadece fazla korumacı'
Bu korumacı demekten ziyade.... Waner yorum yapmak istemedi. Dedesi ile kardeşini ölü yürüyenlerle geride terk edip giden aile ilişkileri hakkında zaten yeterince olumlu görüşü yoktu.
'Bende duş almak adına su kaynatmalıyım'
İhtiyar ve Kahir odada tek kalınca İhtiyar sonunda genç adama dayanamayarak sordu.
'O senin kardeşin mi sevgilin mi? Neden ilk gördüğünde düşmanın gibi bakıyordun?
Evet durumdan ihtiyarında kafası karışmıştı. Nasıl bir tanıdık olduklarını bilmese de ikisinin birbirlerine karşı değişen aşırı tutumları garipsemesine neden oldu.