Tüm neredeyse şehri baştan aşağı gezmişlerdi. Üstelik her ikisinin de bir arabası olmadığı için toplu taşıma ve taksi kullanmaktan ne ceplerinde para kalmıştı ne de insanlarla muhatap olma sabrı! Aysil, kendine inanamıyordu. En son lisede çok istediği müzik grubunun konserine gitmek için para biriktirdiğinde bu kadar yüümüştü. Okula kadar yürümüş ya da bisiklete binmek zorunda kalmıştı bir ay boyunca... En son o zaman bu kadar yorulduğunu tahmin ediyordu. En sonunda indikleri durakta kendini boş bekleme koltuğuna atmıştı. Onun aksine heyecandan yerinde duramayan, gözleri parıl parıl parlayan Serdar ise bir saniye harcamak istemiyordu. Adamın tutkusuydu bu. Bir yer bulmak için can atarken her bakındıkları dükkanın olası pazarlamasını bile düşünüyordu. Keyif alıyordu. Aysil de başta keyif

