SAKLI ŞEHVETUpdated at Aug 11, 2026, 16:17
İşaret parmağını içime ittikten sonra bir süre kasılan kadınlığımın onu sıkı sıkı sarmasının tadını çıkardı. ''Bu yüzden,'' diye fısıldadı, ''bu yüzden seni bakire zannediyordum.'' Gözlerimin içine bakarak meme ucumu yaladıktan sonra, ''Bu yüzden senin için deliriyorum.'' dedi. Parmağını ileri geri hareket ettirmeye başladıktan sonra ''Bu yüzden kendimi en çok içindeyken sana ait hissediyorum. Parmağını geri çekip içimdeki yerini aldı. ''Beni, ruhumu ruhuna kilitler gibi sıkı sıkı sarıyorsun, kendimi sana adanmış hissediyorum, bu yüzden...'' Eliyle enseme baskı uygulayıp, beni dudaklarına yaklaştırdı. Öpecek gibi yaklaşıp yaklaşıp kendini geri çekti. ''Bu yüzden senin için deliriyorum, olduğun gibi beni kendine tutsak edebiliyorsun.'' İçimdeki hareketleri hızlanmaya başladı. Ben arzuyla, tutkuyla inlerken o, aşkını ilan ediyordu. ''Ah!'' dedi, ''Seni seviyorum. Seni ölesiye seviyorum.''
***********************************************
Bir eliyle saçlarımı ensemden kavradı, sertçe çekti; diğer eliyle çenemi yakaladı, parmakları tenimde iz bırakırcasına sabitlendi. Sesindeki o tehditkâr tını odanın sessizliğini delip geçti:
“Kim lan onlar?”
Soru, içimde bir fırtına kopardı. Kalbim göğsümde çırpınıyor, ona duyduğum o bastırılmış, gizli sevgiyle karışık korku beni ele geçiriyordu. Ama ben sustum. Sustum, çünkü ona ne kadar âşık olduğumu bilmesini istemiyordum. Bu, benim sırrımdı; göğsümde sıkı sıkı kilitlenmiş, kimsenin ulaşamayacağı bir sandıkta sakladığım bir gerçek.
“Rana, kim dokundu sana?” diye tekrarladı, sesi daha da derinleşti.