Yasaklı İzlerUpdated at Jun 25, 2025, 01:57
Gözde Çevik’in çocukluğu, annesinin kanı ve babasının hapishane parmaklıkları arasına hapsolmuş bir kabustan ibaretti. Yetimhanenin soğuk duvarları arasında bulduğu tek sıcaklık, kendisi gibi kimsesiz olan Baran’ın avuç içindeki minik elindeydi. Masum bir aşk, polis olma hayalleri… Onlar, birbirlerinin yaralı ruhlarına sığınmış iki çocuktu. Ta ki yetimhanenin kapısı acımasızca aralanıp Baran’ı bilinmeze sürükleyene kadar. “Seni asla unutmayacağım. Bir gün geri geleceğim, söz veriyorum.” sözü, Gözde’nin kalbine kazınan son fısıltı oldu. İki hafta sonra o da evlat edinilerek, geçmişini geride bırakmak zorunda kaldı.
On beş yıl sonra, hayat acımasız bir oyun daha oynar. Narkotik polisi Gözde, İzmir’deki yeni görev yerine atandığında, geçmişin gölgelerinin peşini bırakmadığını anlar. Yeni karakolunda tanıştığı karizmatik, sert ve zeki komiser Baran Ata, yıllar önce kaybettiği o çocukluk aşkının ta kendisidir. Baran onu tanır, çocukluk aşkını hatırlamıştır. Ancak bu sırrı, Gözde’nin yaralı ruhunda açtığı yaraları sarmak için mi, yoksa geçmişten gelen bir intikamın parçası olarak mı saklamaktadır?
Gözde ve Baran, tehlikeli operasyonların, kirli sırların ve karanlık sokakların ortasında, geçmişten gelen sarsıcı bir bağın yeniden alevlendiğini fark eder. Eski sevgililer, kıskanç dostluklar ve mesleğin getirdiği riskler arasında savrulurken, bir görev sırasında vurulan Baran, yılların suskunluğunu bozacak bir itirafla Gözde’yi dehşete düşürür. Artık her şey çok geç midir?
Yasaklı İzler, kayıp bir çocukluğun, küllerinden doğan bir aşkın ve kaderin acımasız oyunlarının destanı.