Kanla kirlenmiş bir geçmişte, Saf bir aşk yeşerebilir mi?
Kardelen, ailesinin kanlı geçmişinin kefaretini bir evlilikle ödemek zorunda kaldı.
Bu evlilikte sevgiye yer yoktu. Ama zamanla nefretin yerini merhamet, merhametin yerini sessiz bir bağ aldı.
Baran, Kardelen’i korudukça kendi duvarlarını da yıktı.
Peki, Mahmut Ağa'ya karşı duran bu iki kalp ayakta kalabilecek mi?
“Bazen bir çiçek, en sert toprakta büyür…”
"Kaçmaya çalışsan da… artık benim dünyamdasın."
Elif için her şey sıradan bir gece gibi başlamıştı. Islak kaldırımlarda yankılanan adımları, şehrin soğuk ve ruhsuz yüzü... Ta ki o simsiyah takım elbisesi içinde, yağmur damlalarının bile ulaşamadığı o adamla göz göze gelene kadar.
TEHLİKELİ. ÇEKİCİ. ÖLÜMCÜL.
Adamın bakışları bir kement gibi Elif’i yakaladı ve bir daha asla serbest bırakmadı. Elif onun kim olduğunu, hangi karanlık dünyalardan gelip hayatına sızdığını bilmiyordu. İçgüdüleri ona tek bir şeyi haykırıyordu: KAÇ!
Ancak asıl tehlike dışarıda değil, Elif’in kendi kalbindeydi. Çünkü o, kaçmak istemiyordu.
Onun kollarında olmak, yasak bir ateşe çıplak elle dokunmak gibiydi. Bir kez o kor ateşe değdiğinde, küle dönmeyi göze almalıydın. Elif için artık geri dönüş yoktu; çünkü o kapı bir kez kapandığında, hiçbir şey bir daha eskisi gibi olmayacaktı.
Karanlığa Teslim Olmaya Hazır Mısın?
" İNANCIN BİTTİĞİ YERDE YENİ BİR UMUT DOĞAR "Aylin doğum gününde tek birşey istedi, biraz sevgi ve huzurlu bir gün. Ama kader ona, hayatını altüst edecek bir gün verdi. Babası onu bir borcun karşılığı olarak sattığını söyledi. Oysa Aylin ruhunun, kimsenin sahip olamayacağı kadar özgür olduğunu sanırdı.Aylin'in babası ondan birşeyler saklıyordu. Gerçekler ortaya çıktığında, Aylin'in sadece hayatı değil, geçmişi de yeniden yazılacaktı.Şimdi Aylin'in önünde iki yol vardı: ya kadere boyun eğecekti ya da Anka kuşu misali küllerinden yeniden doğacaktı.
Evlendiği günün sabahında terkedilen tiana için, yaşamak anlamsızdı artık.
Günlüğünü eline alıp kağıda son satırları yazdı.
"Kimseye inancım kalmadı artık."
Sonrasında geceden kalma gelinliğini üzerine geçirip , günlüğüde eline aldı ve evden dışarıya çıktı.
Etrafına öylece bakındı, daha sonra evinin arkasında ki uçuruma doğru yürümeye başladı. Her adımında orionun ona söylediği sevgi sözcükleri aklına doluşuyordu. 'Hepsi birer yalandan ibaretmiş' diye geçirdi içinden. Uçurumun başına geldiğinde kendini aşağıya bıraktı hiç tereddüt etmeden.
Tiana için hayatın sonu iken, açelya için yeni bir başlangıcın ilk adımları idi...
Hikâyenin devamını merak ediyorsanız kitabın sayfalarını açıp okumaya ne dersiniz...😉