Kaçırılma

1124 Words
Leyla Nefes alamıyorum... Ağzım çıktığı kadar çığlık çığlığa bağırdım. Gözlerim kapatmış şerefsizler.... Kim bunlar ya, düşünmekten kafayı yiyecem artık. Yolda durup bagaja tıktılar beni... Ellerimi arkadan bağladılar manyaklar. Yanımdaki adamın gözleri aklıma geldikçe bedenim, korku sardı. Nefes nefese yine bağırdım, belki insafa gelir bırakır beni... Yüzünü de görmedim sonuçta polise de gidip ifade veremem.. ‘’ Bırakın beni.... Lütfen... nefes alamıyorum.... Araba derin bir çukura girince sarsıntıyla başımı bagajın ön kısmına vurdum. Acıyla inledim.. Adamlar beni nereye görütüyor olabilir, düşün Leyla düşün... Düğün, annem.. Aklıma gelen düşünceyle derin bir nefes aldım, tabi ya annem. O gördü sonuçta benim kaçırıldığımı. Polise gitmiştir, beni arıyorlardır. Bulurlar beni... Yani, inşallah bulurlar, aksini düşünmek bile istemiyorum. Başıma gelecek en kötü senaryo belli... Panikle sağa sola baktım, ne kadar uğraşsam da ipler çok sıkı bağlamış pislik... Birden araba derin bir sarsıntıyla sallandı arabanın içinde havalanıp, başımı çok şiddetli vurdu, bu seferki diğeri gibi değil, her yer bulanıklaşıp vücudumun hafiflediğini hissediyorum. Bayılacağımı anladım, göz kapaklarımı ne kadar açık tutmaya çalışsam da hırpalanan vücudum daha fazla dayanamadı kendi karanlığıma çekilmeye başladığım da gözlerimin önüne son gördüğüm bir çift öfkeli göz belirdi... Kenan Biri bana düğünden kız mı kaçıracaksın deseydi, ağız dolusu kahkaha atardım. Büyük konuşmamak gerekiyormuş, Ben Kenan KARAHANLI Düğünden kız kaçırdım. Sevdiğim kızı kaçırdım ama, boru mu üç yıl be... Peşine taktığım adamın sayesin de Leyla’nın attığı her adımdan haberim vardı, evlerinin için de bile bir hizmetçi ayarladım, onun hakkında her gün bana rapor veriyor. Ne yedi ne içti, kimlerle görüştü, etrafın da erkek sinek var mı? Bugüne kadar sessiz kalmamın tek nedeni babamdı. Babam, ah benim canım babam. Kaç yaşına geldi, hala beni dünkü çocuk sanıyor. Tutturmuş bir Helin sevdası. Neymiş şirketimizin ortağı Yavuz amcanın kızı Helinle evlenip işleri büyütme zamanımız gelmiş. Bir sorsana bana, istiyor muyum diye? Yok!! Kendi çalıyor kendi oynuyor. Ben Leylamdan vazgeçmem... Onun gördüğüm ilk gün geldi yine aklıma. Ne gündü be.. Babamla tartışmıştım yine, anlaştığımız gün bir elin parmağını geçmez zaten. Annem olmasa bir dakika durmam evde, elimi kolumu bağlıyor canım annem. Kadının tek mutluluğu biziz. Benimse Leylanın simsiyah gözleri, ceketimin cebinde taşıdığım onun gülümserken çekilmiş uzaktan fotoğrafı. Aylardır etrafında dolandım. Gittiği her mekânı ezbere biliyorum. Bazı geceler aynı saat de gidip arkadaşlarıyla eğlenir tek başına dolaştığını hiç görmedim. Mutlaka ya korumalar oluyor ya arkadaşları. Sosyal bir kız değil, yoksa çoktan avucuma düşmüştü. Kiraz gibi kırmızı dudakları gecelerimi süslüyor, göründüğü kadar tatlı mı merak ediyorum. Bu merakımı yakında öğrencem nasılsa... Orman yolundan hızla geçerken, aklım bagaj da... Umarım iyidir, yolda bir kaç kez bağırdı.. Bizden başka kim duyacaksa sesini... Artık Leyla yı benim elimden kimse alamaz, aklıma gelince delirecek gibi oluyorum. Lan az daha kız evlecekti, o iti kaçırtıp bir güzel dövdüm.. Leyla dan uzak dur dedim. Kabul etmeseydi oracık da sıkacaktım kafasına, nerden biliyim adamın sözünde durmayacağını. Salaklık bende işi şansa bırakmayacaktım, sıkıp atacaktım ormana, kurda kuşa yem olsun orospunun evladı... Onunla defterim kapanmadı elbet elime düşücek piç.. Araba nihayet deponun önünde durdu. Arabayı kullanan Semih'e seslendim. ‘’ Burda dur Semih, ben kızı alırım. Siz hemen geri dönün ortalığı kolacan edin. Bakın bakalım görün oldumu. Kızın ailesi ne durum da bilgi toplayın. Polise gidecekler, adamlarımızın gözü açık olsun. En ufak gelişmeden haberim olacak... ‘’ Tamam abi’’ Bu adamı bu yüzden seviyorum ya, kısa ve net cevap veriyor. Boş konuşanı sevmem. Arabadan inip bagaja gittim. Kemiksi iri ellerimle bagajı tutup açtım, göz nurumu baygın buldum. Başındaki kırmızılık dikkatimi çekti, küçük bir yara, ama kan sızısıyor. İçimden az önce övdüğüm Semihe güzelce saydırdım. O kadar da dedim, çuklurlara girme diye... Eğilip Leylayı kucağıma aldım İpeksi siyah uzan saçlarından papatya kokusunu doya doya içime çektim. Bazı geceler dayanamayıp evine gizlice odasında girip bir köşede uzun uzun uykusunda izlediğim anlar geldi aklıma. Yanına gidip kokladığım da papatya kokusu genzime dolardı. Öyle bir koku ki bu, teninin kokusuyla karıştığın da afrodizak etkisi yapıyor bende. Kollarım da baygın yatan meleğimi, dikkatle içeri taşırken kuş kadar zayıf olması gözümden kaçmadı. Elli kilo ya var ya yok, ilk sevişmede altım da bayılırsa şaşırmam. Bir an önce kilo aldırmam lazım. Yapacaklarımın listesi yavaş yavaş beynim de oluşmaya başladı. Bir onun giye bileceği fazla açık olmayan, ya da benim yanım da açık dışarda giyeceği usturuplu bir kaç kıyafet, bol bol gecelik özellikle de dantelli renk renk gecelikler, tangalar... Ama önce kilo.... Ben zayıf kız sevmem, benim kadınım ele avuca gelecek, yatak da cesur olacak beni memnun edecek ki, bende onu iki misliyle karşılık vereyim. Bana alışması uzun sürmez, ben ne istedim de olmadı. Erkek adamım nihayetin de , beni rahatlatacak metreslerim her zaman vardır. Mine onlardan biri, her pazar mutlaka yanına giderim, aynı otel aynı suit oda.. Deponun içinden geçip dar koridora girdim. Sağda demir kapı kucağım da Leyla’yı sarsmadan sağ baş parmağımı okuttum. Kapıdan mikanik tik sesi gelince ayağımla itip açtım. İçeriyi ben döşedim. Odanın sol köşesinde beyaz örtülü yatak, duvarlar yerler beyaz. Bu odaya girdiğim de tek ilgi odağı ben olmalıyım, ben... Beni ne kadar kısa sürede benimserse bu oda dan o kadar çabuk kurtulur. Nihayetin de yakışıklı bir adamın. Zenginim, iyi bir işim iyi bir çevrem var. İdeal bir koca adayım. Bir an önce bana alışmalı, çok bekleyemem. Kızın ailesi sıkıntılı tipler, leylayı her an benden alabilirler, onlar bize ulaşmadan benim bir an önce nikahı kıymam lazım. Onu yatağın üzerine yatırdım. Üzerindeki gelinliğe tiksinerek baktım bir süre, o it için giydiği aklıma geldikçe delirecek gibi oluyorum. Hırsa onu sırt üstü çevirip öfkeyle gelinliğin iplerine asıldım. Nasıl bağlamışlarsa, açılmadı siktiğimin ipleri. İplere asıldım iyice, nihayet koptu. Söverek gelinliğin omuzlarından beline çektim, çıplak sırtı göründü, sütyen giymediğini anlayınca yutkundum. Çıplak sırtına bakmamaya özen göstererek bir çırpıda çıkardım gelinliği, odanın bir köşesine atıp, yatakta küçücük bir külotla uyuyan kızdan gözümü ayıramadım. Ya göğüsleri, dokunmayı bekleyen diri sivri göğüsleri tam ellerime ağzıma göre. Tadı nasıl acaba? Tutkuyla bir an kalkan elim hava da kaldı. Böyle olmaz, kendime sağlam bir küfür edip bir iki adım uzaklaştım ondan, yatağın ucundaki çarşafı sertçe tutup boynuna kadar çektim. Bu odadan çıkmam lazım, durursam ikimiz için de hiç iyi şeyler olmayacak. Yerdeki gelinliği tiksinerek alıp çıktım odadan. Parmak izini okutup kilitledim kapıyı. Bu odaya benden başka kimse giremez, sadece benim parmak izim var. Koridorda yürüyerek ana binaya çıktım. Burda genelde bize yanlış yapan adamları sorguluyoruz. Yukarıdan aşağıya sarkan zincirler. Sağ masanın üstünde A’dan Z ye sıralanmış bir birinden değişik işlevi olan işkence aletler. İçerde bekleyen iki adamımı görünce gelinliği önlerine atıp... ‘’ Yakın bunu, Semihi de arayın bakalım, neler olup bitmiş öğrenelim. Benim küçük bir işim var. Siz şirkete gidin babam beni sorarsa ne diyeceğinizi biliyorsunuz, duymadık görmedik. ‘’ İkisi aynı ağızdan ‘’ Emredersin abi’’ deyip çıktılar. Arkalarından ben.. Gidiyim de yavru kuşuma giyecek bir şeyler alayım. Çıplak durması ikimiz için de iyi değil... Dönüşte yiyecek bir şeylerde alırım hem... Belli mi olur bir yerden başlamak lazım. Gelecekteki karımı aç bırakmaya gönlüm razı değil...
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD