3.bölüm-Sözleşme

2180 Words
Hayatım artık tam anlamıyla değişmişti. Beni sevemeyen bir adamla ömür geçirmeye çalışıcaktım. Nikah olduğunda beri Erkan eve gelmemişti. Ben ise bana ayrılan odada kalıyordum bir an olsun bu odada çıkmak istemiyorum. Beynimde sürekli Erkan'ın nikahtan sonra söylediği sözler dönüp duruyordu. "Sana hiç bir zaman eş olmayacağım senin gibi para göz bir kız benim eşim olamaz. Sende kendini bu evliliğe fazla kaptırma en kısa zamanda senden kurtulacağım.... para göz" diyişi bir an olsun çıkmıyordu beynimden Bana neden böyle bir şey dediğini de bilmiyorum. Oysa benim onun parasının 1 lirasın da bile gözüm yok ki. Asla da olmaz. Peki ona bunu düşündüren ne? Allah'ım artık düşünmekten beynim uyuşmuş gibi hissediyordum. Rabbim sen bana bir çıkış yolu göster tanımadığım bilmediğim bu adam dan beni koru... Bu ev bu hayat bana çok yabancı. Kendimi tam anlamıyla kimsessiz hissediyordum. Hayatının bu denli değiştiğine gerçekten inanamıyorum daha 1 hafta öncesine kadar işime gidiyordum arkadaşlarımla beraberdim. Şimdi ise beni istemeyen bir adamla evli ve onun evinde kalıyorum buna inanmak çok zor. Ve ben şuan kaldığım odanın camın önünde olan koltuğa oturmuş etrafı izliyordum. Her yer yem yeşil ormanlık bir yer. Etrafta ise en fazla gözüken 3 ev vardı onlar ise boştu. Burası oldukça ıssız bir yer. Yani Erkan beni burda öldürse kimse beni burda bulamaz bile. Bir araba bile geçmiyordu çünkü. İnsan neden böyle bir yerde yaşamak isterki yani beni eski kaldığım ev sokak arası bir mahalleydi oldukça güzel şirin bir mahalediydi. Etrafta çocuk sesleri, kapı önlerinde oturup çekirdek çitleyen teyzeler, kahve önünde oturup arkadaşlarıyla tavla oynayan amcalar vardı. Burda ise incin top oynuyor. Yılardır öyle bir mahallede yaşayıp sonra böyle bir yerde olmak bana ürkütücü geliyordu işte. Ben öylece etrafı seyretmeye devam ediyorken birden kaldığım odanın kapısı tıklatıldı. "Aşağa gel konuşacağız" diye bağırınca bu sesin Erkan olduğunu anlamıştım. Peki beni neden çağıyor ki? Ne konuşacak? Aa ben şuan onunla konuşmak falan istemiyorum. Ondan gerçekten korkuyordum gözleriyle sanki öldüre bilse direk beni öldürürmüş gibi bakıyordu. Onu tanımadığım halde bu derece korkmam normal mi? Erkan beni çağırdığında beri oda da bir sağa  bir sola dönüp sol elimin baş parmağımın tırnağını yiyordum Üzerim de stres ve koku vardı. Ne diyecek ne yapacak onunla konuşmak istemiyorum ama ben.. Halen odada öylece dönüp dururken birden kaldığım odanın kapısı sert bir şekilde açılınca yerimde birden irkildim. Kapıda bana kızgın gözlerle bakan Erkan'ıda görünce şuan yaşadığım korkunun iki katını yaşıyordum. Bu nasıl bir bakış böyle ne istiyor bu adam benden? "Kaç saatir ne yapıyorsun burda? Sana aşağıya gel dedim. Sen neyi bekliyorsun burda" diye sinirle bağırınca susup başımı eğdim. Şuan ona senden deli gibi korktuğumdan aşağıya gelemedim diyemezdim. "Sana bir soru sordum. Neyi bekliyorsun burda?"diye bu kez daha fazla bağırınca susmanın bir işe yaramayacağını anladım. "G. Geliyordum bende" diye zar zor bulduğum sesle konuştum. "İn aşağı" diyip kapıyı çarpıp çıkmıştı. Bende içimden bol bol dua edip yavaş adımlarla aşağıya indiğimde salonda koltukta oturan Erkan'ın karşısına geçip oturdum. Ben kafamı eğmiş bir şekilde duruken o ise basını cama taraf çevirmiş oturuyordu. İkimizde susuyorduk. Benim konuşacak cesaretim yoktu zaten. Sessizlik aynen devam ederken bu sessizliği bozan Erkan oldu. "Seninle kendi isteğimle evlenmedim" diyip bir süre daha sustu. Ben zaten bunu anlamıştım. Beni ilk gün gördüğünde babasına söylediği zaman anlamıştım. "Ben yurt dışındayken babamın beni mirasıyla red etme tehdidiyle buraya gelip seninle evlendim. Senin de sakın bu evlikten bir beklentin olmasın çünkü çok fazla sürmeyecek bu evlilik. Benim istediğim zamanda bitecek" Diyip keskin sözlerini kullanınca kelimeler kabimi bir bıçak misali kesiyordu. Nikah günü kulağıma eğilip bana para göz demişti ama o ise babası sırf parasından men etmesin diye benimle evlenmişti. Bu durmda kim para göz olmuştu peki? "Ayrıca evliyiz diye kimse kimsenin hayatına karışmayacak, herkez istediğini yapmakta özgür. Olurda bana karışmak gibi bir hata yaparsan bu senin için iyi olmaz. Sen şuan kaldığın odada kalacaksın ben ise kendi odam da ve seni kesinlikle odamın etrafında bile görmeyeceğim. Unutma bu evlilik sadece bir süreliğine olacak yani gerçek anlam da sen benim karım falan olmazsın. Birde" diyip kalkıp sol taraftaki dolaba doğru gidip çekmeceyi çekip içinde iki kağıt çıkartıp tekrar yerine oturdu. "Bunları imzalayacaksın" diyip bana uzattığında kağıtları ve kalemi alıp baktığımda Üzerinde büyük harflerle EVLİLİK SÖZLEŞMESİ yazıyordu. Onca şey söylemişti evet söylediği herşey canımı açılmıştı ama bu kâğıtta yazan şey beni tam anlamıyla bitirmişti. "B.bu ne demek oluyor" diye kafamı kaldırıp baktım Erkan'a gerçekten bana evlilik sözleşmesi mi imzalattiriyor. Bu nasıl bir hakaret böyle? Bu adama bana nasıl bir imada bulunuyor? Beni ne sanıyor. "Ne olduğunu görüyorsun işte. Uzatmada imzala" diye emretti. İnanamıyor ya cidden ben nasıl bir adamla evlenmişim böyle. "Sen beni ne sanıyorsun da böyle bir şey imzala diyorusun" diye bağırıp ayağa kalktım Evet bu adamdan korkuyorum ama bana bu şekilde imada bulunmasına izin vermezdim. "Ne olduğunu sen de bende çok iyi biliyoruz demi. Babamdan aldığın parada sana bence yeter, bu ise senden boşandıktan sonra her hangibi birşey istemeyeceğinin bir belgesi sadece" az önceden beri sinirli bağıran adam şimdi oldukça rahat sakin bir şekilde konuşup arkasına yaşlanıp ayağını dizinin üstüne attı. "Ben senin babandan para  falan almadı. Senden de tek kuruş almam zaten ayrıca, ben bu evlilik şimdi bitireceğim senin isteğinle değil benim isteğimle bitecek" diyip elimdeki iki kağıdı da imzalayıp ona uzattım. "Al senin değil malını tek kuruşunu almam ben" dediğimde ayağa kalkıp elimden kağıdı alıp çıkışa doğru giderken söylediği sözlerle beynimden vurulmuşa dönmüştüm. "Babamdan yeterince almışsın zaten birde utanmadan halen isteyecekmisin. Ayrıca 1 yıl evli kalacağına dair imzada attın. Yani istesen de boşanamazsın artık" diyip gitmişti. Nedemek 1 yıl boşanamasın. Ben böyle bir şeye imza atamdım ki ama. Tabi ya ben diğer kağıdı okumadan imzalamıştım... Peki şimdi ne olacak ben bu adamla 1 yıl evli mı kalacağım? bu nasıl olur 1 yıl boyunca beni para göz olarak gören bu adamla evli kalacağım. Şimdi ne yapacağım ben? Bana onca şart sunan bu adamla 1 yıl...... Erkan'dan Amerikadayken bir anda gelen telefonla neye uğradığını şaşırmıştım. Babam beni arayıp bir kızla evlendirmek istediğini ilk söylediğinde şaka yaptığını düşünmüştüm. Sonuçta hangi yüz yılda yaşıyoruz ki? İstemediğin bir evliliğe zorlayacak değil ya. Diye düşünürken babamın şaka değilde ciddi olduğunu anlayınca bütün kanımın aynı anda çekildiğini hissetmiştim. Birde eğer bu evliliği kabul etmeyip itiraz edersemde beni mirasından red edeceğini söyledi. Başta inanmayıp tabikide geri türkiye dönmemiştim. Amerikada kendi şirketimiz olduğu için bende burayı yönetiyordum. Babama o kızla evlenmeyeceğim söyleyip telefonu kapatmanın üzerinde 1 hafta geçmişti. Tabi bu süre içinde babam beni bir kez bile aramıştı, aynı şekilde bende onu aramamıştım. Ben her zamanki gibi kalkıp işe gittiğimde odamda beni bekleyen babamı gördüğüm  de baya bir şaşırdım "Baba hayırlıdır" diyip sorgulayan şekilde baktığımda oturduğu koltuktan kalkıp karşım da durdu "Seni almaya geldim" dediğinde gür bir kahkaha attım "Anlamdım " "Seni almaya geldim" "Baba sen iyimisin ben gelmiyorum. Ayrıca sende bana 10 yaşında ki çocuk gibi davranma ne böyle buraya gelip seni almaya geldimler" diyip az önceki kahkaha atan halime nazaran bu kez sesim keskin ve sinirli çıkmıştı. "Erkan ne dersen de o kızla evleneceksin" soğuk bir şekilde konuştu. Babam hiç bir zaman yumuşak duran bir adam değildi her zaman kendi bildiğini yapan adamdı. Ve oldukça tehlikeli ve sinirli biridir. Kimseye Eyvallahi olmaz "Ben de sana evlenmeyecegimi söyledim" kararlı bir şekilde konuştum Ama babamın atladığı bir şey var o sinirli ve tehlikeli olabilir ama benim ondan daha deli olduğumu herkez bilir. Onun kimseye Eyvallahı yok  ise benim hiç yoktur "Emin misin evlenmeyeceğine" diyip ellerini cebine yerleştirdi. "Bana boş tehditlerle bir şey yaptırtamazsın bunu en iyi sen bilirsin" diyip bu kez aynı şekilde bende ellerimi cebime koydum "Peki o zaman Mine'nin nerde olduğunun hiç bir zaman öğrenemezsin" diyip gidecekken hemen kolundan tutup durdurdum Mine benim kızı kardeşimdi babam başka kadından bir kızı olmuştu, kimse bunu bilmiyor tabi bir tek bilen Annem babam ve ben. Babam yıllar önce sırf olma laf gelmesin basına rezil olmamak için kendi öz kızını başka kişilere vermişti. Sırf kendi adı içi kendi kızını harcamıştı. Bana adının Mine olğunu bir de bir aileye verildiğini sadece söylemişti. Onu yıllarca aradım ama bulamdım. Nerde ne yapıyor bilmiyorum onda duyacağım bir habere bile muhtaçtım. Çünkü ben gerçekten kardeşim nasıl bir durumda olduğunu merak ediyordum. Zaten bu yüzden yıllarca türkiye ye dönmedim. Oralara gidince  hep vicdan azabı çekiyordum. Aynı ülkedeyiz ama ben kardeşimi bulamıyordum. Ve şimdi yılarca yalvarıp bir tek şey söylemeyen babam bunu diyince  durdum. "Mine nerde"diye sertçe sordum "Bunu ancak evlenince öğrenirsin" Diyince elimi saçıma geçirip çekmeye başladım. Bu nasıl bir adam nasıl bir baba evladını başkasına verdiği yetmedi şimdi de  beni istemediğim bir evliliğe zorluyor. Bunu ben türkiye de kalayım diye yaptığını da biliyorum. "Evlenince söyleyecekmisin" "Evlenip ve eğer 1 yıldan önce boşanırsan söylemem" diyip gene bir şart daha sundu. Bu adam bir seyide menfahtsiz yapsa şaşırırdım zaten. "Neden 1 yıl sonra" "Seni tanıyorum çünkü biliyorum ki ben sana evlendikten hemen sonra söylesem sen de hemen boşanırsın ve bunun için 1 yıl evli kalacaksın" Dediğinde hemen arkamı ona dönüp sakin kalmaya çalıştım. Şuan yanlış bir sey yapıp kardeşimi tamamen kaybetmek istemiyorum. Onun için kabul edecektim bu saçma evliliği. "Tamam kabul ama sende sözünü tutacaksın" "Tamam söz 1 yıl sonra söyleyeceğim" diyip gitmişti. Ne kadar bu evliliği istemesemde kardeşim için yıllardır gitmediğim ülkeye gidip ve orda 1 yıl kalacaktım. Ama 1 yıl sonra kardeşimin yerini öğrendiğimde onuda alıp bu saçma evliliği de bitirip geri döneceğim... Artık Türkiye deydim ve bugün hiç tanımadığım bir kızla istemediğim bir nikah olacaktı. Ben odamda uzanmamış bilgisayarda işleri mi yaparken odama Hafize teyze gelmişti. Hafize teyze ben yurt dışındayken bu evde sürekli olarak bakan kişiydi. "Erkan baban çağırıyor" dediğinde elimdeki bilgisayarı bıraktım. "Tamam geliyorum " dediğimde Hafize teyze odadan çıkmıştı Babamın neden çağırdığını biliyordum. Kızı almaya gitmişlerdi ve şimdi aşağıda birazdan Nikah olacaktı ve ben müstakbel eşimle tanıştırılacaktım. Odamdan çıkıp aşağıya salona indiğimde. Salonda oturmuş başı eğik bir kız vardı. Kapalıydı ama ben asla insanları açık kapalı diye yargılayıp ayıran bir insan olmadım. Annemde kapalıydı sonuçta. Ama hep merak ettiğim bir soru vardi aklımda. Bu kız neden hiç tanımadığı ve düğün istemediğim halde babasının evinde bir hiçmiş gibi çıkıp benimle evlenmeyi kabul etti ki. Bunu hangi kız kabul ederki. Kim evlenip düğünü olsun istemezki. Belki de onunda vardı bir amacı yada para için evlendi bunu bilemeyiz. Hem neden karşımda böyle ezilmiş büzülmüş duruyor. İşte babamın bana layık gördüğü kız. Ne olursa olsun bu kıza içimden iyi davranmak gelmiyor. Onun yüzünden şuan istediğim bir evliliğe mecburum bana nasıl 1 yil boyunca bu evlilik eziyet olacaksa aynı şekilde onada olacak. Merdivenlerden sert adımlarla inip "Baba" diye gür bir sesle konuştuğum da Koltukta oturan kız yavaş hareketeler kafasını kaldırdığın da bana mahsum ve ürkek bakan bir çift mavi göz gördüm. "Oğlum eşin Zübeyde" diyip kızın yanına geçtiğinde babam yarım saat sonra evleneceğim kızın adını daha yeni öğrenmiştim. Gerçekten şaka gibi iğrenç bir şaka. "Şaka gibi ya tebrik ederim seni baba bana lâyık gördüğün kız bu mu" diyip iğrenerek Bu kez Zübeyde ye baktım bayan Müstakbel eşime. Gerçekten iğrenç bir durum şuan da "Erkan"diye uyarıcı bir şekilde konuştuğunda artık babam sabrımın taştığı andı. "Ne baba yalan mı evlenmek istemediğimi söyledim sana birde beni evlendirmek istediğin kıza bak. Çok aradın mı sen bunu" diye bağırdığım da herkes sustuğunda o ise hırsla bana baktı. Korkmadan Mavi gözlerini benim ela gözlerime kilitledi. "Bende seninle evlenmeye meraklı değilim" diyip kalkıp çıkışa doğru giderken ondan beklemediğim bir tepkiydi. Çünkü geldiğinden beri sus-pus duran kız bir anda konuşmuştu. Onun çıkışa doğru gitmesiyle babamda arkasından gitti. Ben salonda öylece bu kızın bende seninle evlenmeye meraklı değilim demişti. Peki neden?  Yoksa onu da istemediği bir evliliğe mi zorlamışlardı. Hem şuan bu kız böyle çekip gidemez çünkü ben kardeşim için bu evliliğe mecburum bu evlilik bozulur ise babam asla bana kardeşimin yerini söylemez. Hemen salondan çıkıp kapının önünda konuşan babam ve kızın konuşmalarını duydum. "Ben o parayı boşuna vermedim şimdi gir içeriye bu nikah olacak yoksa sonuçlarına katlanırsın" dediğinde babam şaşırmıştım. Bu kadar mahsum görünen bir kızın gerçekten para için evleneceğini düşünmemiştim. Babam ona bu evlilik için para vermişti. Konuşmaları bittiğinde Zübeyde arkasını döndüğünde göz göze geldik. Benimle para için evlenen bir kadın şuan gerçek anlamda midemi bulandırıyor. Daha fazla karşımda duran bu para göz kadını görmek istediğim den odama çıktım. hemen şirkete ki muhasebeciyi arayıp babamın son 1 ay içinde ne kadar derecede bir para çektiğini sordum. "Evet salih söyle" dedim sinirli bir şekilde "Erkan bey 500 bin" dediğinde ona verdiği para olduğunu anladım. Demek babam o kızın benimle evlenmesi için 500 bin vermişti. Muhasebeciyle konuşmamı kapatıp hemen avukatı aradım. "Can hemen bana bir evlilik sözleşmesi hazırlıyorsun. Ayrıca bir de bu evliliği 1 yıldan önce boşanılmayacağına dair şartlı belge hazırla" dediyip hemen telefonu kapattım. Artık bu saçma evlilik biran önce olsun ve bittsin istiyordum. Dini nikah kıyılıp arkasında da hemen resmi nikah kıyıldıktan sonra ayağa kalktığımızda Zübeyde ye doğru dönüp kulağına doğru yaklaşıp konuştum "Sana hiç bir zaman eş olmayacağım seni gibi para göz bir kız benim eşim olamaz. Sende kendini bu evliliğe fazla kaptırma en kısa zamanda senden kurtulacağım.... para göz" diyip gittim evden Oda artık anlamalı bu evliliğin gerçek olmayacağını. Arkadaşım Demir ve Selimi de alıp bu geceyi unutmak için bara gittik Sabaha kadar içip bu saçama olayı unutmalıyım... Hayatımı karartan babam ve buna dahil olan o kadında nefret ediyordum. Babamdan anlamadığım intikamı artık onda alacaktım bugünden sonra ona hayatı zindan edeceğim....                                       ~SON~ Yorum ve oylar çok az arkadaşlar Lütfen bol bol yorum ve oy istiyorum
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD