
(Buzdan aşk kitabındaki yan karakterler Emine ve Yakup'un hikayesidir.)
PROLOG
Samanlık gecenin sıcak soluğunu içine çekmişti sanki. Dışarıda cırcır böcekleri susmuş, zaman durmuştu. Emine’nin kalbi, göğsünde usul usul çarpan bir davul gibiydi. Yakup’un adımlarını duyduğunda bile nefesi kesilmişti.
-“Beni buraya çağırdığında ne olacağını biliyordun, değil mi gülüm?” dedi Yakup, sesinde hem suçlama hem arzu vardı.
Emine başını eğdi yanakları kızarmıştı ama kaçmadı.
- “Evet Yakup ‘um senin olmak istiyorum ben ‘’ dedi fısıltıyla
Kızın gözlerinin içi parlıyordu. Yakup birkaç adımda ona ulaştı. Bir anda aralarındaki hava elektrikle doldu. Parmakları beline dokunduğunda, kızın bedeni istemsizce titredi. Dudakları onun yanağına, sonra çenesine süzüldü. Nefesi sıcaktı, kelimelere ihtiyaç kalmamıştı.
Emine’nin elleri Yakup’un gömleğine uzandı, düğmelerin arasından sıyrılan tenine dokunduğunda, parmaklarının altında kaslarının gerildiğini hissetti. Yakup onu bir anda belinden tutup saman balyasına doğru çekti. Sırtını sertçe samanlara dayadığında Emine nin içinden istemsizce derin bir nefes yükseldi.
Hızla kızın alt dudağına yapıştı. İkisi de derin bir iç çektiler. Öpüşmeleri derinleşti Yakup dilini genç kızın ağzının içine gönderdi buda yetmedi genç adama belindeki elini kalçasına götürüp sıktı, ilk defa bu duygularla tanışan Emine ‘de derince inledi .
- ‘Noldu güzelim hoşuna gitti mi?’
İyice yanakları kızaran kız cevap olarak hızlıca Yakup’un gözleğinin düğmelerini çözmeye çalıştı ama heyecandan elleri titriyordu .
- ‘Şşşş dur yavrum ben yaparım’deyip üzerindeki gömlekten kurtuldu.
Kızın eteklerinden yukarı kayarken onun nefesi sıklaştı. Gözleri kapanmıştı artık, sadece hissetmeye izin veriyordu kendine. Dudaklar, boynuna, köprücük kemiğine indiğinde, teni alev gibi yanmaya başladı.
Etek dizlerinin üzerine toplanırken, Yakup’un dudakları göğüslerinin kıyısında durdu. Emine’nin nefesi kesildi; ilk kez bu kadar savunmasız, ama aynı zamanda bu kadar istekliydi. Yakup gözlerinin içine bakarak sordu:
-‘Devam edeyim mi gülüm?’
Emine başını salladı, gözlerinde hem utanç hem cesaret vardı. “Evet…” dedi usulca

