Kapı açıldığında havasız kalmış evden yüzüme vuran kötü kokuyla yüzümü buruşturdum. Kapıyı örtmeden aldığımız birkaç şeyi elimden bir kenara bırakıp hızlıca eve girdim. Salon camlarını açtığımda ise daire kapısının kapanma sesi duyuldu. Adımlar bulunduğum noktaya doğru yaklaşırken bir illüzyonist edasıyla koltuklardan birinin üzerinden beyaz çarşafı havalandırarak çekiverdim. "Buyurun, hoş geldiniz." Sesim, çalıştığım evin gösterişinin yanında epey mütevazı kalan bu daire için oldukça coşkulu çıkmıştı ama her ikisinin de ortak noktası tam olarak "yuva" denilebilecek ambiyanslarıydı. Evet, hiçbir şey yerinden milim kımıldamamıştı. Oysa yıllar önce buradan giderken o kadar yaralıydım ki ardımda bir ev bıraktığımın bile farkında değildim. Telefonda komşu teyzeye evimi eşyalarıyla birlikte k

