Aynı Anda

614 Words
Aras uyanıktı. Ama bedeninin uyanıklığıyla zihninin uyanıklığı arasında ince bir boşluk vardı. Bu boşluğu tanıyordu. Operasyon öncelerinde olurdu. Duyular keskinleşir, zaman uzar, düşünceler yavaşlar ama derinleşirdi. Bu kez sebep operasyon değildi. Defne’ydi. Gözlerini kapattığında karanlık gelmedi. Onun yerine bir oda belirdi. Tanıdıktı. Yüksek tavan, büyük pencere, yağlı boya kokusu. Atölye. Ama Aras orada olmamalıydı. Ayakta durdu. Ayak sesini duymadı. Bu bir rüyaydı ama kontrolsüz değildi. Bu kısmı rahatsız ediciydi. Rüyalar kontrolsüz olmalıydı. Arkasından bir ses geldi. “Sessiz giriyorsun.” Aras döndü. Defne birkaç adım ötedeydi. Üzerinde gündüz giydiği kıyafetler vardı. Ne sis vardı ne gölge. Her şey netti. Fazla net. “Bunu sen mi yapıyorsun?” diye sordu Aras. Defne başını hafifçe yana eğdi. Bu hareketi rüyadakinden değil, gerçekten tanıyordu. “Ben de aynı şeyi soracaktım” dedi. Birbirlerine yaklaştılar. Mesafe bu kez hesaplı değildi. Kendiliğinden kapanıyordu. “Bu bir rüya” dedi Aras. “Evet” dedi Defne. “Ama ikimizin de.” Aras’ın çenesi sıkıldı. “Bu mümkün değil.” “Daha önce mümkün olmayan kaç şey oldu?” diye sordu Defne. Cevap vermedi. Çünkü haklıydı. *********************************** Aynı anda, Defne yatağında sırtüstü yatıyordu. Lara kapının önünde, sandalyede oturuyordu. Geceleri böyle yapıyordu. Işığı kapatmazdı. Uykuyla uyanıklık arasında kalmayı tercih ederdi. Defne’nin nefesi düzenliydi ama yüzü huzurlu değildi. Lara bunu fark etti. Ayağa kalktı. Defne’nin bileğine hafifçe dokundu. Nabzını kontrol etti. Normaldi. Ama kaslar gergindi. “Rüya" diye mırıldandı Lara. Kendi kendine. ****************************** Rüyada Aras bir adım geri çekildi. Bu onun refleksiydi. Ama Defne durmadı. “Beni izleyenler” dedi Defne“seninle mi ilgili?” Aras sustu. Bu suskunluk bir cevaptı. “Beni bu yüzden mi seçtin?” diye devam etti Defne. “Ben seni seçmedim” dedi Aras. Sesi ilk kez sertti. “Bu… oldu.” Defne gülümsedi. Bu gülümseme zafer gibi değildi. Anlayış gibiydi. “En tehlikelisi de bu" dedi. Aras ona baktı. Uzun uzun. Bu bakışta ölçüm yoktu. Kaçış planı yoktu. Sadece kabul vardı. “Yakınlaşma” dedi Aras. “Risk yaratır.” “Mesafe de” diye karşılık verdi Defne. “Sadece daha yavaş.” Bir an durdular. İkisinin de nefesi aynı anda değişti. Bu, tesadüf değildi. Aras ilk kez birinin ritmine uyum sağladığını fark etti. Bu onu sarstı. “Beni çizdiğinde” dedi Aras, “Sadece yüzümü değil… Açıklarımı da görüyorsun.” Defne başını salladı. “Çünkü sen poz vermiyorsun. Savunuyorsun.” “Bu farkı herkes göremez.” “Ben görüyorum.” Bu cümle Aras’ın dengesini kaydırdı. Çünkü doğruydu. Defne ona bir adım daha yaklaştı. Artık aralarında neredeyse hiç boşluk yoktu. Ama temas yoktu. Bilinçli bir sınır. “Beni durdurabilirdin” dedi Defne. “Ama yapmadın.” Aras’ın sesi alçaldı. “Henüz.” Defne gözlerini kaldırdı. İlk kez bakışları kaçmadı. “O zaman şimdi" dedi. “Beni durdur.” Aras elini kaldırdı. Ama durdu. Bu duruş, geri çekilmekten daha güçlüydü. “Eğer bu çizgiyi geçersek” dedi, “Geri dönüş olmaz.” Defne fısıldadı. “Belki de mesele budur.” Aras uyandı. Aniden. Odasında yalnızdı. Nefesi bozuktu. Eli havada kalmıştı. Bir süre öyle kaldı. Sonra ilk kez bir hata yaptığını fark etti. Defne’nin rüyasına girmemişti. Defne onu çağırmamıştı. Birlikte girmişlerdi. ****************************** Defne de uyandı. Kalbi sakindi. Ama içi… yoğun. Lara kapıya doğru döndü. “Bitti mi?” diye sordu. Defne doğruldu. “Hayır,” dedi. “Başladı.” Lara ona baktı. Uzun. Derin. Sonra hafifçe gülümsedi. “Güzel,” dedi. “O zaman ben biraz daha yaklaşacağım.” Defne kaşlarını çattı. “Neye?” “Hayatına,” dedi Lara. “Çünkü artık seni korumak yetmeyecek.” Defne pencereye baktı. Sabah ışığı yeni yeni geliyordu. Aras da aynı anda başka bir pencereden aynı ışığa bakıyordu. Ve ikisi de şunu biliyordu: Artık yalnız değillerdi. Ama henüz birlikte de değillerdi.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD