Pusu

967 Words

Merkezin çatısında rüzgâr yön değiştirmişti. Gece, şehri metalik bir örtü gibi kaplamıştı. Işıklar uzaktan titreşiyor, cam cephelerde çoğalıp parçalanıyordu. Aras, çatı kenarında diz çökmüş, aşağıdaki hareketliliği izliyordu. Günlerdir burada yaşıyordu; rüzgârın sesine alışmış, betonun soğuğunu bedenine kabul etmişti. Beklemek pasiflik değildi. Beklemek, doğru anı biriktirmekti. Elindeki küçük dürbünü indirdi. Merkezin kuzey kanadında olağandışı bir hareket vardı. Güvenlik rotası değişmişti. Devriye sayısı artmıştı. “Bir şey olacak” diye mırıldandı. Telefon ekranında Defne’nin son mesajı hâlâ duruyordu. Yanıt vermemişti. Veremezdi. Ama her titreşim, onun nabzını da hızlandırıyordu. Aras çatıdan geri çekildi. Planları zihninde yeniden kurdu. Giriş noktaları, kör kameralar, servis şaft

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD