6. BÖLÜM

2006 Words

Lysander pencerenin önünde uzun süre kıpırdamadan durdu, adeta bir heykel gibi donmuş halde. Şafak öncesinin o kurşuni saatiydi; gökyüzü siyahla lacivert arasında asılı kalmış, sanki evrenin kendisi nefesini tutmuş bekliyordu. Yıldızlar, göğün karanlık tuvalinde son parıltılarını saçarken, doğu ufkunda hafif bir kızıllık beliriyor, geceyi yavaş yavaş yutuyordu. Ormanın üzerinden ince bir sis yükseliyordu, bu sis beyaz bir örtü gibi ağaçların dallarını sarıyor, toprağın nemli kokusunu taşıyordu havaya. Sis, eski efsanelerin ruhlarıymış gibi, sessizce dolaşıyordu ormanda; yaprakların arasından sızıyor, köklerin derinliklerine iniyordu. Uzakta, çok uzakta, bir notanın hayaleti hâlâ zihninde titreşiyordu. O tiz ses, piyanonun tuşlarından yükselen, mağaranın taş duvarlarından yankılanan o melod

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD