Sabah alarm çalmadan önce uyanmıştım. Kafamın içinde dün geceden kalma ağrılar hâlâ devam ediyordu. Bir an önce işe hazırlanmak zorundaydım. Atlas Bey bugün şantiyeye gideceğimizi söylemişti. Sanırım şantiye şehire epey bir uzaktaydı. Çünkü erkenden yola çıkmamız gerektiğini söylemişti. Yataktan yavaşça kalkıp pencereye yürüdüm. Hava gerçekten çok kötüydü. Kara bulutlar İstanbul'u dört bir yandan sarmıştı. Şantiyeye gitmek için kötü bir gündü. Ama emir büyük yerden... Rahat edeceğim bir kombin tüm gün işimi görürdü. Ayakkabı tercihim kesinlikle spor olmalıydı. Aynanın karşısına geçip saçlarımı at kuyruğu, hafif bir makyaj, triko krem rengi bir bluz ve altına kot, dar paça pantolonla hazırdım. Saate baktığımda sekiz olmak üzereydi. Kahve içmek için zamanım yoktu. Hemen trençkotumu ve çant

