HAYALET

1092 Words

Erkan, liman ofisinin koridorunda yürürken arkasından kapanan o ağır çelik kapının sesini duymadı. Ya da duydu ama kaydetmedi. Zihnindeki o sessizlik dışarıdaki her sesi boğuyordu. Merdivenlerden inerken elinin küpeşteye değdiğini hissetti — soğuktu, paslanmıştı, on yıllardır aynı yerdeydi. Bu binanın her köşesi böyleydi; değişmeyen, eskiyen, yılların üzerine çöktüğü. Erkan bu binayı severdi. Değişmezliği bir güvenceydi. Ama bu sabah o güvence yoktu. Dışarı çıktığında liman rüzgarı yüzüne çarptı — tuzlu, sert, denizin o hiç değişmeyen kokusuyla. Erkan bir an durdu. Arabasına yürümedi. Sadece durdu ve o rüzgarın yüzünü dövmesine izin verdi. İçinden geçen şeyi tanımlamaya çalıştı — öfke miydi, hüzün müydü, yoksa ikisinin de olmadığı o boş ve ağır his miydi? Selim. On iki yıl. Erkan bu

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD