KARAR

1010 Words

Sabah geç saatlere geldiğinde Melike hâlâ koltuktaydı. Uyumamıştı. Gece boyunca o koltuğun içinde kıvrılmış, bazen gözlerini kapatmış, bazen şehrin değişen ışıklarına bakmış, ama hiç gerçek anlamda uykuya dalamamıştı. Erkan'ın o sarılışı, o burnunun saçlarına gömülüşü, o parmakların sırtındaki ısrarcı basışı — bunlar bedeninde hâlâ vardı. Bir hayalet dokunuş gibi, çoktan gitmişti ama izi kalmıştı. Melike sabahın ilk ışığında kalktı. Banyoya gitti, yüzünü yıkadı. Aynada kendine baktı — gözlerinin altında o geceyi taşıyan morluklarla, saçları dağınık, yüzü çıplak. Pahalı kremlerinin, parfümlerinin, her sabah özenle hazırladığı o bakımlı görüntünün hiçbiri yoktu şu an. Sadece Melike vardı. Soyulmuş, yorgun, gerçek. Bu yüze baktı. Uzun süre baktı. Ceyda'nın o cümlesi zihninde yankılandı:

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD