Elmas hafifçe başını salladı. "Kamuoyu. Ama bu şehirde kör çalışmaz. Doğru zamanda, doğru sesle, doğru bilgiyle çalışır." Melike'ye baktı. "Benim sesim önemli bu hikâyede. Halit Çavuşoğlu'nun kızı olarak konuşmak, belgelerden daha güçlü." "O zaman neden konuşmadınız bugüne kadar?" Elmas durdu. Bekliyordu bu soruyu. Ama yine de cevap vermek için bir an bekledi. "Çünkü," dedi, "otuz yıl önce konuşsam, tek sesim olurdu. Öfkeli, yaralı, yalnız bir kızın sesi." Masadaki bardağı aldı. "Şimdi farklı. Şimdi Ceyda var. Ve..." Melike'ye baktı. "Siz varsınız." "Ben ne yapabilirim?" "Erkan üzerinden Kudret'e ulaşabilirsin," dedi Elmas. "Sistemin içinde ne olduğunu biliyorsun. Kudret seni almak istiyor, dedin." "Evet." "O zaman gir." Elmas'ın sesi değişmemişti ama kelimenin içinde keskinlik var

