Kudret Bey rüya görmezdi. En azından hatırlamazdı. Her sabah uyandığında zihin tertemizdi. Önceki geceden kalıntı yoktu. Rüya denen o bulanık, elle tutulmaz dünya ona ait değildi. Bunu eksiklik saymazdı. Tam tersine, bu temizlik ona avantaj sağlıyordu. Başkaları geceyi kafalarında taşırken Kudret sabahı bütün kapasitesiyle karşılardı. Ama bu sabah farklıydı. Uyandığında içinde bir şey vardı. Adını koyamıyordu, elle tutamıyordu ama oradaydı. Rahatsızlık mıydı? Tam değildi. Ses miydi? O da değildi. Daha çok bir frekans gibiydi. Hava değişmeden önce bazı hayvanların hissettiği o titreşim. Görünmez ama gerçek. Kalktı. Her zamanki gibi giyindi, çayını aldı, masasına oturdu. Ama frekans geçmedi. Dosyaları açtı. Rutin işler önce. Şirket raporları, yatırım güncellemeleri, haftalık toplantı

