Pusuya düştük

3045 Words

EYLÜL Kendimi artık ölüme terk etmiştim. Çevremdeki her şey bulanıktı — duman, toz, yanık metalin ağır kokusu… patlamanın yankısı hâlâ kulaklarımda uğulduyordu. Göğsümdeki basınçla nefes almak işkence gibiydi. Tam o anda, yankılanan bir ses delip geçti sessizliği. “Sikeceğim şimdi!” Timur’un sesi… Öfke, korku ve çaresizliğin karıştığı o boğuk tonda yankılandı. Bir anda bileklerimden kavrandım; sert, kararlı bir güçle yukarı çekildiğimde kazağımın dikişleri acı bir çığlık gibi yırtıldı. Kumaşın hışırtısı, kalp atışlarımın hızına karıştı. Gözlerim fal taşı gibi açıldı. Bir anlığına zaman durdu sanki — etrafımızdaki kurşun sesleri, inlemeler, yanık toprağın kokusu bile arka planda silinmişti. Sadece onun ellerinin sıcaklığını ve bileğimi saran sert tutuşunu hissediyordum. “Yürü!” diye ba

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD