Atakan
Karsimda ezilip buzulerek ağlıyordu. Kim bilir kaç genç kız ona bu şekil ağladı da feryadını duymadı, görmedi.
Kaç gencecik kizin hayatını mahvetti. Bir ara ben de ahlak subedeydim ama böyle şerefsizlere karşı pek sabrım olmadığı için cinayet şubeye geçmiştim.
Ve kader sık sık beni bu ibnelerle yine karsilastiriyordu
" Beni bilirsiniz Atakan komiserim, benim öyle ölümlü falan işlerde bezim olmaz"
Öfke ile dosyayı attim önüne
" Nereden bileceğim lan seni dümbük? İsim baban miyim serefsiz?"
Kübra 'nin öksürüğü ile kendimi toparlamistim.
" Haşa komiserim, benim işim arz talep. Ben öyle karanlık islere girmem"
Girmez, gotu yemez ama belli kızları yolladigi kişi öyle bir kişiymiş
" şu fotoğrafa iyi bak" deyip kızın parçalanmış cesedini gösterdim. Midesi kalktı pezevenkin
" Bu kiz senin kızlardanmis, onu bir hafta önce kime yolladiysan bana adlarını vereceksin"
Kızın bedeni parçalanmisti. Hayvanlar, böcekler... elleri parçalanmış olmasa parmak izinden hemen bulurduk ama elleri mahvolmuş. Yuzu desen zaten hayvanlar ilk gözden, dilden başlar...
" Komiserim yeminler olsun bilmiyorum isimlerini. Zaten bizim meslekte müşteri gizliliği vardır isim sormayız para sorarız. "
Allahin belasi seni! Lanet olası seni!
" Tek mi yolladın, kac kisiydiler, ne konuştunuz tek tek anlat"
Korku içinde yakasını çekip nefes almaya çalışarak başladı
" Sesi şiveliydi sanki yabancı siveli gibi... iki kizimi yolladım birisi Leyla diğeri Asi"
" Asi? kim bu Asi, nerede? "
Belli ki olay yerindeki diğer kız Asi dediği kız. Kaçmış, korkusundan saklaniyordur kesin eğer bunlar bir şey yapmadı ise
" Komserim yemin olsun bilmiyorum. Bunu köprü altında donmak üzereyken buldum ben. Ne kimliği vardı ne bir şeyi. Sürekli dik başlılık yapardı...."
Gözlerimi kısıp girdim konuşmasına " istemiyordu değil mi? karşı koyuyordu"
Allahin belasi böcek. Elimde olsa boynunu kırardım. Bunları adam yerine koyup benden hesap soracak sistemin...
" Oyle de denilebilir ama zamanla kabul etti. Leyla ile ikisi bir elmanın iki yarısiydilar. "
Kübra ile goz göze geldiğimizde " Doğru mu anladım, Leyla öldü, adını sanını bilmediğiniz, lakap olarak Asi taktığınız kizdan da o gün bu gündür haber yok"
Karşımda mahcup mahcup boynunu büküp " valla öyle komiserim" dediğinde tüm cinler tepeme birikti
Ben böyle işi sikeyim!
Seyit Bey
" Hayırdır insallah komutan?"
Karşımda karakol komutanı Üsteğmen Atlas vardı. Beni görünce yüzündeki ciddi hava dağıldı. Askeri kıyafetiyle yanında 4 askeri dayanmış kapıya.
Hayırdır insallah!
" Bir ricamız olacak senden Seyit bey"
Rica? Tekrar hayırdır insallah...
" Buyur, devletin mi ricasidir Atlas beyin mi ricasidir "
Güldü " Ne olarak anlamak istersen öyle anla. Getirin" dediğinde bir kadın ile kucaginda bir bebek indi askeri araçtan
" tanrı misafiri getirdim sana. Bu iki misafiri bir hafta evinde ağırlar misin?"
Kadıncağız yuzunu saklamış, çocuk desen eski bir beze sımsıkı sarılmış üşümesin diye
" Bu civarin en namuslu, şerefli adamı sensin. Sana emanet edeceğim. "
Her halinden belli kadının nasıl da zor durumda olduğu. Üstelik gencecik
" Allahin da emaneti , devletin de emaneti basim gözüm üstüne "
Cesur
Pencere önünde oturmuş kararan havaya rağmen ayın aydınlattığı Peri bacalarını izliyordu. Koltuk vardı ama o ısrarla üstüne bir battaniye alıp yere oturdu.
Uyandığı andan itibaren ne konuştu ne de bir şey yedi. Bana bir gün bir kız için endiseleneceksin, yüreğin agzinda atacak, elinde tepsi ile yemek yesin diye peşinde gezeceksin deseler siktirin lan derdim ama turuncum yaptirdi işte yapmam dediğim her şeyi.
" Babanla da konuştun ne bu surat çilli"
Yanına oturup tepsiden çatala etleri geçirirken hamursuzdan da bir parça koparttim
" ac bakalim agzini"
Yüzüme bakiyordu. Neden böyle üzgünsün turuncum? Ne seni böyle uzen bir bilsem!
" Benimle neden evlenmek istiyorsun?"
Ne saçma soru, sensin diye... Benimsin diye, çocukluğum, hayalim, geçmişim, geleceğimsin diye.
" Çocukken kertildik bir kere, el mahkum"
Agzina çatalı sokmuş yedirirken yanaklarindan yaş suzuldu.
" Lan saka yaptım, seviyorum kızım seni. Daha kaç defa söylersem inanacaksın?"
Ağzındaki eti güçlükle cigniyordu. Sanki canı acıyor gibi, midesi bulanıyor gibi. En nihayet yuttugunda üstündeki battaniyeyi sıyırdı
Şaşkın bakislarimin arasında eli elbisesinin fermuarına gitti
" Burcu?"
Anlamaya calisiyordum. Ayağa kalktığında başımı kaldırıp ona baktım. Elimdeki tepsiyi yere bırakirken siyah elbisesi ayak uçlarına yigilmisti
Anlamıyorum, Benimle evlenmek istemiyor ama benimle yatmak mi istiyor?
Ayağa kalkıp yanına geldim. Uzun kırmızı turuncu arası saçları çıplak göğsünü kapatıyor, altındaki siyah dantelli iç çamaşırı ve teninden yayılan enfes kokusu ile başını kaldırıp gözüme dikti güzel gözlerini
Narin ayağını kaldırıp yere yigilmis elbisesinden kurtarıp eli gömleğinin yakasında, dudaklarıma doğru bir hamle yapmisti.
Terledim, küçücük kizin karşısında tüm bedenim ter içinde kaldı. Belinden sımsıkı sarılıp kendime çekip karşılık verdim öpmek için yanıp tutuştugum dudağına.
Dişlerimin arasında sıkarak ezdigim dudaklarını dilimle aralayıp içine doldurdum dilimi.
Oyle güzel karşılık veriyordu ki... elleri göğsümden enseme çıkmış, parmakları saçlarımın arasında dolaşırken dolgun, yuvarlak kalcasindam kavrayıp çektim kendime.
Elimin birisi kalcasindan kendime bastirirken diğer elimle ensesinden sımsıkı tutup başını bastiriyordum sanki bir an ara versem beni bırakacakmis gibi korkarak.
Aletimin sızlayarak atışı ile kendime geldim. Karnına denk gelen aletim tenine sürtünmek, içine dolmak için acı çekerek büyüyordu
Güçlükle kendimden uzaklaştırıp hızla yerdeki battaniyeyi üstüne geçirdim tekrar.
Bana bakıyordu anlamayan bir ifade ile.
" Böyle olmaz guzelim"
Battaniyeye sardığım kizi kollarıma sardım, sımsıkı sarıp başını öptüm.
" Sen benim için çok değerlisin Burcu, bu şekilde olmaz. Bir otel odasında olmaz..."
O bunu hak etmiyor. Kırmızı kuşağını belinden çıkartmadan dokunmam ona.
Dudaklarım başında öperek sakinleştirmeye çalışırken ağlamaktan titreyen sesi ile " kabul ediyorum" dedi.
Yüzüne baktığımda duyduğuma inanamamistim
" Ne dedin sen?"
Gozlerinden ard arda yaşlar damlarken " Bana güven dedin, aşkıma güven her ne olursa olsun güven dedin"
Kafamı evet anlamında sallarken bir daha sarıldım bedenine " güven sevgilim, bana güven sadece bana"
" Kabul ediyorum, hayatımda son defa birisine güveneceğim"
Ne demek bu?
Icimdeki mutlulukla yatağa götürdüm onu. " Uyu güzelim uyu" Göğsüme çekip sımsıkı sardım " Sana söz veriyorum, her şey hayal ettiğinden çok daha güzel olacak"
Kabul etti, turuncum benim olmayı kabul etti...