BÖLÜM 2

1231 Words
Yazar ' ın Anlatımıyla Berfin o konaktan çıktıktan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacağını çok iyi biliyordu. Evet, sevdiği adama çok üzülse de ailesinin anlına kara çaldığı için de çok üzülüyordu. Bakire olmadığı anlaşıldığın da Aziz Ağa onu öldürmek ile kalmayacak, ailesi ile büyük bir hüsümet için de olacaktı. Çünkü adı gibi biliyordu ki ailesinin bunda haberi olduğunu ve sırf ortada kalan kızlarını ona kakaladığını düşünecekti. Sadece o da değil herkes böyle kabul edecekti. Çünkü bu alem de namus demek her şey demekti. Ve koskoca Aziz Ağa ise karısının bakire olmadığını öğrendiğin de sakin kalamazdı. Hele ki o isteme zamanı sevdiği var iken ağzını açıp bir şey dememesi kesinlikle bütün suçu Berfin ' e atıyordu. Berfin için uzaktan görünen şey " Kız başkası ile beraber olmuş o kişi de bunu kabul etmemiş ve kendisini Aziz Ağa ' ya yamamış. " işte herkes bunu diyecekti. Halbuki Berfin ' in bu evliliği istemediği ya da o isteme zamanı gerçekten de resmen ağzı bağlanmış bir şekil de aslın da korkudan hayır diyemediğini kimse bilmeyecekti. Onlar için tek kusurlu kadındı ve hep de öyle kalacaktı. Berfin ise bir yandan kendine de küfür ederken aynı zaman da Boran ' a ediyordu. Ne olurdu gelseydi en azından yüzük takılsaydı şimdi evlendiği zaman kocasının evine ölümü kabullenerek gelmezdi. İkisi de rahat olurlardı ve kimseye hesap vermezlerdi. Hem o sevdiği adam ile beraber olurken evleneceklerini düşünmüştü. Ama gel gör ki kader ondan yana değildi. Bir yola girdiği adamım resmen koynundan çıkarak başka bir adamın koynuna itilmişti. Ama işte asıl problem ise bu durumu nasıl ortadan kaldırabilirdi. Aziz Ağa onun ile gerdeğe girdikten sonra bakire olmadığını çok net anlayacaktı işte bu durumdan nasıl kurtulacaktı Berfin bunu bilmiyordu. Berfin konaktan ayrıldıktan sonra Yıldırımoğlu konağına geldiğin de bu büyük konak onun gözünü korkutmuştu. Yıldırımoğlu Mardin de yer alan en büyük ailelerden biriydi. Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerinden de hatrı sayılır bir aileydi. Birçok aile ona bağlı olmasının yanın da büyüklükleri ve zenginlikleri ile de her istediklerini yapacak güçteydiler. Buralar da kanun dedin mi sizlere bu aileyi gösterirlerdi. Her ne kadar korkusu yüzünden okunsa da bu büyüklüğe kesinlikle hayran olmadan da edememişti. Her genç kız Yıldırımoğlu ile akraba olmak isterdi. Hele ki ağası Aziz Yıldırımoğlu ' nun karısı olmak demek büyük bir güç demekti. Çoğu genç kız istese de yine de Aziz Ağa ile karşı karşıya geldiğin de korkmadan kendilerini alamazlardı. Aziz Ağa resmen adını taşır gibiydi. Kudretli, öfkeli, saygın, değerli ama bir o kadar mertti. Görünüş ile neredeyse iki metre olan genç adam o kadar kalıplıydı ki gören bir kez daha bakardı. Heybeti herkesi korkutmaya yeterdi mi ailesi başlarından bu kadar büyük bir adamın olmasından da memnundu. Aziz Ağa hem görsel açıdan hem de karakter açıdan tam bir ağaydı. Haksızlığın karşısın da susmazdı. Cesareti ile herkes meydan okurken herkes onun cesareti karşısın da korkarak bir adım geriye çekilirdi. Merhameti ne kadar bol olursa olsun, öfkesi de keza bir o kadar büyüktü. Berfin ise güzelliği ile tüm Mardin ' e nam salmıştı. Sarı saçları, masmavi gözleri bunun yanın da çok uzun olmayan boyu olmasına rağmen fiziki özelliği ile gerçekten de cennet düşmüş bir melek gibi güzeldi. Berfin ' in güzelliği dillerden dile dolansa da kimse Rojin ' i liseden sonra görmediği için sadece onun güzelliği herkesin dilindeydi. Ama Rojin ile bir elmanın iki yarısı olduğu için ikisinin de güzelliği birbirine benzerdi. Sadece Berfin suskun iken Rojin de birazcık asiliği vardı. Ve bu asilik ise onun güzelliğinin yanın da bir çekicilik eklerdi. Rojin adı gibiydi. Ona bakan bir kişi karşısın da sanki güneşi görüyor gibiydi. O farklı bir memlekette dahi olsa o kadar çok kişi onun ile bir yola girmek istese de Rojin ailesinin güvenini boşa çıkarmamak için kabul etmemişti. Hem belki kalbine dokunan biri olsa yine de bir şeyler olabilirdi ama nedense karşısına çıkan kişilerden bir türlü o duyguyu hissedememişti. Bu durum bazı kızlar için kıskançlık ile karşılansa da bu durum Rojinin pek de umrun da değildi. Yıllar önce geldiği bu yere zaten özellikle de gezmeyi sevdiği ve öğrenmeye açık olması ile gelmişti. Mardin de olsa bu kadar özgür olamayacağını bildiği için babasına ve abisine burada okumak istediğini dile getirdiğin de ilk başta babası izin vermese de abisinin desteği ile sonun da istediğini elde etmişti. Peşin de sürekli korumaları olsa da bu pek de umursamıyordu. Şimdi ise Rojin bulduğu bilet ile keyifle yerin de dans etti. Londra ' dan uçak olsa dahi derslerinden ötürü memleketene pek gidememişti. Özellikle de ikiz kardeşinin düğünün de yanın da olamamak canını çok sıkıyordu. Ama bugünden itibaren başlayan sınavlar iki hafta sürecekti. Bu iki hafta için de ise sonuçların durumuna bağlı olarak artık memleketine dönecekti. Ne olursa olsun Rojin artık memleketini çok özlemişti. Bir sürü ülke gezse dahi artık yaşının ilerlemesinden mi kaynaklı bilmiyordu ama artık ait olduğu yere dönmek istiyordu. Bu dört yıl da canını da burada yanın da istemişti ama aptal kardeşi bu durumu reddedince buraya tek başına gelmişti. İlk başlar da sıkıcı olsa da artık yavaş yavaş kardeşinden ayrıldığını kabul ederek buradan zevk almaya bakmıştı. Sürekli telefondan konuşmuşlardı ve yine de Rojin ' in için de bir sıkıntı doğmuştu. Evleneceğini duyduğunu çok fazla konuşmuştu can parçası ile ama sesin de oluşan o tereddüt durumu aklını kurcalasa da Berfin evlenmek istediğini dile getirmişti. Aziz Ağa ' nın namını o da duymuştu. Ve duyduklarından korktuğun da ise bundan emin olup olmadığını sorduğun da kardeşi " Aziz Ağa ' nın karısı olmak büyük ayrıcalık biliyorsun. Evet, yüzün de oluşan yaradan ötürü ve inan bana Rojin adamın heybetinden kaynaklı korkutucu olsa da onun mertliği de bir o kadar buralar da konuşulur. Merak etme belki zaman ile her şey değişir. " dediğin de Rojin kardeşine inanmayı seçmişti. Şimdi ise onun düğün günün de yanın da olamamak çok canını sıkıyordu ve normal de iki ay süreceği bir durumu vir ay gibi kısa bir süre de halledip hemen can parçasını görmeye gidecekti. Tabii bu konu da ailesine sürpriz olacaktı ama işin eğlenceli kısmı da burası değil mi? Düğün olduğu için ailesini arayamasa da birkaç akrabasının düğünden yaptığı canlı yayın ile izlediğin de yüzün de büyük bir gülümseme yer etmişti. Her ne kadar damadı çok merak etse de maalesef bir türlü görememişti. Gözleri kardeşini de aradığın da onu da kolundan götürüldüğünü gördüğün de gözleri dolmuştu. Üstün de olan gelinlik ve başın da kırmızı tül ile öylece kardeşini izliyordu ve birden yayın halaya döndüğün de o da canlı yayından çıkmıştı. Rojin yayından çıktığın da ise Aziz Ağa kadraja girmiş bir şekil de geçerken olacaklardan habersizdi. Berfin ise bu gecenin ona getireceği sonucu bildiği için bir yandan oda da ağlamaya başladığın da ne yapacağını bilemiyordu. İçinden keşke Boran ' a her şeyi anlatdayfım geçiyordu. Belki işte o xaman Boran Aziz Ağa ile konuşarak bazı şeyleri yoluna koyabilirdi. Ama şimdi her şey için çok geçti. Berfin artık Aziz Ağa ' nın karısı olmuştu. Boran da birkaç ay sobra mezun olup memelektine geldiğin de sevdiği kadının evlendiğini duyduğun da yer yerinden oynayacaktı. Hayat onlar için daha da karmaşık bir hale geliyordu. Ve bunun sonun da ne yapacakları da bir o kadar belirsizdi. Rojin ise kardeşi için mutlu bir hayat dilerken aslın da Rojin ' in hayatın da neler getireceğini bilemiyordu. Kader ilmek ilmek dört genci de birbirlerine bağlarken hayat bundan sonra Rojin için oldukça zor geçecekti. Şu an da farkın da değildi ama yalandan nefret eden bir kadın kendini yalanların tam ortasın da bulacaktı. Ve bu yalanları ile mecburen sürdürmeye çalışacaktı. Bakalım hayat onları nereye götürecekti. Onlar için bu yalan nasıl ellerine ayaklarına dolanacaktı herkes bunu görecekti.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD