6.BÖLÜM:MERCİMEK (T)

780 Words
1 hafta boyunca tek yaptığım şey elimdeki kağıda bakmak oldu.Numaraları ezberledim,adresi ezberledim.Durmadan o kağıda baktım.Aaa bir de iki gün önce gelen mesaja.Tam olarak şöyle yazıyordu. '0536....... İyi günler kızım.Rahatsız ettiğim için kusura bakma.Annen seni pazar akşamı yemeğe davet ediyor.Eğer bizi kırmaz gelirsen çok mutlu oluruz.Gel olur mu?Eğer istersen abin seni almaya gelsin.Lütfen gel... Baban.' Babam.Eğer o babamsa içeride ki kim?Gerçekten de beni çalmışlar mıydı?Belki de şu an bambaşka bir hayat yaşıyor olacaktım.Bambaşka bir insan olacaktım.Zeynep değil de Türkan olacaktım.Kapı çaldığında kağıdı hemen yastığımın altına ittim.Zehra kafasını kapıdan uzattı. 'Yemek hazır.' Kafamı salladım.Zehra o gün hiç yaşanmamış gibi davranan tek kişiydi.O gün onlar gittikten sonra hepimiz olduğumuz yerde durduk.Hiçbirimiz konuşmadık.Ben onlara neden diye sormadım onlarda bana bir şey anlatmadılar. Babam benimle hiç konuşmuyor,yüzüme dahi bakmıyor.Sanırım o şu an kendi öfkesiyle yüzleşiyor.Annemse babamın tam tersi üstüme titriyor.Her gece gelip benimle uyuyor.Galiba gitmemden korkuyordu.Ben ise yemeğimi yiyip odama geçip o aptal kağıda bakıyorum.Neden baktığım konusunda ise hiçbir fikrim yoktu.Başıma yazmamı alıp içeri geçtim.Herkes sofrada beni bekliyordu. 'Gel Zeynebim.En sevdiğin çorbayı yaptım.' Önüme konan mercimek çorbasına baktım.Kaşığımı elime aldım ve öylece kaldım.Aklıma pazar akşam ki yemek daveti geldi.Onun yaptığı çorbayı da beğenir miydim acaba?Bir an da onun mercimek çorbasının tadını merak ettim. Derin bir nefes alıp kaşığı tabağımın kenarına bıraktım.En sevdiğim çorbanın mercimek çorbası olduğunu bilmiyordu bile.En sevdiğim yemeğin kuru fasulye olduğunu bilmiyordu.Derin bir nefes aldım.Gitmek istiyordum ,gitmek ve onlarla tanışmak istiyordum.Ben onları bir kez daha görmek istiyordum Neden bilmiyorum ama gitmek ve onları tekrar tekrar görmek istiyordum.Çünkü merak ediyordum,beni doğuran kadının nasıl biri olduğunu merak ediyordum.Babam olan adamın ne iş yaptığını ,varlığından daha yeni haberdar olduğum abimin tipini merak ediyordum.Gözlerimi sıkıca yumdum. 'Beni yarın akşam yemeğine davet ettiler.' Hızlı bir şekilde tek nefeste söylemiştim.Masa da yoğun bir sessizlik oldu.Yutkundum.Tabağımın kenarına yasladığım kaşığımı sıkı sıkı tuttum.Ne annem ne de baba hiçbir tepki vermedi zaten babam benimle konuşmak hak getire yüzüme bile bakmıyordu. Oysa ki benim onun yüzüne bakmamam gerekmez miydi?Sonuçta burda kandırılan ve dumura uğrayan tek kişi bendim.Üstüne üstelik sanki ben hatalıymışım gibi davranıyordu. Babam bunca zaman boyunca bana hiç küsmemişti,hiç kızmamıştı.Genelde o görev annemindi annem bize küser ya da darılırdı.Arada da kızardı elbette ama biz Zehrayla hemen onun yanına koşar onu gıdıklardık tabi sonra annem benim koşmama da kızardı. 'Gidicek misin abla?' Zehra  normalde bana kolay kolay abla demezdi.Hatta ben ara sıra bana bala demediği için çok kızardım o ise 3 dakikadan bir şey olmaz derdi.Şu an fark ediyordum da aslında bizim aramızda 3 dakika bile yoktu.Bizim aramızda kan bağı yoktu. Kafamı kaldırmadım.Ya da kaldıramadım.İçimde onlara ihanet ediyorsun diye bağıran bir yan vardı.Ama diğer yanımda gerçek aileni tanı onların bir suçu yok diye bas bas bağırıyordu.Derin bir nefes aldım. 'Gidicem.' Babam sofradan kalktı ve odasına gitti.Ben hala aynı pozisyonda duruyordum.Gözümden bir damla süzülüp çorbanın içine düştü.Ağlıyor muydum?Kendimi ihanet ediyor gibi hissediyordum ve bu hissi söküp atamıyordum. 'Özür dilerim.' diye fısıldadım.Hızla sofradan kalkıp odama gittim.Kapıyı kapattım ve ağlamaya başladım.Biri gelsin ve ağlama desin istedim.Biri gelsin ve senin bir suçun yok desin istedim.Biri gelsin ve git desin istedim.Biri gelsin ve bana sarılsın istedim.Ama kimse gelmedi.Sabaha kadar bekledim. 'Kimse gelmedi.' Belki kızdılar bana.Belki onlarda ihanet olarak algıladılar.Belki utandılar.Belki söyleyecek sözleri olmadığı için gelmediler.Ama her ne olursa olsun gelsinler istedim.En azından biri gelsin ve sorun yok desin istedim. Galiba ilk defa evde hiç kimse kahvaltı yapmadı bu sabah.Kimse açlığını hissetmedi belki de.Odamdan hiç çıkmadım.Kendimi çok yanlış bir şey yapmış gibi hissediyordum.Çok büyük bit yanlış... Oysa ki bu hikayedeki tek masum kişi ben değil miydim?Telefonumu elime aldım.Onun numarasını bulup mesaj attım. 'KİME:0536...... TAMAM.' 5 dakika içinde telefonum çalmaya başladı.Önce sessize aldım.Elim ayağım titriyordu.İçimi bir korku kapladı.Derin bir nefes alıp oldukça kısık sesle konuşmaya başladım. 'Efendim.' Karşı taraftan hışırtılar gelmeye başladığında telefonumu kulağımdan uzaklaştırdım.Gözlerim telefona kaydı.Bu telefonu babamla birlikte almıştık.Gözlerim doldu.Telefonu avuç içime alıp sıktım. 'Kızım gerçekten gelecek misin?' Duyduğum heyecan dolu sesle kalbim parçalandı.Gözlerimi sıkıca yumdum.Yanaklarımdan yaşlar süzülüyordu. Elimi kalbime bastırdım.Kalbim neden böyle acıyordu ,neden böyle hissediyordum.Yavaşça yatağıma oturdum. 'Evet' Gözlerimi sıkıca yumdum.Kendimi geriye bıraktım.Geri düşüşümle gözlerimi sıkıca yumdum.Elim kalbime gitti.Kalbim deli gibi atıyordu sanki yerinden çıkacak gibi atıyordu.Bir süre kendi aralarında heyecanlı bir didişme yaşadıklar.Sanırım kadın telefonu eline almak istiyordu ama adam vermiyordu. Onlardan kadın ve adam diye bahsetmek istemiyordum ama anne ya da baba demek de istemiyordum,diyemezdim.Eğer onlara öyle hitap edersem  en başta annem ve babam mahvederdi beni.Gözlerimi birbirine bastırdım. 'Rukiye gerçekten geliyormuş, geliyorum dedi işte çocuk' Sesinde ki enerji beni gülümsetti.Arkadan bir sürü konuşma sesi geliyordu.Yüzümde ki keyifli sırıtışla onların aralarında ki muhabbetinin bitmesini bekledim.Kendimi garip hissediyordum.Fazla garip. 'Kızım annen diyor ki Ne yemek sever?Ne pişirsin.Canının istediği bir şey var mı?' Gözümden bir damla süzüldü 'Mercimek çorbası.'
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD