Sabah uyandığımda aklıma dün olanlar geldi. Babam bana yine tokat atmıştı ve hiç tahmin edemeyeceğim birisi tarafından kurtarılmıştım. Bu sözleri duyduktan sonra hiçbir şey demeden odayı terk etmiş Poyraz'la bizi yalnız bırakmıştı. Bir anda eğilip bana yaklaşmasıyla geri çekilecek gibi olsam da elinin yavaşça az önce babamın vurduğu yere dokunmasıyla donup kalmıştım. "Çok acıyor mu ufaklık?" demesiyle bu soruyu duymayı beklemişim gibi zonklamaya başlayan yanağım ile gözlerim dolsa bile engel oldum. Ağlayamazdım. Onun karşısında ağlayamazdım. Beni aciz görmesini istemiyordum. Onun hala daha niyetine güvenmiyordum. Aslında ben ona gram güvenmiyordum. Cevap vermememden dolayı eli yanağını okşarken devam etti. "Bütün her şeyi zamanı gelince anlayacaksın ufaklık." dedikten sonra hızla odayı

