3.BÖLÜM

1198 Words
Asansörle yukarıya çıktığımızda koridordaki il odadan içeriye girdik. İçeride cama yakın bir yerde jakuzi, odanın neredeyse tam ortasında yatak ve komodinler vardı ve bir de bir şifonyer. Dolap yoktu. Vakit kaybetmeden kolları belime dolandı ardından sıcak nefesini boynumda hissettim bıraktığı küçük öpücükler bile beni kendimden geçiriyordu. Ona doğru döndüm gömleğinin yakalarından çekiştirerek bana eğilmesin sağladım benden bir hayli uzundu. Dudaklarına yeniden yapıştım bu sefer hakimiyet bendeydi. O ise boş durmadı ve Ustaca arkamdaki fermuarı indirdi. Bir anlığına dudaklarımdan ayrıldığında bana olan bakışlarında hayranlık parıltıları gördüm beğenmişti. Tek hamlede beni kucağına aldı bacaklarımı beline doladım. Elleri kalçamdaydı. Sanki her zerremi keşfetmek ister gibi yoğuruyordu. Bir kaç saniye sonra kendimi serin yatakta buldum hemen üzerimdeydi ve gömleğini çıkarıyordu bacaklarının arasında uzanırken ona bakakaldım. İyi bir fiziği olduğu belliydi. Ama gördüğüm bunun ötesindeydi belki içkili olduğum için öyleydi ama adam zeus heykeli gibi karşımda dururken neredeyse ağzımın suyu akacaktı. Çıplak teni bana değdi dudakları boynumda ve göğsümün hemen üstünde gezerken aldığım hazdan Başımı yana çevirdim. Komodinin üstünde kelepçe bir kaç seks oyuncağı hatta bir kırbaç gibi bir şey vardı. Bu açıkça gösteriyor ki buraya gelen ilk kadın değildim. Mantığım sanki suyun altından bana sesleniyormuş gibiydi. Bir anlığına aklımdan şunlar geçti. Gerçekten sırf tarığa kızgınım diye henüz bir kaç saattir tanıdığım bu adama bekaretimi verecek ve yatağından geçen sıradan bir kadın mı olacaktım? Bu zamana kadar koruduğum idealleri öylece kenara atabilir miydim? Hayır o kadınlar gibi olmak istemiyordum pişman olmak ise hiç. Kutayı göğsünden ittirdim. “bir şey denemek istiyorum?” “tabi söyle?” Uzanıp kelepçeye gözünün önünde salladım. “tabi istersen seni bağlarım bazı kızlar sert seviyor” “hayır ben seni bağlamak istiyorum” Biraz şaşırmıştı ama ciddi duruşuyla hemen kendini düzeltti. “tek elini bağlayacağım ve oral yapacağım hadi.” Diye ısrar ettim aklına yatmış olacak ki itiraz etmeden yatağa uzandı ve bir kolunu bağladım. Yavaşça tırnaklarımla göğsünde uzun bir yok çizip adonis kaslarında durdum ve hızla ayağa kalktım başım biraz dönmüştü. “bak çok üzgünüm” Bir yandan eşyalarımı hızla toparladım. Bunu ona yapmak istemezdim ama mecburdum tüm hata bendeydi. “neye üzgünsün ne yapıyorsun?” “yapamam özür dilerim. Yani olanlara şahit oldun sırf ona kızgınım diye yapmak istedim ama bende o kumaş yok!” “yok artık beni bu halde bırakamazsın” “bırakmazsam benim peşimden gelirsin” “tabi gelirim beni ayartan sendin uyarmıştım seni!” “çok üzgünüm” olabildiğince pişman baktım her şeyi mi toparlayıp kapının kolunu indirmek üzereyken, “sence seni bulamam mı?” “eminim bulursun ama bulmasan olmaz mı gerçekten bir art niyetim yoktu. Özür dilerim gerçekten” “özrünü siktirme şimdi” O arkadan küfür ederken hızla uzaklaştım umarım peşimden gelmezdi. Gece eve vardığımda sızmışım çünkü koltukta yüz üstü ağzımdan salyalar akarken uyandım üstelik üzerimi bile değiştirmemiştim. Kapımın yumruklanması ile ayaklandım hala uykuluydum ve biraz tuhaf hissediyordum akşamdan kalma gibi.. Kapıya doğru ilerdim aslında önce “kim o” filan demek gerekirdi ama boşluğuma geldi kapıyı ardına kadar açtım. “seni arıyorum açmıyorsun defalarca geldim yoktun?” “tarık?” Hala uykuda olabilir miydim? Onca şey yapmasına rağmen nasıl kapıma dayanıyordu. “gel bak lütfen konuşalım her şeyi açıklayabilirim” “tarık evimden defol! Açıklanacak bir şey yok düğün iptal biz ayrıldık” “ne iptali bebeğim gel konuşalım” Bileğime yapıştı. Belli ki zorluk çıkaracaktı. “bırak kolumu, yoksa polis çağırırım” “her şey bu kadar mıydı? Bana aşıktın nasıl hemen silebilirsin demek ki beni hiç sevmedin” “ben seni sevdim Tarık her şeyimi senin için feda etmeye razıydım ama sen beni aldattın hemde en yakın arkadaşımla hala inkar edeceksen sana videonuzu göstereyim?” “sen benim neler yaşadığımı biliyor musun? Babam kalp krizi geçirdi. Bir yandan evlilik stresi hata yaptım işte!” “baban kalp krizi geçirdiysen doktora gidersin müstakbel karını aldatmaya değil!” bir anda sesim haddinden fazla yüksek çıktı ama sinir oluyordum. “işte hep böylesin inatçı despot senin yanında hep geri planda kalıyorum bağırıp çağırıp duruyorsun bu yüzden sen değil de ela da bir nebze teselli buldum!” “aldatmanın sebebi benim yani öylemi Tarık daha fazla kendini küçük düşürme sabrımı sınama da siktir git! Fırat la olan anlaşma neydi o zaman” “onun tamamen kendi uydurması!” “sana zerre inanmıyorum” Eğer Fırat aramızda olandan haberi olmasaydı, bakire olduğumu nereden bilecekti? Kapıyı yüzüne kapatacakken ayağını kapının arasına koyup engel oldu. O sırada arzu teyze elinde tava ile aşağıya iniyordu. “sen hala benim kızımı rahatsız mı ediyorsun?! İblis kılıklı” “arzu teyze ne rahatsızlığı, her şey bir hatadan ibaret gerçekten yasemin ile konuşacaktım.” “hata dediğin bir kere olur sen ela ile iş pişirirken bir çok kez bu hatadan dönebilirdin ama dönmedin! Yaseminden uzak dur dedim!” Tavayı tarığa doğru sallayınca Tarık elleri ile başını korumak istercesine kaldırdı. Bir kaç adım geriledi. Bu hali kıkırdamama sebep oldu. “ama arzu teyze bari sen yapma” “hala teyze diyor sende utanmada mı yok evladım hadi barışmaya geldin diyelim bir edep adap olur nerede çiçeğin hediyen yok! eli boş kıçı yaş gelmiş hala beni dinleyin diyor vallahi seni mahallenin önünden geçerken görürsem ihbar ederim!” Tavayı bir kaç yerine vurduğunda Tarık koşar adım uzaklaştı artık uzun bir süre benden uzak kalırdı. Koşarak arzu teyzeme sarıldım. “sen varya bir tanesin kralsın kraliçesin!” “bu ne kız böyle leş gibisin git bir duş al kendine gel içtin mi sen” “evet biraz çok daraldım ondan” “bi daha olmasın çok zararlı içme! Bende sana bir kahve yapayım aklını başına al” Arzu teyze böyleydi hep onun lafları benim iyiliğim içindi ve asla darılmazdım güzelce yıkanıp giyindim hastaneye gitmem gerekiyordu. Arzu teyzeye kalan detayları anlattım ve şok içinde dinliyordu. “ah kızım keşke daha önce haberim olsaydı Tarık denen çapsız az daha hırpalasaydım belki fıratın babası gibi kafasını kırardım!” “eminim yapardın arzu teyzem bu belli ki daha gelecek benden sana açık çek sıç ağzına” “o hele bir gelsin gerçi daha gelemez onda o yürek ne gezer heyy?” “o zaman şimdi benim çıkmama lazım sen kapıyı çeker çıkarsın işi bayağıdır aksatıyorum en sonunda kovacaklar beni” “tama kızım sen git” Evden çıktıktan sonra telefonuma baktım bir sürü mesaj bildirim cevapsız çağrı doluydu. Annem defalarca aramıştı hala düğün var sanıyordu sanırım ama yoktu ona akşam açıklamaya karar verdim. Sonra sosyal medyada yüzlerce kişinin beni etiketlediğini gördüm videoya girdiğimde gözlerim dehşetle açıldı. Elayı rezil etmek isterken, aldatıldığımı bütün dünyaya duyurmuştum sanırım... İş yerindekilere bir ton şey anlatmak gerekecekti. Dün geceyi ise hiç düşünmek istemiyordum. Bir anlık aptallığım yüzünden derin bir pişmanlıktan son anda kurtuldum. Hastaneye vardığımda bir kargaşa vardı bir kadın durmadan bağırıyordu. “mehmet ökmen niye kimse bana inanmıyor oğlum doktor bu hastanede!” “yok teyzem valla yok gözünü seveyim olsa niye çağırmayak ya!” isyan edercesine bağırdı Bekir abi hastanenin güvenlik şefiydi. “var dedim yalan söylüyorsunuz!” Tüm ikna çabalarına rağmen kadın Nuh diyor peygamber demiyordu. Baktım olmayacak ben yaklaştım. “merhaba ben yasemin nasılsınız” “oğlum burada çalışmıyormuş sen biliyor musun? Onlar yalan söylüyor değil mi?” “gel ben sana göstericem teyzem oğlun ameliyatta ama yanımda ayrılmayacaksın insanları uğraştırma yazık” Kadın sakinleşti ve bana uyum sağlayarak hastaneye girdi. Onu ikna edebildiğime sevinmiştim..
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD