Beni ürkütücü gerçekle baş başa bırakıp ortadan kaybolan Gölge, parça parça vereceğini söylediği cevaplar ile şuurumu paramparça etmeyi başarmıştı. Zihnime zerk edilen zehirli görüntülerin tesirinden sıyrılamıyor, yığılıp kaldığım odamın ortasında kımıldamaksızın duruyordum. Birbirimizden bihaber olduğumuz yıllarda ortak noktamızın ellerimizdeki kan olduğunu görmüştüm; bendeki yaşatmak için, Yılmaz'daki ise yok etmek için! Aramızdaki fark, uçurum gibiydi... İhtimal dahi vermeyeceğim bir hadisenin gerçekliği, zihnime ve kalbime korkunç bir işkenceydi. Fakat nasıl olurdu? Böylesi zarif bir adam, nasıl böyle bir caniliğe bulaşabilirdi? Yanılmış mıydım, yüzündeki masumiyet bir maskeden mi ibaretti yoksa? Asla konduramadığım o tanımlama, beynimin içinde yankılanmayı sürdürüyordu. Katil... Kal

