Elmas Hanım’ın odasındaki o ağır sessizlik, dışarıda gördüğüm o sahneden sonra üzerime daha da büyük bir yük gibi binmişti. Titreyen ellerimle mutfaktan getirdiğim sıcak çorba kâsesini komodinin üzerine koydum. Vücudumdaki her kemik sızlıyor, Miran Bey’in bıraktığı izler her hareketimde canımı yakıyordu. Zorlukla yatağın kenarına oturdum. Kaşığı dumanı tüten çorbaya daldırıp Elmas Hanım’ın ağzına doğru uzattım. Gözlerinin içine bakmamaya çalışıyordum ama onun o nefret dolu bakışlarını üzerimde hissedebiliyordum. Tam kaşığı dudaklarına değdirecekken, Elmas Hanım aniden tüm gücünü toplayıp yüzüme sertçe tükürdü. Sadece tükürmekle kalmadı; sağlam eliyle kaşığa öyle bir vurdu ki, kâsedeki o sıcak çorba tamamen yüzüme, boynuma ve üzerimdeki çarşafın üzerine boşaldı. Sıcağın etkisiyle cildim

