(Beta Ryn'in Perspektifinden) Gümüş Nehir Sürüsü topraklarına girdiğim anda, tüm kurt duyularım alarm halinde harekete geçti. Hava, alışık olmadığım bir koku karışımıyla doluydu: onlarca farklı kurtadamın izi, insan kasabasının endüstriyel ve yaşamsal kokuları ve altında, bu sürüye özgü, tuhaf bir 'toplanmışlık' hissi. Ama hepsinden önemlisi, orada, bu karışımın içinde, ince bir iplik gibi saklanmış, tanıdık ve ciğerlerimi yakan bir koku vardı: Ayora'nınki. İçimdeki kurt, derimin altında aniden hareketlendi. O genellikle sakin, stratejik düşünen bir varlıktı; bir savaşçının kurduydu, bir avcının değil. Ama şimdi, Ayora'nın kokusunu aldığı andan itibaren, adeta delirmiş gibiydi. Kaslarım gerginleşti, dişlerimin arasından kontrolsüz bir hırıltı sızmamak için çenemi sıkmak zorunda kaldım. Z

