HUZURSUZ GEÇEN GÜNLER

1404 Words

Sınırda Zarek'in arabasının tozu bile havada kalmamıştı. Tek başıma, iki sürünün arasındaki o ıssız noktada dikiliyordum. Yüzümdeki yaralar kaşınıyor, iyileşiyordu. Ama Zarek'in bıraktığı yara... o, bambaşka bir şeydi. İyileşmezdi. *Sevgi. Senin ona asla veremediğin...* Bu kelimeler sadece bir rakip ya da koruyucunun meydan okuması değildi. Bunlar, aylardır içimde birikmiş, adını koyamadığım, belki de korkup kaçtığım bir gerçeğin ta kendisiydi. Bir şimşek çakması gibi aydınlattı her şeyi. O an, orada, sınırın ortasında, tüm illüzyonlarım paramparça oldu. Bu sadece bir "özlem" değildi. Sadece bir "koruma içgüdüsü" ya da "kayıp bir parçayı arayış" hiç değildi. Bu, sevgiydi. Saf, karmaşık, delice, ama tartışılmaz bir sevgi. Ayora'ya aşıktım. Onu, bir kardeş, bir dost ya da korunması gere

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD