"O gece adımı sayıklıyordun Alaca... Nasıl işitmiş olamam değil mi?"
Bakışlarımı kaçırdım. Ne demeliydim? Evet seni düşünüyorum, arzuluyorum mu? Yoksa seni görmüyordum başka biriydi mi?
"Ben... Şahbaz... Bey yani Şahbaz Bey."
Bir adım yaklaştı bana. "Bana bey demene gerek yok artık." Duraksadım. "Neden patronum değil misiniz?"
Yoksa beni kovacak mıydı? Ah salak kafam tabii ya. Nişanlı adam nişanlı Alaca. Sarkıntılık yaptın diye seni altına alacak hali yok ya, tabii kovacak.
"Sadece patronun değilim, daha fazlasıyım." Beni aniden belimden tutup kendine çekerken kendimi onun göğsünde buldum. Kalçamı avuçladığında inlememe engel olamadım.
"Ah!"
"Bu koku..." deyip başını boynuma gömdüğümde kalbim yerinden çıkmaya başlayacakmış gibi çarpmaya başladı. "... seni arzulamama neden oluyor."
Boynumu emiyordu!
Allahım, ben bu günleri görebilmek için ne olmayacak dualara amin demiştim!
Isırıklarına, emişlerine inleyerek karşılık verirken beni kucağına aldı. Kollarımı ensesine sarıp omuzlarına tutundum. Yatağa doğru ilerlediğimizde beni yatağa yatırdı. Üstümdeki atlet ve şorta bir bakış atarken göz göze geldik. Parmakları dudaklarımda gezindi. "Sen de beni arzuluyorsun değil mi? Arzuluyordun..."
"Ben..."
Hadi kızım. Cesur ol. Yapabilirsin.
"Hep seni arzuluyordum. Seni düşünüyordum."
"Ne zamandan beri?" diye sorduğunda haşin bakan mavi gözlerinde takılı kaldım. "Çoktandır beri."
Dudakları birden dudaklarımı bulduğumda talan etti. Başlarda yavaş olan öpücüğü gittikçe harlanıyor, alevleniyordu. Dudaklarımda hissettiğim baskısı, sıcaklığı altıma bir şeylerin akmasına neden oluyordu. Dudaklarımı hiç bırakmadan atletimi yırtıp odanın bir köşesine atarken açığa çıkan çıplak göğüslerimi avuçladı. İki eli de memeleri kavramış, okşayarak sıkıyordu. "Ahhh!"
Başparmağı meme ucumda gezinirken uçlarım aniden uyarılıp dikleştiler. Parmağı sertçe ucumu sıkıp okşarken diğer parmakları mememi okşamaya devam ediyordu.
"Ahh Şahbaz! Siktir. Bu çok güzel. Devam... Devam et lütfen."
"Onlarla oynamamı sevdin bakıyorum..."
"Delirdin mi bayıldım..." Gözlerimi zevkten açamıyordum, dudakları yeniden dudaklarımı bulduğunda iniltilerimi yuttu. Sabaha dudaklarımın şişeceğinden emindim.
Bir eli sağ mememi okşamaya devamederken diğer eli altıma kaymış, şortumun içinden külodumun içine girerek kasıklarımı okşamaya başlamıştı. Dayanamıyordum. Ah... Bu... Bu neydi böyle?
Peki Şahbaz ilkimin onunla olduğunu biliyor muydu?
Ondan başkasını asla düşlememiştim ki. Erkut'la bile isteye olmamıştım. Kaçmıştım hep. Ama şimdi Şahbaz'la... Sonsuza kadar onun olabilirdim, onunla olabilirdim.
Parmakları klitorisimi bulup okşamaya başladığında artık akıyordum, ıslanmaktan çıkmıştım. Belim havalandı. Dayanamıyordum. İçime girsin istiyordum.
"Şahbaz!"
"Söyle fıstığım! SÖYLE!"
"Nolur... Ahhh Oh, içime gir artık nolur. Daya- aaah, dayanamıyorum... Ahhhh!"
Dizlerinin üzerinde dikilip altındaki havluyu kenara attığımda karşımda yeniden anadan doğmaydı. Gözlerimi açıp dirseklerimin üzerinde doğruldum, yeniden orasına baktığımda eline alıp kendisini okşadığını gördüm. Bacaklarımı birbirine bastırmak istiyordum!
"Ben... Dokunabilir miyim?"
"Hoşuna gitti değil mi?" dediğinde gülümseyerek baktım. Başımı salladım. "Hep bunun hayalini kuruyordum."
Tek kaşını kaldırdı. "Bak sen?"
Penisini elime alıp sıkmaya başlarken tabii hepsini elime alamamıştım. Çok büyüktü. Aşağı yukarı sıkarak sıvazlamaya başladığımda iniltileriyle beraber küfürlerini de işitiyordum kulağımda.
"Becer beni fıstığım hadi... Aynen böyle, devam et... Evet, evet.... Ahh... Fıstığım, Oh, devam... Devam et- Evet."
Erkekliğinin elimde büyüdüğünü hissedince şaşırmadan edemedim. Sönmesi gereken aksine giderek şişiyordu. "İçine boşalmam lazım!" dediğinde elimi çekip uzandım. Sırt üstü yatıyordum.
Üzerime bindiğinde penisini tam vajinamın girişine yerleştirdi. Ucunu hafifçe soktuktan sonra üzerime eğilip alnımdan öptü. "Canını yakmamaya çalışacağım. Eğer yakarsam söyle tamam mı..."
"Tamam ama..." Kıvranıyordum. "Gir artık nolur." Dudakları kıvrıldı. Ağırlığı üzerimdeydi. Üstümde git gel yaparken erkekliğinin içimde yavaş yavaş ilerleyişini hissediyordum.
"Hızlı! DAHA HIZLI!" dediğimde birden hızlandı ve tüm penisinin köküme kadar girdiğini hissettim. Aldığım zevk öyle inanılmazdı ki, gözlerimin beyazı göründü, belim havalandı, ağzım aralıktı. İçimdeydi. En içimde. Derinimde. "Ahh..."
Öyle bir doluluktu ki bu içimdr hareket etsin istemiştim canım yanmamıştı aksine daha çok zevk sahibi olup çıkmıştım.
Kollarına tutundum. "Şahbaz..." dediğimde içimde hareket etmeye başladı. Zevk dalgası tüm bedenimi sarmalarken kollarını tırnakladım. Hızlandı. Artık kafam yastığa sürtünüyor yatakta kayıyorduk.
"Benim oldun, benimsin. Senin oldun, seninim."
"Evet seninim sen de benim, AH!"
Hareketleri daha da hızlanırken birden doruğa ulaştık ve boşaldım o da benim içime boşalırken sıcak sıvısını içimde hissettim. Sonrasında... Hemen çıkmadı içimden. Bekledi. Üzerime yattığında yüzü göğüslerimdeydi. Bir parmağı sağ mememin üzerinde dolaşmaya başladı. Ucuyla oynarken yeniden uyarılmıştım. "Ah Şahbaz... Yoruldum lütfen..."
"Yorulmuş mu beni fıstığım?" Ne güzel fıstığım diyordu öyle...
"Yoruldum," Gözlerimi araladım. "Çok güzel siktin beni. Hayalimden bile güzeldi."
"Siktir ne?"
Duraksadım. "Ne ne?"
"Hayalimden bile derken?" Durdum, dudaklarımı dişledim.
"Şey, ben bazen senin hayalinle kendime dokunuyordum da..."
"SİKTİR! Mastürbasyon yapıyordun yani?" Başımla onayladım. Üzerimden kalktı.
"Şimdi de yapmanı istiyorum..."
"Ne?"
"Evet istiyorum, dokun kendine. Bana bakarak dokun. Bu sefer hayali yok, gerçeği tam karşında hadi." Aslında yorgundum ama bu teklif cazip gelmişti bu yüzden doğrularaj yatak başlığına sırtımı yasladım. Dizlerinin üzerinde durdu. Yatağın kenarında duran iki direğe tutundu. Kasları gerilmiş, pazuları genişlemişti. Bir eliyle erkekliğini eline alıp okşarken kasıklarım yine yanmaya başlamıştı.
İki parmağım altıma klitorisime giderken ona bakarak kendimi okşamaya başladım. Islaklığım elimdeydi ama umrumda değildi. Daha çok ıslanacaktım. O da kendine dokunuyor, penisini sıkıyor okşuyor sıvazlıyordu bu daha çok harlanmama neden olurken parmaklarımın hareketi hızlandı. Daha çok dokunmaya başladım kendime. Parmaklarım arkaya doğru giderken iki parmağımı birleştirip yavaşça içime doğru sokmaya başladım.
Bu... bu zevk...
Gözlerim kaymaya başlayacakken kendimi durdurdum. Karşımda tüm ihtişamıyla dururken parmaklarımın hareketini daha da hızlandırdım. Gelmek üzereydim. "Ah Şahbaz!"
"Geliyor musun bebeğim?! Gel! AK BANA! GEL BANA!"
Sarsılarak boşaldığımda o da benimle beraber gelmiş üzerime yığılmıştı. Dakikalar sonra beyaz örtüyü üzerimize çekmiş yatakta yatıyorduk.
Birbirimize dönük yatarken elimi yasladığım yanağımdan çekip ona doğru uzattım. Sakalına kadar getirdim ancak dokunamadım. "Rüya değil, değil mi..."
"Değil."
"Olursa çok üzülürüm."
Dudakları kıvrıldı. Havada duran elimi kavrayıp yanağına bastırdı avucumu. "Bunca zaman... Neredeydin sen..." Hep gözünün önündeyim ama sen bana bakmıyordun, demek istesem de dilimi ısırdım, demedim. Onu seviyordum evet ama bunu itiraf edecek kadar cesur hissetmiyordum kendimi.
"Bilmem." demekle yetindim. İç çekerek beni kendine çektiğinde bedenine sarıldım, sıcaklığında huzur bulurken gözlerim bu huzurla kapandı.
Saçlarımda dudaklarını hissettim. "Üzülmene hiç izin vermeyeceğim."