Karanlık

2038 Words
Karanlık bazen korkutucudur... Bazense huzur getiren olur... Karanlığın içinde yaşanan sessiz dakikalar insana düşünmek için zaman tanırken, nefes alacağı anı yaşatır. Böyle düşünmek karanlığı huzurlu kılan yegane olgudur. Ama karanlıkta yaşayan yaratıkların söz konusu olduğu bir yerde, karanlığın tek etkisi kalplere korku salmak olur. Sui Colores'de yaşayan Kraliçe içinde karanlığın anlamı, gezegenin sakinliğine eşlik eden huzurlu dakikaları tanımlardı. Tüm renklerin işlerini bitirdiği, gündüzün yerini geceye bıraktığı zaman ortaya çıkan siyah renk ruhu ise, zifiri karanlıkta huzurun beden bulmuş haliydi. Her ne kadar uzaktan bakıldığında siyah renk ruhu, yalnız haliyle, kasveti üzerine çekiyor gibi görünse de durum tam tersini ifade ediyordu. Renk ruhu yaşadığı huzurun içinde işlerini memnuniyetle tamamlarken, Kraliçe'de çoğu zaman sırf onunla bu anları yaşayabilmek için siyaha katılırdı. ... Dünyada yaşayan Kraliçe içinse karanlık, tanımdan ziyade tek bir kişiyi ifade ediyordu. Damien... Onun gözlerine bir kez bakmak bile sonsuz karanlığın bedenine nüfuz ederek, tenine korku salması için yeterliydi. Kraliçe, göğsünde Damien'dan nefret eden bir kalp, öldürmek için gereken azmi taşıyor olsa da, korkusu buna engel oluyordu. Her an tetikte bekleyen karanlığın yaratıkları ise, huzursuzluğun kaynağını oluşturan yegane şeylerdi. "Hayır! Bu olamaz..." Damien, kullandığı kelimelerin etkisini, Kraliçenin korku dolu gözlerinde görürken, çaresizlik dolu kelimelerini dinledi. Bunun yanında ise bakışları hala kurtulmak için çırpınan çıplak bedeninin üzerinde duruyordu. Damien, Kraliçe'i sabit tutmak adına, yatağa bedenini bastırıp, bileklerini daha sertçe kavrayarak sıktı. Ellerinin altındaki tenin üzerinde oluşacak yeni morlukları daha şimdiden hayal etmesi mümkündü. Belki de bu tene öylesine bağımlı olmasının sebebi de buydu. Kraliçenin bembeyaz teni çok kolay kızarıyor ve morluklar üzerinde harika görünüyordu. Kraliçe bileklerinde hissettiği sert baskıdan dolayı acıyla inlerken, Damien başını eğerek dudaklarını dudaklarına yaklaştırdı. "Ama, olan oldu güzelim. Siyahı bulacağımı, çok önceden söylemiştim. Şimdi beni bekleyen yeni renk ruhu ile tanışmaya gideceğim. Sen ise uslu duracaksın. Aslında durmak zorundasın." Kraliçe başını yastığa biraz daha bastırarak, dudaklarının birbirine değmesine engel olmaya çalıştı. Bakışlarında öfke, şaşkınlık, nefret belirgin bir şekilde okunan duygulardı. Damien, bakışlarının derinlerindeki çaresizliği de çok net bir şekilde algılıyordu. "Ben senin evcil hayvanın değilim, Damien! Uslu durmamı söyledin diye burada durmayacağım." Damien, duyduğu kelimelerle başını biraz daha eğerek, Kraliçenin engel olmaya çalıştığı teması gerçekleştirdi. Kraliçenin dudaklarını yakıcı bir öpücükle ele geçiren Damien, bir süre altındaki bedenin çırpınışlarına rağmen öpüşünü sürdürdü. Dişlerinin arasına aldığı dudağı sertçe ısırırken, kulağına dolan acı dolu inleme sesiyle yüzünü geriye çekti. Kraliçe'nin öpüşmenin baskısından şişmiş dudaklarına incelerken, "Böyle yapmaya devam edersen, yataktan çıkmam, fazlasıyla zor olacak, güzelim. Beni tahrik etmeyi, kesmen gerekiyor." dedi. Kraliçe, bir saniye önceki halinden daha da sinirli bir halde, "Çaresiz bir kadından zevk alıyorsun, Damien! Seni tahrik etmek için hiç bir şey yapmıyorum!" diyerek bağırdı. Damien, düşünüyormuş gibi bakışlarını odanın bir noktasına çevirirken, saniyeler içinde odak noktasını yeniden Kraliçe olarak değiştirdi. "Aslında çok şey yapıyorsun. Ayrıca, geçmişte sende çaresiz bir adamdan etkilendin." Kraliçe'nin nefret dolu bakışları yüzüne sabitlenirken, Damien kulaklarına dolan öfke dolu sesi dinledi. Ama bu ses onu rahatsız etmekten ziyade sadece etkilemeyi başarıyordu. Konuşma uzarsa ona yeniden sahip olması kesinlikle kaçınılmaz son olacaktı. "Eğer bunların olacağını bilseydim. Seni geldiğin gün, gezegenden def ederdim, Damien." Damien, Kraliçe'in kendini geriye çekmesiyle biraz daha eğilirken, nefesini dudaklarına üfledi. Başını hayır anlamında sallarken, Kraliçe'nin öfkeden koyulaşan yeşil gözlerine baktı. Gözleri pek çok anlam taşıyor olsa da derinlerde Kraliçe'i hala etkilediğinin farkında olan Damien, bundan fazlasıyla haz alarak konuşmaya başladı. "Ama yapmadın, Fia. Benden etkilendin. Sana dokunmama izin verdin. Dahası nefret etsen bile hala benden etkileniyorsun. İstediğin kadar diren, bedenin kime ait olduğunu çok iyi biliyor." Kraliçe, itiraz etmek için ağzını açtığı sırada, Damien geriye çekilerek konuşmaması için eliyle dudaklarını kapatarak, bileklerini tek eliyle kavradı. Bedenini, altındaki bedene daha fazla bastırırken hareketini biraz daha kısıtlamıştı. "Şimdi. Daha fazla muhabbet etmek istesem de, nefesini ve enerjini benim için saklaman gerekiyor." Konuşmanın sonuna doğru Damien, Kraliçe'nin bileklerini serbest bırakarak yatağın kenarında bulunan komodinin üst çekmesini açtı. Çekmecenin içinde Damien ve Kraliçe'nin aşık yanını tatmin edecek bir sürü seks oyuncağının yanında, kelepçeler de bulunuyordu. Çıkardığı kelepçeleri gören Kraliçe'nin korkuyla başını iki yana sallaması, hareketlerine engel olmazken, saniyeler içinde bilekleri yatak başlığına kelepçelendi. Damien'ın normal bir insandan daha hızlı olan hareketleri yüzünden, altındaki beden kendini savunacak zamanı bile bulamamıştı. Kraliçe, "Lanet olası!" diyerek çırpınırken, metallerin birbirine çarpma sesi odayı dolduruyordu. Damien eğilerek Kraliçe'nin dudaklarını son kez öptükten sonra, "Artık burada kalmaktan başka şansın kalmadı bebeğim. Gece neler yaşayacağımızı hayal ederek bekleyebilirsin." diyerek yataktan kalktı. Damien, Kraliçe'nin çırpınışlarını ve nefret dolu sözlerini görmezden gelerek giysi dolabına doğru yürüdü. Banyodan sonra hala çıplak olan göğsü için askıdan aldığı koyu renkteki, mavi gömleği giydi. Daha fazla vakit kaybetmemek için, tekli koltuğun yanında bulunan panelden, istediği ayarlamaları yapmaya başladı. Büyük camlar gecenin aksine daha ince, koyu renkli bir perdeyle örtülürken, odanın kısmen kararmasına sebep oldu. Hatta bazı bölümler kör noktalar olduğu için, o kısımlar hiç ışık almıyordu. Kraliçe, her ne kadar güçlerini kullanamayacak durumda olsa da, Damien'ın emrindeki yaratıklar, onu yanında olmadığı her an gözetliyordu. Konu Nyx'ler olduğunda da karanlık ihtiyaç duydukları gereksinimlerin başında geliyordu. Damien, bu küçük yaratıkların hizmetinden fazlasıyla memnundu. Hatta beklemediği bir şekilde renk ruhlarını kokularından tanıyan yaratıklar, geçen zamanda daha işe yarar olmuştu. Damien, son olarak ayakkabılarını giyerek odadan ayrılırken, koridorda bulunan hizmetli kızlar odadan içeri girdi. Görevleri odayı temizlemenin yanında Kraliçe'nin tüm ihtiyaçlarını gidermekti. Bilekleri bağlanan Kraliçe'nin ise fazlasıyla yardıma ihtiyacı olacaktı. ... Damien, asansörü kullanarak hızlıca aşağı indiğinde, vakit kaybetmeden dışarıya çıktı. Malikanenin önünde Kenny elinde tuttuğu dosyalarla, kendisini bekliyordu. Odasında bıraktığı muhteşem yaratık, Damien'ı her ne kadar heyecanladırmış olsa da, yeni renk ruhu da aynı şekilde heyecanlanmasını sağlıyordu. Üstelik siyahı oldukça uzun bir zamandır bekliyordu. Güçlerini ne şekilde kullanacağı da büyük bir merak konusuydu. Şimdiye dek ele geçirdiği dört renk ruhu da gelip geçici konumda olmuşlardı. Damien, onlarla zevkli dakikalar geçirse de, renk ruhlarının en iyi yanı siyah için anahtar görevi görmeleriydi. Damien, zihnindeki düşünceleri sustururken Kenny'e, "Siyahı hangi bölüme yerleştirdiniz?" diye sordu. Kenny, elinde tuttuğu dosyalardan bir tanesini ona uzatırken, "Rapaxların bulunduğu binada, yirmi dört numaralı dairede sizi bekliyor. Bunlarda Strider'ın, Siyah hakkında oluşturduğu dosyalardaki bilgiler. İstediğiniz şekilde düzenledim." dedi. Damien, eline aldığı dosyaya kısaca göz atarken, daha şimdiden yeni renk ruhuna yapacaklarını planlamaya başlamıştı. Kısa süren sessizliğin ardından, "Kalan görevlerin neler olduğunu biliyorsun, Kenny. Planlarımızda hiç bir değişiklik olmadı. Kate ile dinlendikten sonra işlerinize kaldığınız yerden devam edin. Kalan bir avuç koruyucunun işlerime engel olmasını istemiyorum. Komutan da, şimdilik ele geçirdiği renk ruhlarıyla kendini şanslı saysın. Çok yakında onunla da hesaplaşmamız olacak. Fia'nın yeni haline ne tepki verecek merakla bekliyorum." dedi. Kenny, "Emredersiniz, efendim." diyerek yanından uzaklaşırken, Damien elinde tuttuğu dosyanın sağ üst köşesinde bulunan resme baktı. Sui Colores'de renk ruhlarının bedenleriyle pek fazla ilgilenmediği için görünüşlerinin üzerinde durduğu söylenemezdi. Ama dünya da tanıştığı renk ruhları gözüne fazlasıyla leziz görünüyordu. Şu an serbest olduklarını sanan dört renk ruhunun çığlıklarını, güzel gözlerindeki yaşları hatırlamak bile içinde şeytani yanın mest olmasını sağlıyordu. Malikanenin sol tarafında bulunan yüksek binaya yürüyen Damien, Kenny'nin emri ile harekete geçen adamlarına baktı. İçlerinden bazılarının koruyucu olması ise yarım gülümsemeyle, dudaklarının kıvrılmasına sebep oldu. Kraliçe'nin mükemmel olarak tanımladığı gezegeninde, bazı şeylerin hiçte mükemmel olmadığını bu durum açıkça gözler önüne seriyordu. Hainler her daim var olan kişilerdi. Tek yapılması gereken onlara uygun teklifi sunmak ve olacakları izlemekti. Diğer yandan hala erdemle Damien'a karşı duran, Kraliçe'i korumak isteyen kişiler elbette vardı. Ama bir çoğu şu an yürüdüğü binanın içerisinde can vermişti. Kalanlar ise dünyadaki belirli bölgelerde avlanmış, çok az bir kısmı da direnişi oluşturmuştu. Çok yakında, koruyucuların tamamı yok olduğunda, Damien'ın varlığından bile haberleri olmayan insanlar tamamen savunmasız kalacaklardı. Damien, binadan içeriye girerken zemin katta bulunan insanlara baktı. Her birinin beyni, Nyx'ler tarafından pipetle çekilir gibi sömürülmüş ve onları kanlı canlı kölelere dönüştürmüştü. Nyx'ler nasıl Damien'a itaat ediyorlarsa, bu insanlarda aynı şekilde itaat ediyor ve sonlarının ölüm olmasını bile umursamadan, her görevi düşünmeden yerine getiriyorlardı. Efendilerini fark eden adamlardan biri, ne için binaya geldiğini bildiğinden asansörün çağırma düğmesine bastı. Damien, asansörün kapısından içeriye girerek, yirmi sekiz numaralı katın düğmesine bastı. Bina otuz beş katlı olmasına rağmen, dairelere belli bir kattan itibaren numara verilmeye başlanmıştı. Bunun sebebi de belli bir kata kadar olan dairelerin yaratıklara ev sahipliği yapmasıydı. Şu an siyahın içinde bulunduğu yirmi dört numaralı daire ise Damien'ın özel olarak tasarımını yaptığı kısımlardan biriydi. İşkence için oluşturulan yaklaşık on beş daire kısmen birbirine benzer özellikler taşıyordu. Çeşit çeşit işkence aletleri, duvarlara özel olarak sabitlenmiş farklı boyutlarda demir ve kancalar bulunuyordu. Bunları kullanmak içinde diğer odalarda çeşitli malzemeler vardı. İpler, kelepçeler, kırbaçlar... Her bir alet daireyi işkence yuvasına çevirmek için kullanılıyordu. Yirmi dört numarayı da içine alan dört dairede ise, diğer dairedeki bulunan ekipmanların dışında ek olarak oluşturulan odalarda bulunuyordu. Yatak odası, mutfak, oturma odası ve banyo oldukça lüks olarak hazırlanmış ve kullanıma hazır hale getirilmişti. Bunların kurban üzerindeki etkisi, oradan canlı çıkacağı konusunda ona sinyaller vermekti. Bu nedenle Damien, psikolojik işkence edeceği tüm kurbanlarını bu dairelerden birine getirir ve onların umutlarını bir bir yok ederek, bedenlerine olduğu gibi zihinlerine büyük hasarlar verirdi. Şu an komutanın yanında bulunan dört renk ruhu da bu odalarda konaklamış ve en ağır darbeyi alan renk sarı olmuştu. Şimdi ise sıra siyah renk ruhu ile ilgilenmekti. ... Damien, asansörün açılan kapısının ardından koridora çıktı. Yirmi dört numaralı daire asansörün tam karşısında bulunuyordu. Kapının yanında bulunan panele parmağını yerleştiren Damien kapının açılması için bekledi. Panelde bulunan özel sistem parmak okuyucu olmanın yanında, aldığı ufak bir kan örneğiyle DNA analizi de yapacak şekilde tasarlanmıştı. Bu sayede daireye hem belirli kişilerin girmesi, hemde her birinin kayıt altına alınması sağlanıyordu. Damien, daireden içeriye girdiği anda kulağına ulaşan çığlık sesleriyle dış kapıyı kapattı. Duvarlarda bulunan güçlendirilmiş yalıtım sayesinde, daire içinde yüksel desibel sesler bile koridora ulaşmıyordu. "Yardım edin! Lütfen yardım edin! Lanet olası kelepçeler..." Damien, Siyahın çığlıklarını takip ederek bulunduğu odanın kapısında, çırpınan renk ruhunu bir süre izledi. Siyah çaresizce çırpınıp yardım istemekten henüz varlığını bile fark etmiş değildi. Damin ise psikopat yanını besleyen çığlık seslerine odaklanmıştı. Bir süre rengin çaresiz çırpınışlarını izledikten sonra, bir nokta da odadan içeriye adım atarak, "Sesini boşa harcama, güzelim. Geçireceğimiz dakikalar da sesine fazlasıyla ihtiyaç duyacaksın." dedi. Siyah korkuyla kendisine bakarken, Damien misafirmiş gibi yavaş adımlarla hareket ediyordu. Duvarın kenarında bulunan sandalyeyi çekerek, kızın tam önüne oturdu. Siyah, kollarını kurtarmak için uğraşırken, Damien, "Bileklerini kırmak istemiyorsan fazla zorlama, siyah. Eğer acıdan hoşlanan bir yanın varsa, bu konuda sana fazlasıyla yardımcı olacağım." diyerek kendince normal, kız içinse korkutucu bir açıklama yaptı. "Kimsin Sen?" Damien oturduğu sandalyeye rahatça yaslanırken, "Haklısın kendimi henüz tanıtmadım. Ama ben senin beni tanıdığına neredeyse eminim." dediğinde, Siyah korkuyla "Damien" derken sesi fısıltı şeklindeydi. Damien, ismini duymaktan memnun olmuş bir şekilde kızı baştan aşağı incelerken kıyafetlerine baktı. Kenny'nin verdiği kağıtlarda onun nasıl bulunduğu ve geldiğinden bu yana neler yapıldığı yazıyordu. Siyah, önce doktorlar tarafından tedavi edilmiş, bedenindeki kanların temizlenmesi için görevli kızlara verilmiş ve hemen sonra da daireye yerleştirilmişti. "Zeki bir renge benziyorsun, Siyah. Seninle kolay anlaşacağımızı umuyor, olsam da diğer renklere yaptığım uyarıyı sana da yapacağım. Eğer istediklerimi gerçekleştirmez, kendini asi olmaya zorlarsan bu yerde en büyük kabuslarını gerçeğe dönüştüreceğim. Damien, kızın gözlerinde önce korkuyu görse de, hemen ardından gelen asi yan gülümsemesine sebep oldu. Her ne kadar kendine itaat edilmesinden hoşlanıyor olsa da, hatta bunu dile getirse de, asi kurbanların daha fazla zevk vadettiğini biliyordu. "Adım siyah değil. İsmim Lea ve istediğin hiç bir şeyi yapmak zorunda değilim." Damien'ın duyduğu cümleler ile kahkahası odada yankılanırken kısa süre içinde sustu. Sanki Lea ona hiç cevap vermemiş gibi gibi elinde duran dosyaya göz atmaya başladı. Kendinin yaratmış olduğu sessizlik anında okuduğu satırlar karşısında bulunan kız hakkında fazlasıyla bilgi veriyordu. Strider sayesinde öğrendiği detaylarda rengin ailesiyle olan ilişkisi ortadaydı. Bu da onları şimdilik işkence malzemesi yapamayacağı anlamına geliyordu. "Bir şey söylemeyecek misin? Damien kızın yeni cümlesine de tepki vermezken bir sonraki sayfada gördüğü resimdeki kişileri inceledi. Lea'nın tek yakını olarak belirlenen Serenity adındaki kız ve Alex, polis kayıtlarında hala kayıp kişiler olarak görülüyordu. Damien ise onların çoktan Nyx yemeği olduğunu bildiğinden, kıza psikolojik işkence etmek adına farklı şeyler düşünmesi gerektiğini anladı. Lea, bağlı olduğu kelepçelere biraz daha asılırken, bileklerinin acısıyla inledi. Hemen sonra da "Orada oturup durarak mı istediklerini yapmamı sağlayacaksın?" dedi. Damien tam da istediği şekilde tepkiler veren kızın önündeki sessizliğini korurken, Lea bu kez, "Beni sadece izlemek için mi kaçırdın! Bırak beni!" diyerek bağırırken sesi odayı doldurdu. Damien, tam da o anda gözle görülmeyecek bir hızla sandalyesinden kalkarken Lea'nın arkasına geçti. Kızın kulağına eğildiğinde, kullandığı her kelimeyi vurguluyordu. "Asi. Yanın. Mükemmel. Seninle. Çok. Eğleneceğiz." Konuşmanın bitimiyle beraber oda zifiri karanlığa gömülürken, bu kez odada yankılanan siyahın acı dolu çığlığı oldu.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD