bc

tutsak kalbim MAFYADA +18

book_age18+
171
FOLLOW
2.0K
READ
dark
love-triangle
family
HE
opposites attract
confident
mafia
drama
bxg
seductive
like
intro-logo
Blurb

Ben Dicle Saraçoğlu doktor olarak gittiğim İstanbul'a, İstanbul'un en acımasız mafyası bana takıntılı olacağını bilmiyordum. Beni zorla kaçıran mafya'nın ölmesini istedim.Ama hiç istemediğim şeyler oldu... esir tutulduğum zaman boyunca ona aşık oldum. İstanbul'un en acımasız mafyasına aşkımı itiraf edeceğim zaman vuruldu... Ölsün istediğim zaman keşke ben ölseydim ama o...Ben kimle mi zorla evlendim İstanbul'un mafyası olan AYBARS HANOĞLU. Herkes ondan korkar, adını bile duyan korkudan ödü kopar. kendisi bilinen en acımasız mafya. ona saygısız davranıp karşı gelen sabah gözlerini açmaz, çünkü... o kişiyi yok eder.

chap-preview
Free preview
1: hayat hikayem
DİCLE SARAÇOĞLU; ‎Ben Dicle Saraçoğlu 25 yaşındayım. Mavi gözlü, kara gibi saçım, 1.54 boylu genç kızım. Ama peçeliyim çirkinliğimi saklamak gibi bir derdim yok, ben sadece dinine bağlı bir kızım. ‎Babam karan Alp ve annem Elif onların aşklarını biliyorsunuz zaten. ben on iki yaşındayken Annem ve babam'a peçe takacağımı söylediğimde bana destek çıktılar. Annem de dindar bir kadın ama o peçe takmaz, annem hep nefsine yenik düştüğünü söylüyor, benimle gurur duyuyorlar. Benim biyolojik annem elif olmayabilir ama sanki onun doğurduğu kızıymışım gibi davranır. ‎Beni doğuran derya annem ise onu hiç görmedim... babam bana sadece tek fotoğrafı olan vesikalık fotoğrafı vermişti. Ben küçükken babama ne kadar da, neden hiç birlikte fotoğraf çekmediniz desemde vakitleri olmadığını söylerdi. Ama babam elif annem ile evlendiğinden beri sormadım çünkü artık benim üç annem vardı. Biri beni doğuran, bir diğeri benim süt annem o da benim için yıllarını verdi, ve beni kızıymış gibi gören elif annem, ben üçünü de çok seviyorum. Hepsinin bendeki yeri farklı. ‎Belki beni doğuran annemin hiç kokusunu içime çekmedim, belkide o da benim kokumu içine çekmedi. Ama bir bağımız var, belkide bu bağ daha onun karnındayken oldu, sonuçta dokuz ay boyunca onun karnında geliştim. Kim bilir beni doğururken ne kadar acı çekmişti ama inşallah diğer tarafta karşılaşırız rabbim inşallah onu ve beni yan yana getirir. "Dicle kızım kalk hadi daha hastaneye gideceksin" diyen annemin sesiyle yataktan kalktım. ‎Birde ben çocuk sağlığı ve hastalıkları doktoruyum. Doktoruluğumu ilk Mardin'de yaptım. Bugün mardindeki son iş günüm, bir hafta sonra İstanbul'da devam edecektim tayinim oraya çıkmıştı. Normalde bu kadar erken tayin çıkmazdı ama yapacak birşey yok. Bana ne görev verildiyse onu yapmak zorundayım. Yataktan kalkıp üzerimi değiştirdim. Evin içinde saçımı rahatça açabiliyorum, sonuçta bana haram kimse yoktu. Babam annem ve dört erkek kardeşim yaşıyorduk, dedem ben yedi yaşındayken vefat etti. ‎Kardeşlerim kadir ve Hüseyin eymen 23 yaşında Ankara'daki üniversiteyi kazanmışlardı, şuan son sınıflardı seneye onlarda birer öğretmen olacaklardı. Okulları tatil olduğu için Mardin'e gelmişlerdi, onlar da bir ay içinde yine ankaradaki okullarına gideceklerdi. Birde Yahya ve Yaman var onlarda tıpkı hüseyin Eymen ve Kadir gibi ikizler 20 yaşındalar, onlarda mardindeki üniversiteyi kazanmışlardı. İki ikiz kardeşler sürekli birlikte ders çalıştıkları için aynı üniversiteyi kazanmışlardı ‎"Dicle kızım... hadi geç kaldın" diyen annemin sesiyle odadan çıktım "anne boşver ablamı... beni hazırla bak gelininin yanına gideceğim" diyen kadir'in sesiyle gülümsedim "oğlum bi dur ablan gitsin seni hazırlarım" kadir'in sevdiği kız ibrahim dayım büyük kızı berivan o da yermi bir yaşında. İbrahim dayım ne kadar kızımdan uzak dur desede kadir onu dinlemeyip berivan ile gizlice buluşuyorlardı. ‎ibrahim dayım onların gizlice buluştuğunu bilsede bilmiyormuş gibi davranıyordu. Kendince ağır başlı baba rolünü oynuyordu. Yemek odasına geldiğimde herkes buradaydı ve yerlerine oturmuşlardı. Annemin yanına gidip arkadan sarılıp yanığını öptüm "canım annem söylesene şu oğluna. Dayım bir gün bunu çok pis dövecek ama haberi yok" dedim. ‎Kardeşlerimin hepsi gülmeye başladı. Hüseyin eymen "hemde çok pis dövecek" dedi. Yahya "bence dövmez daha çok alıp poposuna kemerle vurur" dediğinde hepimiz gülmeye başladık. Kadir yahyanın ensesine bir tane vurdu "bana bak velet seni döverim ha. Babam burada diye seni dövmem sanma alırım ayağımın altına" dedi. ‎Yahya ayağa kalkıp babamın arkasına geçti. Parmağıyla kadir'i göstererek "baba gördün mü senin bu oğlun beni vurdu. Birşey demeyecek misin... ben senin en küçük oğlunum" doğru ya Yaman yahyadan iki dakika önce doğmuştu, Yahya en küçüğümüzdü. Babam "abine bir daha öyle demezsen o da seni dövmez. Hadi geç yerine otur" babam sert şekilde bunu söylemişti. ‎Yahya başını eğerek "tamam baba ama abim beni döverse... bende ibrahim dayıma gider ispiyonlarım" Yahya daha önce de gidip kadiri ibrahim dayıma söylemişti. Dayım da gidip kadir'in poposuna kemerle vurmuştu ama sevgiyle vurmuştu. Daha sonra gidip kadire "büyüyüp gel kızımı sana vereceğim" demişti kadir de bu sözden sonra kendine güvenmeye başladı. ‎Tabi kadir o zaman 17 yaşındaydı berivan de 15 yaşındaydı. Kadir ve Berivan küçükken, kadir berivan'a bu benim gelinim olacak demişti. O zaman İbrahim dayım kafasına takmamıştı ama şimdi Kadir her Berivan benim karım olacak dediğinde delleniyor. Kadir bir daha dayak yememek için berivan ile gizlice buluşuyorlardı. Kadir tam ayağa kalkacakken hüseyin Eymen onu durdurdu "kadir yerine geç otur. Babam var burada saygısızlık yapma" onun otoriter sesiyle kadir yerine oturdu. Hüseyin Eymen bazen öyle ciddi durur ki insan ona bakarken bile içi buz gibi olur. Benim dışımda üç kardeşim de ondan korkar. ‎Yahya yerine oturunca, bende babamın yanındaki boş yere oturdum. Babamın sağında annem, solunda ben oturuyorum, hüseyin Eymen hemen benim yanımda otururken onun yanında ise Yahya oturuyor. İkizler karşılıklı oturuyorlar. Kahvaltımızı yapmaya başladık sohbetler eşliğinde. Kahvaltımızı bitirdiğimizde babam odasına çekildi, kardeşlerim ise üst katta kendilerine yaptıkları spor odasına gittiler. ‎Kadir annemin peşinde dolaşıp "anne sence bu gömlek nasıl olur... Peki bu pantolon nasıl "olur diye annemin dibinden hiç ayrılmıyordu, ben de odama gidip hazırlanmaya başladım. Siyah çarşafımı giydikten sonra peçemi de taktım, son olarak kahverengi çantamı da aldıktan sonra odadan çıktım "anne ben gidiyorum" diye seslendim. ‎Annem mutfak kapısından başını uzattı "tamam kızım Allah'a emanet ol" evden çıktım. durağa geldiğimde berhan'da geldi "günaydın Dicle" dedi sırıtarak. Berhan benimle evlenmek isteyen. Ve benim onu sürekli reddetmeme rağmen peşimi bırakmayan bir nevi takıntılı olan kişi. Ona hiç haz etmem, yani bir insan seninle bir gelecek kurmak istemiyorum dediği halde niye onun peşini bırakmazsın, anlamış değilim ki. ‎Berhan'ın boyu kardeşlerimden kısaydı esmer tenli ve tüm genç kızların peşinde olduğu yakışıklı biriydi ama o inadına benim peşimdeydi "benimle konuşmak istemiyor musun. Dicle... Tamam ama benim seni sevdiğimi bil. Ve seni sevecek tek erkekte benim" bunu nasıl düşünebilir. Benim nasıl bir ailede büyüdüğümü bilmiyor mu. Benim elimde küçük bir çizik bile olsa annem ve babam Mardini kaldıracak şekilde tepki verirken bunu söylemesi çok tuhaf. tam cevap verecekken "laann" berhan'nın arkasına baktığımda. Koşarak gelen kadir, hüseyin Eymen, Yahya ve Yaman geliyorlardı. Berhan'da arkasına baktı ve biraz benden uzaklaştı. ‎Ve bağıran da hüseyin eymen'di bunlar şimdi evde değiller miydi. Ne için birlikte evden çıktılar "lan şerefsiz. Sen kim oluyorsun da ablamıza laf atıyorsun" berhan geri geri gitmeye başladı. Kim olsa korkardı dört tane izbandut adam üzerine geldiği için şuan fırlaması bile lazımdı. Ama o aksine o attığı geri adımı tekrar ileriye doğru yani eceline doğru adımladı. ‎Kardeşlerim öyle kısa boylu değillerdi hepside 1.90 üzeriydi. Birde her gün yaptıkları spor sayesinde baya kaslı kardeşlerim vardı. Babam hepimizi spora teşvik ederdi ama ben istemezdim. Bu dörtlü, berhan'ı çiğneyip yutacak gibiler. Hızla önlerini kestim yoksa milletin içinde berhan'ı param parça ederlerdi, adamın leşini bile bulamazlardı "hüseyin Eymen. Yok birşey sadece birşey sordu ve şuan gidiyor" son sözümü berhan'a bakarak söyledim. ‎Kardeşlerimin gözlerine baktığımda kendilerini zor tutuyorlardı "abla bu i* sen evden çıktığından beri takip ediyor. Ben kendi gözlerimle gördüm" dedi yaman sinirle "tamam sadece bir şey sordu abicim. Sorun yok" desemde boşunaydı. Çünkü berhan sanki ölmek istiyor gibi daha çok konuşmaya devam etti "bırak onları Dicle. Ben seni seviyorum ve senin peşini bırakmaya niyetim yok" berhan bunu dediğinde artık ben bile bunları tutamazdım. ‎Dördü de yanımdan hızla geçti. Hüseyin Eymen, berhan'ın kolunu tuttuğu gibi sürüklemeye başladı. Onu kameraların kör noktasına çektiği gibi kafasını berhan'ın yüzüne indirdi. Berhan'ın burnu kırıldığına yemin ederim. Dördü berhan'ın kemiklerini kırana kadar döverken, bende onları ne kadar durdurmak istesemde aralarına giremezdim. ‎Çünkü eğer iki adam bir birlerine dalmışsa onları ancak bir erkek ayırır. Kızlar bir hamle yaptı mı o da dayaktan nasibini alır. Ki şuan bir adama karşı dört kişiler. Bunların duracağı yok deyip babamı aradım "hayrola kızım bir sorun mu var" dedi babam merakla. Sesim titreyerek "baba. Hüseyin Eymen, Yaman... berhan'ı dövüyorlar yetiş yoksa adamı öldürecekler" dedim korkarak. ‎berhan iki defa bayılmasına rağmen su şişesini kafasına boca edip uyandırmışlardı. Berhan uyandıktan sonra dövmeye devam ediyorlardı "tamam kızım neredesin" dedi yerimizi söyledikten sonra telefonu kapattım "kadir yeter vurma adama" dedim. Ama beni duymuyorlardı. Bir kaç dakika sonra babam sokağın başında göründü. Hızla yanına gittim "baba onu öldürecekler" dedim. ‎Babam "tamam" dedi ve hızla onların yanına gitti. Yaman berhan'a yumruk üstüne yumruk vururken diğerleri ayakta ona bakıyorlardı ve yaman'ın vurma performansını puanlıyorlardı "Yaman dur" babamın gür ve tok sesiyle yaman'ın havaya kalkan eli durdu. Dördü de babama önce şakınlıkla sonra korkuyla bakmaya başladılar. Babam'a sadece saygılı oldukları için değil, cidden babamın dayağından korktukları için korkarak bakıyorlar. Yaman hızla ayağa kalktı "baba" dedi korkarak. ‎Bende babamın iki adım arkasında durdum "niye vuruyorsunuz çocuğa" babamın gür sesiyle hepsi titremeye başladı. Evet herkesin yanında aslan olan kardeşlerim babamın yanında kedi yavrusu gibiler. Hüseyin Eymen "baba ablam'ı evden çıktığından beri takip ediyordu... Yaman bunu görünce bize söyledi. Bizde durağa geldiğimizde ablama 'yok benden başka hiçbir erkek seni sevemez. Yok senin peşini hiç bırakmayacağım' gibi şeyler deyince sinirlendik ve... cezasını kestik" dedi Babam bir süre yerde kanlar içinde yatan berhan'a sonra babama korkarak bakan ‎kardeşlerime baktı "Eve gidiyorsunuz. Eğer bir daha böyle bir şey olursa... ilk bana söyleyeceksiniz" babamın sert sesiyle dördü de berhan'a ölümcül bakışlar attılar sonra hepsi yanımdan gülümseyerek geçip gittiler. Babam hiçbir zaman bize el kaldırmadı, hata yaptığımız da öyle bağırıp kızardı ki korkudan altımza bile yapardık. Babam bir tek annemin yanında şirin baba olur, diğer herkesin yanında aslan baba olur. ‎Babam ağır adımlarla berhan'ın yanına gidip eğildi. Ona kısık sesle birşeyler dedi ama ben duyamadım berhan korkulur gözlerle bana baktı. Allah'ım acaba ne dedi meraktan ölmek üzereyim. Babam kalkıp benim yanıma geldiği gibi kolunun altına aldı "güzel kızım. Seni hasteneye ben bırakayım mı" şefkatli sesiyle hayır diyemezdim "tamam baba" dedim. ‎Arabaya binip hastaneye geldiğimizde babamın yanağını öptüm ve arabadan inip hastaneye giriş yaptım. Bir çok doktor olsun, hasta olsun, yada başka insanlar olsun benim bu peçeli halim ile doktor olmamı kabul edemiyorlardı. O ilk günlerimde doktorluğumu bırakmak istedim ama yapamadım doktorluk benim en güzel hayalimden biriydi. ‎Bende kendime hep şunu söyledim "ben her insanın dediğine üzülüp, ağlarsam ne diye doktor oldum ki" ve o günden sonra bana denilen herşeyi kulak takmamaya karar vermiştim. Şimdi Mardin'in en iyi çocuk sağlığı ve hastalıkları doktoruyum. ‎Ben eğer o gün doktorluğumu bıraksaydım bu kadar iyi doktor olamazdım. Günüm yorucu geçmedi, randevulu hastalarım tek vardı. Akşam eve gittiğimde ailem ile güzel vakit geçirdik. Dayımlar benim İstanbul'a gidişim için hafta sonu büyük Çiftlik evinde kutlama yapacaklardı. Aslında kutlama değilde bir nevi veda gibiydi çünkü artık izin günlerimde mardin'e gelebilirdim. Bu dünyadaki en şanslı kişilerden biriyim böyle bir ailem olduğu için.

editor-pick
Dreame-Editor's pick

bc

İNFAZ

read
4.9K
bc

Askerin Gelincik Çiçeği

read
34.9K
bc

KIRMIZI DOSYA : AŞK +18

read
27.7K
bc

Sessiz Çığlık

read
10.6K
bc

Askerin Yaralı Gelini

read
29.3K
bc

KIZIL ŞEYTAN (BERDEL) TAMAMLANDI

read
14.9K
bc

KARŞI KOMŞUM Bİ ROMEO

read
7.5K

Scan code to download app

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook